Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

14 Haziran 2010

Televizyonun Toplum Üzerindeki Etkileri

Medya, insanlar üzerinde yaratığı derin psikolojik ve sosyolojik etkileri nedeni ile inanılmaz bir güç. Nerdeyse dördüncü güç değil, Internet ve uydu alanında son teknolojik gelişmeler sonucu medyanın, (son yılarda yasama ve yürütmeye de etkileri dikkate alındığında) toplum yaşamını belirlemede birinci güç olmaya doğru gittiği görülecektir. Tabii, görsel ve işitsel medyanın içinde en etkili olan aracın, medyanın efendisinin televizyon olduğunu söylemek de pek abartı olmaz.

Birey ve toplum yaşamında bu kadar etkili ve önemli olan bir alanın, devlet tarafından düzenlenmemesi ve müdahale edilmemesi gerektiğini savunmak pek de gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. Gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere, tüm ülkeler bir şekilde yayıncılık alanını düzenlemişlerdir. Örnek vermek gerekirse, kamu yarı nedeni ile, yayınların içeriği ve kimlerin yayıncılık yapabileceği gibi konularda devletler çeşitli kısıtlamalar getirmişlerdir. Ülkemizde, bu konudaki düzenleme ve denetlemeleri uygulamak üzere Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kurulmuştur

Bazen bu düzenlemeler karşımıza bir gereklilikten çok, bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bazı televizyon kuruluşlarının reytinglerini ve etkilerini artırmak için bireyin zaaflarından yararlandıklarını veya çok panik yaratıklarını ve böylece bireyin kafasını karıştırdıklarını ve bilinçlerini deforme ettiklerini görmekteyiz. Gerçekçi ve nesnel olmayan bu yayınların önüne geçmek için, RTÜK gibi düzenleyici kurular içerik denetimi yapmakta ve ilgili yayıncı kuruluşa uyarı, para cezası gibi yaptırımlar uygulamaktadırlar.

İnsanoğlunun yarattığı her araçta olduğu gibi, televizyon ve genel olarak görsel ve işitsel medyanın da etkisi bunların nasıl ve ne amaçla kullandığına bağlıdır. Bu bağlamda televizyon bir "aptal kutusu" olabileceği gibi, güzel vakit geçirmenize, kültürünüzü geliştirmenize yardımcı olan, bize yeryüzünü tanıtan ve bizi dünyanın dört bir yanından haberdar eden, farklı görüş ve önerileri analiz ederek katılımcı demokrasinin hayata geçirilmesine ve gelişimine katkıda bulunan bir araç da olabilir.

Gelecek yazımızda, yukarıdaki tespitler ışığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulan Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısının bazı düzenlemeleri irdelenecektir.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI