Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

13 Kasım 2011

Depremin suçlusu

B160 ST1 TS500

Nedir bu rumuzlar? Depremin suçluları; anlatalım Van depremi (fayı) yeni kırıldı,evvel olan ERCİŞ’ti Sevgili medyamız Adapazarı depremini de hala Gölcük depremi diye yazarak cahilce manüplasyon yapıyor.Van’da olan deprem Erciş depreminin depreştirdiği 1.depremin tetiklediği 2.Depremdi. Birincisine de Van depremi dediler psikolojik olarak Van’da ağır deprem geçti, dayanan binalarda artçılara dayanır havasına soktular milleti.
ERÇİŞ yıkıldı, onlar Van’ı ve oradan çıkan feryatları yayınladılar.Erçişli vakarlıydı, gideni de ziyaretçisi de azdı.Van’da istismar prim yapıyordu, rayting yapıyordu, herkes gibi medya mensuplarımızda kendi kurguları trajedyaya inandılar Mevla Rahmet eylesin .

Doğru teşhis doğru tedavi. Abartmadan Ranta ve Rantiye ye prim verdirmeden Deprem Erciş’i yıktı, Van’da 7 bina yıkıldı. Dökün kasetleri , indirin sayfa sutunları Erciş’mi var, Van’mı var? Bağıran, çağıran kim, enkazın başında sabır ve teenni ile tevekkül eden battaniye’ye sarılı olan kim? Van’da katliam olmuştur, Bu kurguda medyada, Deprem Allameleride Kamu yönetimi de suçludur.

1999 depreminde Adapazarı’nı, Sakarya Nehrinin betona son derece elverilişli (granülometrik) kum, çakıl karışımı yıkanmış malzemesi kurtarmıştır. Bu malzemeyle yapılmış betonun mukavameti fevkalede yüksektir. Sakarya’lı soğuk demircilerin döşemelerdeki çapraz diagonal deprem donatıları tamamen kendi icatlarıdır. Yatıp, kalkıp yanlayan çok sağlam yapılarımız vardı, o depremde zemin sıvılaşmasıyla tanışmıştık.

O yıllar betonarme hesap metodlarını ve ampirik kabullerin yani demir miktarı ve beton kesit alanları belirleyen TS 500 diye adlandırılan Türk Standartları 500 sessiz ve sakin bir şekilde değiştirildi. Ne demek? öğretiler hatalıydı, müteahhitler onun için suçlanamadı. Günah keçisi Veli Göçerdi, ya yıkılanların diğerleri ya TS 500 ‘ü yanlış öğretenler, öğrettiklerimizi sorgulamayan batı muhipleri , batı suratlı , batı sıfatlı Allameler.

Öğretilerimizi sorgulamamız lazım diye bağır, çağır, yazmamızın nedenlerinden yanlızca birisidir bu.

Parselcilikle öne yatay’dan topraktan çaldık, komşunun güneşini, rüzgarını, manzarasını çaldık bizden olan çocuklar gökten, havadan çaldılar, katlar kuleler yaptılar. Mühendislikleri zorladırlar, iştahlarına gem vurmak yerine, bir kat daha fazla ilede doymadılar!

Şimdiki yönetmeliklerde yer, saha, tretuvar betonu olarak (B160) kilogram/santimetre karesinin taşıma gücü olan beton dökülebiliyor. 99 öncesi bütün binalarımız bu zayıf malzemelerdendir. , itiraf edemiyorlar. (st1) kopma mukavemeti 35 kilogram / milimetre kare olan nervürsüz (üzeri tırtıksız) demirdir. Şimdi bu malzemeden çamaşır teli dahi yapılmamaktadır.

Nervürsüz demirle (st1), çimentosu az malzemesi kalitesiz kum çakıldan yapılmış betonun, birbirine yapışması, tutması ( Aderans) kuvvetli değildir.

Yani eşler kenetlenmiyor. Zor günde zoraki birliktelik, zorunlu evlilik gibi darma dağın, toz duman oluyor. Yerle bir oluyor.

Japonlar kaldı diye o otelde kaldım diyen gazeteci arkadaşımız tezlerimdeki haklılığı ortaya koyuyor.

Van canağındaki bu hareketliliğin uzun zamandır sessiz duran Varto ,Erzincan bölgesini yakinen ilgilendirdiğini ikaz mahiyetinde dahi söylemeyenlere ne diyelim ?








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Değil yaşayanlar
14 Kasım 2011 00:45

Kurtaranlarda gitti, buda bizim sadık komuşlarımızı mmenfaatine sevip dövenüstün medeniyetimiz.

Çalıkuşu
14 Kasım 2011 00:18

Deprem ve inşaat ile ilgili teknik bilgileri değerlendiremeyeceğim ama yazıda katıldığım iki nokta var:

1. Çalıp çırpan bir toplumun inşaat anlayışı da çalıp çırpmaya dayanır.

2. Bence de Veli Göçer, 1999 depreminin tek günah keçisi oldu.

Bal tutan parmağını yalar.
Üzümünü ye, bağını sorma.

Bizim atasözlerimiz bunlar. Kişisel çıkarlar konusunda eskiden beri pek marifetli! olduğumuzu gösteriyor bu sözlerimiz.
Sokak ya da kahvede, bir siyasetçinin yolsuzluğu anlatılırsa verilen yanıt şu: Canı sağ olsun; yiyor ama iş de yapıyor.

Bu tür anlayışların düzeltilmesinde eğitimin ve yöneticilerin önemli görevleri var.
Oysa Turgut Özal ne diyordu?

"Benim memurum işini bilir."
"Ben zenginleri severim."

Sevilecek zenginlerden olmak isteyen işbilir memurların bu tür (depremle ilgili olan) tablolarda payı var elbet.
Van'da yıkılan binaların yeni binalar olduğu söyleniyor.

Şimdi Yalçın Koçak'ın bu tablo ile ilgili olarak yakınması pek haklı ve doğru değil.
Kendisinin de milletvekili olduğu Özal'ın ve onun gibi yöneticilerin yüzünden, ülkemizin işbilirleri kat kat arttı.

Veli Göçer, gerçekten günah keçisi oldu.
Bu inşaatları denetleyenler, inşaat bitince, elektrik, su hizmeti verenler... de suçludur. Hem de Veli Göçer'den kat kat daha fazla suçludur. Denetleme görevi tam yapılsa, bu tür yanlış inşaatlar hiç olmaz.
Van depremi için de bir günah keçisi bulunacaktır. Ne de olsa, o inşaatları denetleyecek belediye başkanı meclise kapağı attı. Birilerinin başına kabak patlayacak ama kimin?

Not: Yazarın yazım yanlışları yine bolca.
Ama gecenin bu saatinde düzelltmek ile uğraşmayacağım.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI