Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

20 Nisan 2014

 



14 Mayıs 2009

Kanal 7 Kimin?

Zahid Akman kim?

RTÜK Başkanı!

Akman neden gitmiyor Almanya’ya?

Türkiye’de tüm televizyon kanallarını, radyoları denetleyen Akman, kuş uçuşu 2 saat 20 dakika olan Frankfurt’a gidebilir mi?

Bir süre önce Zahid Akman’a “haydi atlayalım uçağa birlikte Frankfurt’a gidelim” dedim ama sesi soluğu çıkmadı.

Almanya’daki Deniz Feneri e.V. davasının Türkiye ayağı ağır aksak işliyor.

Zahid Akman, savcılığa gidiyor ifade veriyor, sonra elini kolunu sallayarak RTÜK binasına gidip, odasına geçip, yatar koltuğuna oturuyor.

Eh bana da Akman’a ikinci çağrıyı yapmak düşüyor:

“Dini bütün Zahid Bey kardeşim Allah rızası için, bir cuma sabahı Frankfurt’a gidip mübarek cuma namazını birlikte kılsak, orada yaşayan İslam kardeşlerimizin halini hatırını sorsak, iyi bir şey olmaz mı?”

Biliyorum bu çağrıma yanıt vermeyecek, anlı şanlı RTÜK’çü Akman.

Akman, Ankara Adliyesi’nde 1.5 saat kalmış...

Almanya Deniz Feneri e.V. soruşturmasını yürüten ve olayı ortaya çıkaran polis şefi Alexandr Böhm, 1.5 saatlik sorguya şaşırıp kalmış internet sitesi “gazeteport”un haberine göre.

Polis şefi Böhm, bakın ne diyor:

“Böyle birinin sorgusunun günlerce sürmesi gerekir...”

***

Polis şefi Böhm, Akman’ın 1.5 saat süren sorgulanmasına şaşırıp kalmış...

Çünkü, Almanya’daki soruşturma günlerce sürmüş...

Devam ediyor Böhm:

“... Akman, Ankara’ya gönderdiğimiz dosyanın ana zanlılarından biridir. Akman, 1.5 saat değil günlerce sorgulanmalı. Biz öyle yaptık ve sonuca ulaştık.

Ben 25 Nisan 2007’de, Frankfurt’taki Deniz Feneri bağlantılı dernek, büroları ve Avrupa Kanal 7’yi basıp, arama sürecinde Türk Interpolü’ne bir yazı gönderdim. Yazıda bazı taleplerde bulundum.

Türk polisi o aramaları o zaman yapmalıydı. Aradan iki yıl geçti. Bu sırada delillerin kaybolması çok normal.”

18 Eylül 2008’de ben bu olayın üzerine gitmiş, o dönem Başbakanlık sözcüsü olan Mehmet Akif Beki’nin Yeni Dünya İletişim AŞ’nin Ankara Temsilcisi olduğunu yazmıştım.

Beki, yazım üzerine hemen bir açıklama yapıp, esip gürlemişti:

“Yeni Dünya İletişim AŞ demek, Kanal 7 demektir. Ben şirketin üyesi değil, profesyonel çalışanıyım. Bunu başka şeymiş gibi yazan da, yazdıran da, söyleyen de şerefsizdir.”

Şimdilerde Radikal’de yazan Beki’ye ben soruyorum:

“Bugün Yeni Dünya AŞ, şu anda Kanal 7 demek değil, sen bunu biliyor musun, bilmiyor musun? Biliyorsan neden tek satır yazmıyorsun. Kanal 7’nin yayın kütüğünden niçin Yeni Dünya İletişim AŞ çıkarıldı?”

Bilmemesi olanaksız ama ben genç meslektaşımı aydınlatayım...

Frankfurt savcılığının Ankara’ya gönderdiği dosyalarda Kanal 7 TV için “Yeni Dünya İletişim AŞ” yazıyor...

Bak burası doğru!

Gel gör ki, şirket Kanal 7’nin yayın hakkını çoktan “Hayat Görsel Yayıncılık”a devretmiş.

Kanal 7 yetkililerine gelince...

Onların söyledikleri şu:

“Yeni Dünya İletişim AŞ tasfiye edilmemiştir.”

RTÜK’ün “devir kararı”nda ise şunlar yazılı:

“Yeni Dünya İletişim AŞ unvanlı kuruluşun yayıncı kütüğünden (Kanal 7) çıkarılmasına...”

Bu devir işlemini eleştiren RTÜK üyesi Şaban Sevinç, karşı oy yazısında şöyle diyor:

“Ciddi bir soruşturma yürütülen yukarıda adı geçen gerçek ve tüzel kişilerin, soruşturma ve davanın olası sonuçlarından kaçmak amacıyla üst kurul kararına konu olan devir işlemini gerçekleştirmeleri kuşku yaratmaktadır...”

***

RTÜK Başkanı Akman, Alman savcıların Türkiye’ye gönderdiği dosyada “meslek edinilmiş biçimde dolandırıcılık yapmakla” suçlanıyor.

Akman’ın, RTÜK’e devir işlemi yaptıran Yeni Dünya İletişim AŞ’nin yönetim kurulu üyeleri Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik, İsmail Karahan ve adı geçen 16 kişiyle birlikte sorgulanması isteniyor.

Frankfurt’taki baskınlar 25 Nisan 2007’de başlamış, Türk Interpolü’ne bilgi verilmişti...

İşte böyle!

Zahid Akman Frankfurt’a mutlaka gitmeli...

Hele ilkyaz Frankfurt’ta yaşanası güzellikler içindedir.

Cuma namazından sonra ırmak kıyısında oturur polis şefi Böhm’le sohbet ederiz. İstersen yanımıza bizim Aykut Küçükkaya’yı da alırız...








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

abdülgazi çorlu
14 Mayıs 2009 11:32

HALA KANAL 7 KİMİN DİYE SORANLARA ŞAŞIYORUM KARDEŞİM KANAL 7 KİMİN OLDUĞU KİMLERİN PARALARI İLE BU GÜNE GELDİĞİNİDE BİLMİYORSAK BİZE BU UTANÇ YETER.
SAYGILARIMLA
KAGITHANE-İSTANBUL

ali
14 Mayıs 2009 11:26

sayın yazar ,

Bir milli görüscü olarak kanal 7 nin kimin olduğunu ben de bilmek istiyorum?

Anlayacağız kanal7 hakkında aslında herkes rahatsız ama güç varken türkiyede adalet işlemiyor.

Zahid akman rtük ten önce istanbulda ne olarak anılıyordu
iş bitirici..

fetagulli işler
14 Mayıs 2009 11:10

bunların alnı secdede ve abdestinden emin admlardır.
USA da yiyipi içip yatan ve gatakulli işler diye fetva veren fethullah gibi.
fethullah da savcılarca sorgulanmalı ve gata kulli konusundaki bilgilerini açıklamalıdır...

ATAK
14 Mayıs 2009 10:49

sayın çetinkaya bu gibi yolsuzuklar içeren yazıları yıllardan beri yazıyorsunuz bu yolsuzluk vakalarını niçin cumhuriyetimizin savcıları üzerine gitmezler bu işde cumhuriyetin kurumları zarar görmüyormu şimdi ergenekon denen örgütün üzerine cesaretle gidiliyorda gidilsinde suç varsa suçu işleyen ve yahudtda şüpelenilen şahıs olsun kurum olsun gidilmeli fakat tek taraflı olmamalı biz halk olarak güvenimizi kaybediyoruz bunlar deniz feneri denilen sözde yardım derneğindekilerde aynı milli görüşden gelen şark cambazlığı yapanlar bunlar holdinklerde kurup içlerini boşaltan zihniyetden olmaları tesadüfmü şimdi bu ülkede nasıl güveneceğiz adalete bunlar sadece demokrasiyi kendi çıkarlarına kullanan şar cambazı insanlar insan böylesi adaletsizliklere üzülüyor şimdi bu hükümetin demokrasi yeni bir anayasa için yaptıklarına nasıl inanalım inancımızı yitiriyoruz artık ne olacak böylesi ayrımcılıklar nasıl giderilir de ülkemizdede demokrasi gelişir batı ülkeleri düzeyine geliriz artık bu ikdidara inancımız kalmadı niçin adaleti tek taraflı görürler benim adamım seninki diye olmaz bunlar cumhuriyetimize zarar vermiyormu ben bir emekli olarak 600 TL ile yaşamaya çabalarken onların yüksek ücretlerle adamlarını kollamaları bumu adalet bumu insanlık bumu demokrasi anlayışı yoklukla mücadele ediyoruz artık ekonomik sıkıntılar aylelerin yuvaların dağılmasına sebebiyet veriyor sıkıntı çekilecekse hep beraber çekmeye hazırız yetdi artık

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI