Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

12 Aralık 2011

Sadece Aşk

Bir İnsana Bağlanan, Yaşama da Bağlanır

Aşktır, sevgidir yaşamın amacı, aşktır, yaşama anlam katan. Bundan dolayıdır ki, yazınsal metinlerde ve görsel eserlerde en çok aşk, sevgi irdelenir, en çok aşk işlenir çünkü bir insana bağlanan yaşama da bağlanır.

Aşk insanidir, âşık olan birey daha merhametli davranır.

Aşk, hapislik ve savaş gibi zor zamanlarda umuttur.

Âşık, sevgi aynı zamanda siyasidir. Belki şaşıracaksız ama en çok da siyasidir aşk çünkü aşk, bireyin içinde yaşadığı siyasi ve/veya ekonomik sistemden ve koşulardan bağımsız değildir.

Örnek vermek gerekirse, ağabeylerimizin anlattığına göre, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden önce, o dönem üniversite öğrencisi kızlar, daha çok cana yakın, entelektüel, toplumun sorunlarına ilgi duyan gençlere duygusal ilgi duyar, âşık olurlarmış.

Geçen gün, özel bir üniversitede okuyan bir kız arkadaşıma, üniversitedeki kız arkadaşlarının sevgili seçerken öncelikle neye önem verdiklerini sordum. Ekonomik durum ile fiziksel çekicilik arasında önce kararsız kaldı ama biraz düşündükten sonra şimdiki üniversite öğrencisi kızların sevgili seçerken öncelikle ekonomik duruma baktıklarını eğer söz konusu erkeğin ekonomik durumu iyi ise, entelektüel kapasitesini ve duygusal olmasını çok da önemsemediklerini belirtti.

Paranın en büyük değer olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Tabii, bu durumun âşık olma sürecini etkilemediğini/etkilemeyeceğini söylemek saflık olur. Onun için yukarıda belirtilen kız arkadaşımızın günümüzde yaşanan aşklara ilişkin gözlemi, ne yazık ki doğruyu yansıtıyor.

Günümüzde genel kanı, duygulanmak/duygusal olmak acılar ile yüz yüze kalmak demek. Daha çok para kazanmak ve ‘aşk’ satın almak için duygulanmak yerine tasarlamak gerektiği düşüncesi hâkim.

İnsanoğlu yaşamın kaynağı olan neşeyi, mutluluğu ne yazık ki paraya endekslemiş durumda. Sonuç ise, toplumda öfke, nefret ve depresyonun artması.

Elbette, insanın ekonomik durumunun iyi olması önemli. Güzel bir evde yaşamak, güzel yemekler yemek bir şey, ama her şey değil. Yaşamı sadece paraya endekslemek, yaşamı bir dipnot olarak yaşamaktır. Aşk yoksa ömrümüzde coşku olmaz, heyecan olmaz ve hayal etmek ise hiç olmaz.

Hayal kuramasak, düşbaz olamazsak aşkı da hakkı ile hissedemeyiz.

Anlamlı ve isabetli bir ömür mü yaşamak istiyoruz? İşte bunun için hayal kurmalıyız, işte bunun için ihanetlere ve gönül kırıklıklarına aldırmadan, her şeye rağmen, sabır ve inatla bize sunulan en güzel armağan olan aşkı yeniden inşa etmek durumundayız. Aşkın ve sevginin çiçek açması, gelişmesi ancak emekle olur.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

kübra.
6 Mart 2012 20:41

tamda gunumuzun asklarını ele almısınız gercekten bole dusunen bır cok genc varr.. ama dogru olan ekonomık durum yada dıs guzellık degıl . karsınızdakı kısının sıze olan saygısı sevgısı ve her durumda yanınızda olmasıdır.. :)

Gamze Topal
20 Aralık 2011 14:33

Gerçekten şahane bir yazı olmuş. Elinize, kaleminize sağlık hocam.çok güzel anlatmışsınız.

Ufuk Özkap
13 Aralık 2011 09:12

Görüşemememizin sebebi yazının başlığındamı gizli üstad...

Semra Barlak
12 Aralık 2011 16:45

Küçük kız hayal kurmak istiyordu,gözleri açıkken bunu yapamayacağını anlamıştı,ortalıkta sahtelikler,düzenbazlıklar,para budalaları cirit atarken,gözleri açık hayal kuramayacaktı, bu çok belliydi...Küçük kız bir banka oturdu gözlerini elleriyle kapadı ,aşkın büyüsü sarsın istedi her yanını ,derken ellerini birşeyler çekiştirmeye başladı.Anlamıştı,sahteliklerdi ellerini çekiştiren,gerçek olan dünyada gerçek olmayacak hayallere izin yok muydu? İzin vermedi küçük kız,onlar ellerini çekelemeye çalıştıkça,kız ellerini daha da yüzüne kenetledi.Sonra ortalık sessizleşti ve büyülü hayaller kendini göstermeye başladı.Orada kendine yaklaşmakta olan bir ''hayal'' vardı,belki de gerçek...Hayale doğru yürümekten hiç çekinmedi.Şimdi o kız hayaller ülkesinde o ''hayal''iyle sonsuza kadar yaşamanın hayalinde:)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI