Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

19 Nisan 2014

 



10 Ekim 2011

Atatürk, Kürtlere özerklik sözü verdi mi?

Ünlü düşünürlerden Charles Spurgeon’un bizde çok da bilinmeyen bir sözü vardır:

“Gerçek, çizmelerini giyerken; yalan bütün dünyayı dolaşır.”

Yalanın akıl almaz yayılma hızını anlatır bu sözle Spurgeon.

Gerçekten de bazen sizin uydurduğunuz bir yalan, öyle inanılmaz bir hızla dönüp dolaşır, tekrar size gelir ki...

Siz bile inanırsınız!

***


Tarihçi Sinan Meydan, bir süredir kafasını Türkiye Cumhuriyeti’ne dair söylenmiş tarihi yalanlara taktı...

İlk kitabında “Kurtuluş Savaşı’nı Atatürk değil, Padişah başlatmıştır”, “Kurtuluş Savaşı önemsizdir”, “Çerkez Ethem hain değil, kahramandır”, “Birinci İnönü Savaşı olmamıştır, sonradan uydurulmuştur”, “Yazı ve dil devrimi Türkiye’yi, tarihinden koparmıştır” gibi yüzlerce iddiayı belgelerle yalanlamıştı...

Atatürk karşıtlığının ve Osmanlı yalakalığının prim yaptığı bu günlerde Sinan Meydan, Cumhuriyet Tarihi Yalanları’nın ikinci kitabını yazdı.

Sinan Meydan, Atatürk’e ve Cumhuriyetimizi kuranlara saldırmak için yıllar önce uydurulmuş yalanları, bugün gerçekmiş gibi ısıtıp ısıtıp sofraya sürenlere yine belgelerle yanıt veriyor... “Çanakkale zaferini yeşil sarıklılar kazandırmıştır” yalanını çürütüyor örneğin...

Kürt sorununun Cumhuriyet’le birlikte başladığını savunanları mat ediyor, günümüzün en popüler yalanlarından biri olan “Atatürk Kürtlere özerklik sözü vermişti” iddiasının uydurma olduğunu yine belgeleriyle kanıtlıyor.

“Dersim isyan etmemiştir” diyenlere...

“Şeyh Sait İsyanı’nda İngiliz parmağı yoktur” yalanına...

Said-i Nursi’nin ayrılıkçı Kürt hareketiyle ilişkisi olmadığını söyleyenlere...

Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün camileri kapattığını uydurup, halkı bugün bile kandırmaya devam edenlere...

İsmet İnönü’nün din düşmanı olduğu palavrasına...

Yine İnönü’nün paralardan Atatürk’ün fotoğrafını çıkardığını dillendirip, Atatürk’ü sevmediğini ima edenlere...

Kılı kırk yararak yaptığı araştırmalar sonucunda elde ettiği belgelerle hak ettikleri yanıtı veriyor.

Sinan Meydan’ın en önemli özelliği, tarih gibi sıkıcı bir konuyu hepimize sevdirmesi...

Sade dili, akıcı kalemi ve şaşırtan tezleri, kitaplarının hızlı okunmasını sağlıyor.

Bana göre tek hatası ise, bizim gibi “okumaktan yorulan”ların çok sayıda bulunduğu bir ülke için kitaplarının fazla kalın olması...

Keşke bu kitabı dört bölüm yerine üç bölümde bitirseydi de, dördüncü yalanı üçüncü kitaba saklasaydı...

Peki; üçüncü kitap geliyor mu?

Yazarla konuşmadım, bu konuda bir çalışması olup olmadığını bilmiyorum...

Ama Cumhuriyet tarihimize dair yalanlar o kadar fazla ki...

Yazmazsa, yazık olur diye düşünüyorum.

Kısacası, kendinizi çok zorlamadan günde 30-40 sayfalık okumalarla su gibi kana kana içeceğiniz bir kitap...

Okuyun ki; her fırsatta köşelerinde Atatürk ve İnönü hakkında iftira atıp duran İkinci Cumhuriyetçiler, liboşlar ve dinciler, zihninizi bulandırmasın!

***


CUMHURİYET TARİHİ YALANLARI-2

Türü: Tarih, araştırma

Yazarı: Sinan Meydan

Yayımcı: İnkılâp Kitabevi

Baskı tarihi: 2010

Sayfa sayısı: 640

Kitapçı fiyatı: 25 lira

İnternet fiyatı: 21 lira

Kişisel not: Yazarla

tanışmıyorum.

*****


Hapishaneci annenin notları!

Darbeler ve darbeciler her zaman gündemimizde... Darbe mağdurları da!

Öldürülenler, işkencelerden geçirilenler, haksız yere onlarca yıl cezaevlerinde çürütülenler, sürülenler, hayatı karartılanlar; o günlerde kendileriyle kanlı bıçaklı düşman olan bugünkü iktidar mensupları tarafından “sahte” bir duygusallıkla sömürülüp duruyor.

Amaç, “darbe karşıtlığı” üzerinden prim toplamak...

İyi de; o günlerde gerçekten neler yaşandı...

12 Mart’tan, 12 Eylül’den sonra öldürülen, cezaevlerine tıkılan, işkencelere alınan insanların eşleri, anneleri neler hissetti?

O karanlık gecelerden sıyrılıp, nasıl “hapishaneci” oldular?

Perihan Akçam, o eşlerden ve annelerden biri...

Önce Türk solunun önde gelen isimlerinden eşi Dursun Akçam için “hapishanecilik” yaptı; sonra iki gözbebeği, yani oğulları Taner ile Cahit örgüt yöneticiliğinden tutuklandı.

Birinci baskısı 1992 yılında Alan Yayıncılık tarafından yapılan bu kitapta Perihan Akçam, sadece kendi yaşadıklarını yazmakla kalmıyor, aynı zamanda baskıya, zulme “siyasi tanıklık” ediyor.

Darbecilerin izlediği “cadı avı” politikasıyla, birer “vatan haini”ne dönüştürülen kocasının ve çocuklarının peşinde geçen 19 yılı...

Bu 19 yılda çektikleri çileyi...

Ve toplumun duyarsızlığını anlatıyor...

Eğer o günleri yaşınız elvermediği için yaşamadıysanız ya da unuttuysanız...

Bir “hapishaneci anne”nin kaleminden okumanız, belki de önyargılarınızı kıracaktır.

İlk baskısını da severek okuduğum bu kitabı, “devlet-yurttaş” çelişkisini anlamak isteyen herkese öneririm.

***


ONCA ÇİLEDEN SONRA

Türü: Anı

Yazarı: Perihan Akçam

Yayımcı: Arkadaş Yayınevi

Baskı tarihi: 2011

Sayfa sayısı: 240

Kitapçı fiyatı: 12 lira

İnternet fiyatı: 10 lira.

Kişisel not: Yazarla tanışmıyorum.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Seymen beyi
10 Ekim 2011 18:50

Musul ve Kerkük'ü de kurtarıp sizlere özel devlet kuracağım, seçin beyenin İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Mersin Antalya'dan özerklik verceğimiz alanlarda yaşamanızı sağlayacağım demiş...
Yetmemiş Ulu Kürt toplumuna Menderes'in ABD askerlerine verdiği dokunulmazlık hakkını tanımış, serbest bölgeler, vergisiz yaşam vaat etmiş.
Kulunuz kurbanınız olayım bizleri yalnız bırakmayı yoksa işgalci güçlerle nasıl başederiz diye Said-i Nursiye biat etmiş. Cumhurtbaşkanı Türk Halife Kürtler olacak demiş.
İngiliz ve Batuya açılan penceremiz sizin feodal yapınızla vücut bulacak diyerek onere etmiş.

Çalıkuşu
10 Ekim 2011 18:32

Atatürk, Kürtlere özerklik sözü verdi mi?

***

Bu sorunun yanıtını merak edip de Sinan Meydan’ın tanıtılan kitabını okumayanlar varsa ve yakın zamanda kitabı edinemeyeceklerse, önerim; sayın Sinan Meydan’ın Odatv’de, 07.04.2011 tarihinde yayınlanan, “O YALANI ARTIK SÖYLEYEMEYECEKLER!” başlıklı (alt başlık "Atatürk Kürtlere Özerklik Verdi" Yalanı) uzunca makalesini okumaları.

Bu makale çok uzun diyenlere, sayın Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç’in 21 Ağustos 2009 tarihinde Cumhuriyet’te yayınlanan, ATATÜRK “KÜRTLERE ÖZERKLİK” SÖZÜ VERDİ Mİ?... başlıklı biraz daha kısa makalesini öneririm.

http://www.odatv.com/n.php?n=o-yalani-artik-soyleyemeyecekler--0704111200

http://www.orhancekic.com/makale.asp?id=507

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI