Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

18 Nisan 2014

 



5 Aralık 2006

Tecavüz

Son zamanlarda tecavüz olaylarının ne kadar arttığının farkındasınızdır. Artık durum kontrolden çıkmış durumda; bebeğe, çocuğa, kadına, genç kıza…

Ne üzücüdür ki, tecavüzden sonra hayatı değişen, suçlanan, ayıplanan, dışlanan, lekelenen ve kötü muameleye maruz kalan hep kadındır.
Hâlbuki tecavüzün tek sebebinin erkek olmasına rağmen suç hep kadının üzerine yıkılmış ya da yıkılmaya çalışılmıştır.

Bu kadını suçlama durumunu daha geçenlerde yaşadık; din adamıymış güya, bir şeyh çıkıp: “Başı açık kadın sokağa atılmış ete benzer; suç, ete saldıran kedide değil, üstü açık bırakılan ettedir” dedi.
Geçmişte de var buna benzer vakalar.

Tecavüze uğrayan bir kadın mahkemeye başvuruyor. Meğer tecavüze uğradığı gün üzerinde kot pantolon varmış. Neymiş; kot pantolon dar bir giysiymiş, rıza olmadan çıkarması çok zormuş, kadın yalan söylüyormuş, ortada tecavüz falan yokmuş.

Sonra 1983’te Massachusetts’te, gece, sigara almak için gittiği yerde tecavüze uğrayan Portekizli kadın vakası var. Portekizli bir grup erkek, kadına defalarca tecavüz ederken diğer erkekler mekân sahibinin polis çağırmasını engelleyerek tecavüzcülere tezahürat yapmış ve alkışlamışlardır [Diana Scully, Understanding Sexual Violence, s.70].Daha sonra, birçok kişi, kadının o saatte evinde çocuklarıyla oturması gerektiğini, oturmadığı ve dışarı çıktığı için bunları hak ettiğine inanmış ve savunmuştur.

Geçenlerde yine gazetelerde tecavüz berdeli diye yazdı, ağabey dediği bir kişi tarafından tecavüze uğradığını, dayanamayarak bir arkadaşına anlatan genç kadın, aynen babasının evine gönderilmiş.

Bunlar, bildiklerim ve okuduklarımdan sadece bazıları…

Bu tür bir yaklaşımın kabul edilmesinin imkânı yok. Tecavüzcünün bunu iddia etmesini anlarım, o zaten suçuna kılıf uyduruyor ama toplumun bu tür bir tutum içinde olması büyük bir yıkım. Hiçbir kadın bu şekilde aşağılanmayı, böyle bir şiddete maruz kalmayı istemez ve hak etmez.

Bu zihniyet otomatikman kadını küçülten, değersizleştiren ve arka plana atan bir zihniyettir. Yani ağzının suları akarak ortalıkta dolaşan erkekler değil, toplumun yapı taşı olan ve mağdur edilen kadın mı suçludur?
Yapılan araştırmalarda tecavüzün, özellikle kadına değer vermeyen toplumlarda daha fazla görüldüğü ortaya çıkıyor.

Buradan yola çıkarak, her gün ikişer üçer tecavüz, taciz haberi okumamızın başlıca nedenlerinden birini, kadına verilen -daha doğrusu verilmeyen- değere bağlayabiliriz.

Tecavüz sebeplerini bilim adamları yıllardır tartışmakta ve tek bir somut sebebe dayandıramamaktadır. Ben bu yazıda sadece, temel sebeplerden birini vurgulamak istedim.

Tecavüz, cinsel taciz ve cinsel şiddet erkeğin sorunudur. Bu suçu ve ayıbı kadına yüklemek, içine düşeceği ruhsal bunalımı anlamadan ona yüklenmek, onu damgalamak, parmakla göstermek, toplumdan soyutlamak ayıbın ta kendisidir.

Tecavüz eden kişiyi de toplumdan dışlamak, aşağılamak bir çözüm değildir. Bunun yerine bu sorunun temeline inmeli, kadının günümüzdeki önemini sorgulamalıyız. Çünkü bu tür suçlarda geçici çözümler değil, kökten ve kalıcı çözümlere ihtiyaç vardır.

Sonuç olarak, biz ne zaman ki kadınımızın değerini anlayacağız, onu bir meta, cinsel obje olarak görmekten vazgeçeceğiz, işte o zaman, bu tür olaylar yaşanmayacak ve tam olarak medeni bir toplum olabileceğiz.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Nurullah EMİR
14 Ocak 2007 08:02

Tecavüz vak'alarındamağdur olan tarafın kadınların gencecik kızların ve ne yazık ki masum çocukların olduğu doğru ama bunun tek müsebbibinin erkeklerin olduğunu göstermeni yanlış buluyorum.Çünkü bu olaylarda, batılılaşma kisvesi altında oldukça tahrik edici bir giyim tarzı ve davranış biçimi içinde olan kadınların/genç kızları da payı olduğu unutulmaması gerekir.Tabi bu tecevüz illetini desteklediğim anlamına gelmez.Ama ne yazık ki çocukların/bebeklerin bu çirkin emele alet edilmesi utanç verici ve bir o kadar da acı veren bir durum.
Gerek erkeğin gerekse kadınların fıtratında var cinselik ve bir tarafın bu hisleri azdıracak tavır sergilemesi kaçınılmaz bir tecavüz sonucuunu doğurur. Ve şunu da unutmamak gerekir ki bir erkeğin ağzının sularının akarak ortalıkta dolaşmasına müsebbib olan güya çağdaş olduğunu iddia eden ve bu yönde tavır sergileyerek yaşayan kadınlardır. Bir yazar olma yolunda çaba sarf eden siz FEYZA PAYLAN'a önerim, feminis duygularınızı bir kenara bırakıp olaylara tamamen objektif bir
perspektiften bakmanız olacaktır. Çünkü görüyorumki bu yazınızda 'yaşanan tecavüz' mevzuları kadar 'erkekleri' de eleştirmişsiniz.

mechul okur
19 Aralık 2006 22:35

Bir önceki yorumumda da belirtmiştim ama bu köşenin okuyucuları hala eleştirmek konusunda bir arpa boyu yol alamamışlar.Çok yazık...Yazarın tarzı ve imla hatalarını eleştirenler ne yazık ki dilbilgisinden yoksun...Eleştirmek dünyanın en kolay işi,ama lütfen eleştirmeden önce düşünelim ve yazarken dikkatli olalım...
Saygılar...

devrim kıvılcım
10 Aralık 2006 00:56

sayın yazar,
İlk olarak konuya girmeden kullanmış olduğunuz dilin yazar niteliğine sahip olan birisine yakışmadığını belirtmek isterim,
VAKA diyerek yazmış olduğunuzu sandığınız kelime VAK'A diye yazılır.Sizin yazdığınız şekilde yazılırsa ördek vaklaması gibi algılanabilir.
'ayıbın ta kendisidir' gibi söylemler ise konken partilerindeki hanımların konuşmaların andırıyor.
Okuyucuları bu yanlış yazılan kelimelerle yanlış yazmaya itiyorsunuz.Onlar da sizin gibi yazmış, saygı duyulucak bir uslupla yazı yazınız, yaz da yazmaya çabalayınız.
Konuya dönersek tecavüz vak'a ları elebette tasvip edilemez eleştirmişsiniz ancak çözüm yok!
İnsanları ahlaktan uzaklaştıdıktan sonra sizin gibiler de köşelerinde insanların manevi değerleriyle dalga geçtikten sonra isterseniz bu adamları idam edin yine de tecavüzün önüne geçemezsiniz.
Ahlaksızlığı bir erdem olarak kabul eden zihniyet bu özgürlük olaral algıladıkça daha çok tecavüz vak'a ları görülür.
Umarım eleştirmekten çok çözüm üreten insanlarla karşılaşırız.

begüm çelikkol
9 Aralık 2006 12:53

Bu yazılanlara amenna. Günümüzde kadın, cinsel bir obje olarak görülüyor. Ya da erkeğinin malı olarak. Bir de olaya şu açıdan bakmak lazım. Töre cinayetleri... Geçtiğimiz haziran ayında töre cinayetleri ile ilgili iki tane haber yansıdı gazetelere. Genç bayan eniştesinin tecavüzüne uğramıştı daha sonra da namus temizleme nedeni ile öldürülmüştü. Ancak haberde dikkatimi çeken birşey vardı. O da genç bayanın fotoğrafı. Doğu'daki bayanlar gibi giyinmemişti. Gayet modern giyinip, makyajını yapmıştı. Tecavüz öncesi ne olduğunu bilemeyiz. Bir de bunu erkeğe sormak lazım. Genelde bu tür vakalarda erkek hep lanetlenen kesim olmuştur. Acaba tecavüz öncesi iki kişinin arasında ne geçti orası meçhul! Ancak temel olarak, tecavüze uğrayan kadınların öldürülmesi saçma sapan bir zihniyet. Bunun önlenmesi ise çok uzun bir süreç.

gülsüm deniz
5 Aralık 2006 11:26

kadın/erkek rollerini tartışsak nasıl olur? bu verili roller, tüm bu sıkıntıları sürdürülebilir kılmıyor mu zaten? kadınların bu noktada itaatsizlik göstermeleri gerekiyor, hem kendilerini, hem de hemcinslerini tutmaları gerekiyor. bu sorunun toplumsal cinsiyet faktörü ve ancak dayanışarak, karşı çıkarak, boyun eğmeyerek toplumu dönüştürmek mümkün... devletin ya da örgütlerin kadınları umursadığını söyleyemeyiz. mülkiyet erkeklerin, devlet erkeklerin, hak-hukuk erkeklerin.. o zaman hem oralardan, hem sokaklardan, otobüslerden, okullardan, pazarlardan, evlerin içlerinden kadınların ses çıkarması lazım.. biraraya gelerek dayanışması lazım.. tecavüz erkek silahıdır.. dikkat edin silah gereken her yerde, kadınlara bir de tecavüz edilir; örneğin savaşlar.. herkes öldürülürken, sürülürken, mutlaka ama mutlaka doğal bir silah olarak penis devreye girer. kadınlar dünyada iki kez şiddete uğrar hep o yüzden, bu kaçınılmazdır toplum bu yönde evrildiği sürece..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI