Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

24 Nisan 2014

 



23 Mayıs 2009

Burhaniye...

Ege ve Akdeniz kıyılarında AKP’nin kaleleri 29 Mart yerel seçimlerinde neden düş-müştü?

İstanbul’da Sarıyer, Maltepe, Kartal gibi önemli ilçeler AKP’nin elinden çıkmış, CHP’nin olmuştu.

Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy ve Avcılar’ı CHP, AKP’ye teslim etmemişti.

Yıllar sonra Bandırma’da yerel yönetim CHP’ye geçmişti...

Edremit’te MHP, AKP’nin koltuğunu yeniden çekip almıştı.

Balıkesir ve Manisa’da AKP’nin saltanatına MHP son vermiş, Bergama, Aliağa ve Ödemiş AKP’ye “dur, buraya kadar” demişti.

Kuşadası ve Söke 2004 yılında AKP’yi demokrasinin ve özgürlüklerin simgesi olarak görmüştü.

2004 yerel seçimlerinde belediye başkanlıkları AKP’nin olmuştu...

Şimdi iki ilçe de CHP’nindi...

Aydın da öyle...

Ege ve Akdeniz’de neden seçimleri yitirmiş, umduğunu bulamamıştı AKP?

Ege ve Akdeniz solun kalesi değildi ve hiçbir zaman olmadı.

İzmir de öyle...

Çünkü saydığım yöreler sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan ileri bölgelerdi.

En çok yurtdışına çıkan, en çok gazete, kitap okuyan, kredi kartı kullanan, sosyal ve kültürel yaşamlarından ödün vermeyen bireylerin yaşadığı yerlerdi.

Seçmen, saydığım kentlerde ve kasabalarda oy tercihini yaparken sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamını engelleyen AKP’ye rest çekti.

Bir başka deyişle “ben bilinçli yurttaşım” dedi.

***

Ege ve Akdeniz kıyılarında, Ege’nin iç kesimlerinde Kürt kökenli yurttaşlarımız da yaşıyor...

Peki, bu yurttaşlarımızın tercihi ne oldu?

İzmir, Aydın, Aliağa, Dikili, Bergama, Burhaniye, Ayvalık gibi kent ve kasabalar da CHP’ye oy verdi.

Balıkesir, Manisa ve Edremit’te ise MHP’ye.

Burhaniye Edremit’le Ayvalık arasında sıkışıp kalmış küçük bir ilçe...

Burada CHP yüzde 57 oranında oy aldı ve Fikret Akova yeniden belediye başkanı seçildi.

Akova’yla birlikte Burhaniye’deki “Kuvayı Milliye Anıtı” ve müzesini gezdim.

Binlerce yıllık tarihin ve kültürün izleri Troya’dan İyonya’ya dek uzanır...

Homeros’un “ışık sahili” Ören kıyılarıdır...

Gün ışımaya başlarken bir başka güzeldir Edremit Körfezi... Gümüş rengiyle buluşan deniz Behramkale’yi ve Kaz Dağları’nı kucaklarken maviye dönüşür.

Fikret Akova, Burhaniye ve Ören’i baştan yaratmış tıpkı Dikili’de Osman Özgüven’in yaptığı gibi...

Kuvayımilliye Müzesi’nin gezerken binlerce yıllık tarihin ve kültürün derinliğine indim.

250 yıllık bir yapıyı onartmıştı başkan Akova. Sanat danışmanlığını Işık Erkal yapmıştı. Müzenin başına da arkeolog Esma Esin Mutlu’yu atamıştı.

İnsanlık tarihi 2 bin yıl sonra karşımda duruyor, Kurtuluş Savaşı Destanı’yla tümleşiyordu.

Bağımsızlık ve uygarlık ateşi aynı müzede yan yana duruyordu...

Mustafa Kemal Atatürk 13 Nisan 1934’te Ayvalık’tan Burhaniye’ye gelmişti...

Anıt ve müze Burhaniye’nin aydınlanma ve uygarlık yolunda yaktığı bir çoban ateşiydi.

***

Fikret Akova, şirin ilçe Burhaniye’de kolları sıvamış çalışıyor gece gündüz.

Bu dönem 36 projesi var...

Temmuz ayında da Burhaniye Kültür ve Turizm şenlikleri...

Türkan Saylan ve Türkel Minibaş Burhaniye Ören’i çok severlerdi.

Türkel, Ayvalık Cunda’da derin bir uykuda...

Cunda’da tarihin derinliğinden fışkıran bir güzel köşe...

Poyraz dindi, güneş yüzünü gösterdi beş gün sonra...

Akçay, Ören, Cunda...

Kentler ve insanlar...

Anılar denizinde yolculuğa çıktım yine...

Kıyıların tüm kuşları sevinçle kanat çırpıyor...

Güzelliğin ve sevginin doğduğu topraklarda yaşamak güzel...

Zeytin ağaçları çiçeğe vurmuş. Zeytin üreticileri mutlu.

Tarih, kültür ve yaşam!

Kaz Dağları’nı kim anlatırdı en güzel...

Ören’in sahil yolunun adı nedir bilir misiniz?

Müşerref Hekimoğlu...

Adramytteion’dan İda’ya doğru, Müşerref Hekimoğlu’nun yolunda yürürken.

Şiirsel bir yolculuk başlar.

Hele güneş Behramkale üzerinden batarken...








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

atak
23 Mayıs 2009 12:40

sayın çetinkaya nede güzel anlatmışsınız edremit körfezini ve o bölgenin çağdaş insanlarını ben denizde eski bir KARTRLLI olmama bundan iki yıl evelinden geldim edremiti güzelmi güzel bir kasabasına yerleşdim bundanda memnunum benim ve eşimin gibi insanların yerleşdiğimiz kasabadaki seçimlerdede kasabamıza çağdaş aydın birinin getirmek içim çoook çoook çalışdık vede başardık geki eskiside sözde soldu fakat memnun değildik değişdirdik ülkemizin neresinde olursa olsun çalışınca oluyor demeki CHP de çalişirsa bu işi başarır bence bu kasabada ülkemizin değişik yerlerinden gelipde yerleşen insanlardan oluşuyor hepside sol partilerden değildi seçmenin orta sağ partili insanlarda aydın olan adayı tercih etmişlerdir fakat aday bir yıl öncesinden faal çalışmaya başlamışdı yazdığınız gibi bölge okuyan gezmeyi seven temiz insanlarla dolu işde gelmiş görmüşsünüzde bölgemiz baharlla beraber bütün güzellikleri bağrında taşıyor çiçek kokuları her tarafı sarmış bahçeli evlerin bahçelerindeki kokular bana o eski ısdanbulun bahçeli evlerinden gelen hanım eli gül zambak kokularını hatırlatıyor işde bunlardan isdanbuldan ayrılıp böylesi güzel mekanlara yerleşdik çoook da memnunuz biraz mutahıtlar girmiş körfeze ama yinede ısdanbula benzemez ilerde inşallah

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI