Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

26 Ocak 2011

Siz iyi bir insan mısınız?

Bilindiği üzere her toplum projesinin temelinde insanın doğası ile ilgili, bir başka deyişle, insanın doğuştan iyi veya kötü olduğuna dair bir yaklaşım vardır. Toplum projelerinin, toplum tasavvurlarının ve/veya ideolojilerinin insanın niteliği konusundaki yaklaşımları üzerinde hayat bulduğunu veya bulacağını söylemek yanlış olmaz.

Thomas Hobbes gibi bazı düşünürler insanın kötü olduğunu ve yardımsever olmadığını ileri sürerler. Bu ön kabul ile yola çıktığınızda toplumsal kurumları da buna göre oluşturmak gerekecektir. Bundan dolayı da devlet ve yasalar kötü olarak nitelendirilen insanının eylemlerini denetim altına almak amacıyla yapılandırılmaları gündeme gelecektir.

Elbette, bu arada bireyin bir dizi özgürlüğünün bu amaç uğruna kurban edilmesinde de beis görülmeyecektir. Tabii burada iktidarı elinde bulunduranlar ile yönetilenlerin çıkarları arasında çelişkilerin ortaya çıkacağını söylemek de kehanet olmaz.

Hobbes'un aksine, insanların doğuştan kolektif iyiyi düşünen ve mağdurlara yardım etme isteği taşıyan varlıklar olduğunu savunan düşünürler de vardır. Bu düşünürler ise bu yaklaşıma paralel olarak katılımcı ve kolektif toplumsal kurumların oluşturulmasını öngörmektedirler.

Bireyin iyi veya kötü olmasında o bireyin pratik yaşamında gösterdiği davranışlarına bakılarak bir sonuca varmanın daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Esasen, bireyin iyiliği veya kötülüğünün çoğu zaman bireyin içinde bulunduğu toplumsal/sosyal ve objektif koşulara göre de değişen bir durum olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Bu konuda, belki bireyin "ortak iyiye" yaklaşımına ve "ortak iyiye" katkısını değerlendirerek sağlıklı bir sonuca ulaşabileceğimizi düşünüyorum.

Alaycı bir dille tüm insanların zararlı, kaba ve bencil yaratıklar olduğunu ve kendilerinin de bundan dolayı "ortak iyiye" katkıda bulunmadıklarını ve hatta toplum ve diğer bireyler için olumsuz, uygun olmayan ve bencil tavır sergilediklerini söyleyen insanlarla mutlaka siz de karşılaşmışınızdır. Bu tarz düşünen insanlar tezlerini savunurken bu hususta yaşanmış bolca olayı da örnek gösterirler ve genellik gerçek olan bu örnekler, bu konuda bilincimizi alt üst eder.

Kanımca, buradaki yanılgı yaşamın ve bireyin bize tek boyutlu olarak sunulmasında yatmaktadır. Doğadaki tüm olaylar ve oluşumlar gibi insan veya birey ne bir bütün olarak iyi, ne de bütün olarak kötüdür. En iyi olarak tanıdığımız bir bireyin de yanlışları ve eksiklikleri olduğu gibi en kötü ve en tasvip edilmeyen olumsuz ve zararlı nitelikler taşıyan bireyin de beğenilen, "ortak iyi" için yararlı ve sağlıklı davranışları vardır.

Burada sağlıklı bir sonuça ulaşmak için kriter belki şu olabilir: Eğer bir bireyin tutum, davranış ve eylemlerinin çoğu yerinde uygun, beğenilen, farklıklara saygı duyan, başkalarının ve toplumun acılarına duyarlı ve kolektif ortak iyiye katkıda bulunan tutum, davranış ve eylemlerden oluşmakta ise söz konusu bireyi “iyi bir birey” olarak nitelendirebiliriz.

Diğer taraftan, eğer bir bireyin tutum, davranış ve eylemlerini çoğu zararlı, toplum için tehlikeli, kolektif iyi üzerinde olumsuz etkisi olan ve başkalarını mutsuz eden tutum, davranış ve eylemlerden oluşmaktaysa söz konusu bireyi kötü olarak nitelendirmek yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Tabii bu kapsamda da toplumsal projelerin ve toplumsal kurumların bireyin içinde barındırdığı bu çelişkiyi dikkate alarak tasavvur edilmesi ve oluşturulmasının isabetli olacağı kanısındayım.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

behice
27 Şubat 2011 12:08

Aslında bir yandanda insanları biz şekillendiriyoruz Etkiye tepki kötüyü iyiğide yapabilir iyiğide kötüyapabilir.
kaleminize yüreğinize sağlık...
Saygılarımla.

Işık Ö. ALP
28 Ocak 2011 20:40

Aslında hayat bir oyun ve her durma göre çizilmiş bir davranış var.Yaşam planlarımızda tekamülümüzü tamamlamak için gerekli olaylar ve bunlara uygun davranışlar silsilesi.Suç yok , ceza yok , iyi , kötü , doğru ,yanlış yok ...bir bütün olarak hayat var ver hepsine de yer var .

M. Yıldırım
28 Ocak 2011 14:13

Yaşamda hiçbir şey yalnizca ak veya yalnizca kara değildir. Dolayısıyla insanın iyiliği ve kötülüğü de grinin tonları biçiminde ortaya çıkar. Hattâ, birey zaman zaman kötü veya zaman zaman iyi; zaman zaman da aynı anda hem kötü ve hem de iyi olabilir. Ne yazık ki nedendir bilinmez _belki de sırf kolaylık için_ toplum projeleri yalnızca iki kategoriye dayanır: ak ve kara. Bu yüzeysel ayrım da toplum projelerinin başarısını düşürür. Siyasal partiler de bu kolaycı yaklaşımı benimsediklerinden iktidarları sonludur. Toplumun tüm renk tonlarını dikkate almayan her projenin başarı katsayısı düşmeye mahkûmdur.

semra topal(toprağım)
27 Ocak 2011 15:08

Her insanın içinde bir iyi bir kötü vardır.Her insan ilkel çağlardan bu yana yedi ölümcül günahı ruhunda taşıyarak bugüne gelmiştir.Bu günahlar zaman içinde dini kurallar, örf adet ve insanların birlikte yaşama arzusu ve zorunluluğu içinde kamçılanmış ve törpülenmiştir.Kimi insanın ruhunda günahlar daha yüzeyde iken ,kimi insanlarınkinde daha altlardadır.Dolayısıyla her insan ruhunda iyilik ve kötülük barındırır.Birisine çok iyi insan demek, onu iyi kılmaz,o kişi hem kötüdür hem iyidir.Sadece ruhundaki iyilik günahlara nazaran daha yüzeyde kalmıştır.İşte hepsi bu.

Burcu Güler
26 Ocak 2011 20:11

Sevgili Haydar Aksoy,yüreginize ve kaleminize sağlık.Yazınızı okuduğumda
birkaç dakika düşünmekten geri alamadım kendimi.Eger topluma bir yararım varsa,Alçak gönüllüysem,Küçücük bir çocugun gözlerindeki parıltıya biraz olsun sebebiyet verip onu mutlu edebiliyorsam benim gönlümde bundan daha güzel bir iyilik olamaz.Fakat toplum olarak o kadar yozlaştıkkı insanlar kin ve nefretten başka birşeyi malesef düşünmüyorlar..Genç bir birey olarak son olarak diyorumki,Gelecek nesillere daha güzel şeyler verebilmek adına kavgayı savaşı degil sevgiyi ve barışı aşılayalım.Unutmayalımki ne ekersek onu biçeriz...Sevgilerimle

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI