Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

25 Nisan 2014

 

8 Mart 2012

CHP İstanbul'u nasıl kazanır?

Av. Hayri YAMAN
av_can2010@mynet.com


Son dönemlerde, CHP İstanbul il örgütü ve ilçe örgütlerinde 2014 yılında yapılacak seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı CHP tarafından alınacağı dillendirilmektedir. CHP örgütlerinin bu iddialı tavırda olması, önemlidir. İddialı olmayan bir parti örgütü, kazanamaz. Ancak, sadece iddialı olmakta başarı için yeterli değildir. Her ne kadar, bu yazıda esas olarak İstanbul ili masaya yatırılacak ise de, aslında söyleyeceklerimiz tüm iller için geçerli olacaktır.

Öncelikle, İstanbul ili hakkında bazı bilgileri aktaralım, İstanbul ilimiz kozmopolit bir yapıya sahiptir. Bazı semtlerimiz, eğitim, kültür ve gelir seviyesi olarak üst düzeyde iken, bazı semtler ise, her alanda çok geri kalmışlardır. İstanbul ilinin ortalama eğitim seviyesi oldukça düşüktür. Eğitim ve gelir seviyesi düşük kesimlerde ise, muhafazakar bir yapı sözkonusudur. E-5 karayolunun kuzeyinde kalan bölgede AKP'nin ciddi bir hakimiyeti vardır. Bu bölgede yer alan bazı ilçelerde AKP, %70'ler oranında oy almaktadır. (Bağcılar, Esenler, Eyüp, Güngören, Sultanbeyli, Arnavutköy,Gaziosmanpaşa vb. ilçeler. Diğer yandan Bakırköy, Şişli, Kadıköy, Ataşehir Silivri ve Çatalca gibi ilçelerde ise CHP'nin ciddi bir üstünlüğü bulunmaktadır.) 2011 genel seçimlerinde AKP ve CHP oyları İstanbul genelinde birbirine yakın oranda artmıştır.

CHP'nin temel sorunu, varoş olarak tabir edilen, eğitim-kültür ve gelir seviyesi düşük kesimlerin ağırlıklı olarak yaşadığı semtlerde ciddi oranda oy alamamasıdır.

Bugün, bir seçim yapılsa AKP'nin CHP'den daha fazla oy alacağı tartışılmaz bir realitedir. CHP, 2009 yerel seçimlerinde 39 ilçe belediyesinden 13. AKP ise 25 ilçe belediyesini almıştır. CHP 2009 yerel seçimlerinde %37 AKP ise %44 oy almış, 2011 genel seçimlerinde ise AKP %49 CHP %31 oy almıştır. AKP yerel seçimlerde aldığı oyu artırdığı halde, CHP yerel seçimlerdeki oyun çok gerisinde kalmıştır. CHP'nin 2009 il genel meclis seçimleirnde aldığı oy ise %33.oranındadır.

Genel seçimlerde AKP'nin çok gerisinde kalan CHP, 2014 yerel seçimlerinde, AKP'ye karşı kazanma şansı olan tek parti olacağı için, %18'lik oy farkını iki yıllık süre içinde yapacağı etkili çalışmalar ile kapatabilir, 2009 yerel seçimlerinde Kılıçdaroğlu ile yarattığı rüzgarı, İstanbul genelinde kabul görecek başarılı bir aday ile büyükşehir belediyesini alabilme şansına sahiptir. Ancak, bunun için, CHP'nin bugünden başlayarak ciddi bir düzelme harekatını ilçe ve il örgütleirnde başlatması gereklidir.

CHP ilçe örgütlerinin durumu:

2010 yılında yapılan ilçe kongreleri ile oluşmuş bulunan ilçe örgütleri, CHP'nin İstanbul ilinde birinci parti yapacak konumdan uzaktırlar. 2010 şartlarını ele aldığımızda, küçük olsun benim olsun anlayışının partide egemen olduğunu, bilgili, birikimli kadroların esasen partiden koparıldığı, tasfiye edildikleri bir ortamda, güçlü ilçe yönetimlerinin oluşma olanağıda çok fazla bulunmamaktaydı,

Bugün bu sorun halen devam etmektedir. Ancak, CHP tabanında ciddi bir değişim isteği bulunmaktadır. CHP, üyesi ve oy verenler, ilçe yönetimlerinin yenilenmesini, birikimli, bilgili ve partiyi halk ile birleştirebilecek, halkı partide örgütleyecek güçlü ilçe yönetimleri istemektedirler. Fakat, ilçelerde halen eski anlayışı temsil eden, yani küçük olsun benim olsun mantığı ile hareket eden, ilçe delegeleri üzerinde etkisi bulunan kişi ve kesimlerde bulunmaktadır.

İstanbul ilimizde ilçe kongreleri, önümüzdeki haftadan itibaren başlayacaktır. İlçe kongrelerinde, partiyi geniş halk yığınlaır ile buluşturacak, birikimli, saygın ve etkili kadrolar yoğunluklu olarak yönetimlerde yer alır ve CHP, iki yıl süre ile, yerel seçimleri hedefleyecek bir çalışma başlatır, bu çalışmaya onbinlerce parti üyesini örgütlü bir şekilde katar, sokak sorumluları ve mahalle birimlerini örgütlü çalışmanın bir parçası haline getirir ise, kısacası partiyi halka anlatan, halkı partide örgütleyen, yurttaş ile sıcak ilişkiler kuran, planlı, programlı çalışmayı bugünden başlayarak yapacak ilçe örgütlerini oluşturur ise, 2014 seçimlerinde başarı kaçınılmaz hale gelir.

Yine, İstanbul genelinde, ilçelerin çalışmalarını koordine eden, yönlendiren, yol gösteren bir il yönetiminin mutlak suretle oluşması gerekmektedir.

İlçe belediyelerinin durumu;

İstanbul ilinde bulunan 13 ilçe belediyemiz içinde, Ataşehir, Bakırköy ve kısmen Beşiktaş,Kadıköy belediyeleri, partinin güçlenmesine katkı sunmaktadırlar. Özellikle Bakırköy belediyemizin, ücretsiz kreş, üniversite öğrencilerinin yararlandığı ücretsiz misafirhane, gençlerin yararlandığı yaşam merkezi gibi uygulamaları önemlidir. Bu tarz sosyal projelerin mutlaka bütün ilçe belediyelerimizde yaygınlaşması gerekmektedir.

İlçe belediyelerimiz, halkçı anlayışa uygun yönetilmemektedir. Belediyelerimiz, tüm işlerini müteahitler ve taşeron kanalıyla yapmaktadırlar. Bir örnek verecek olursak, tüm belediyelerimizde, güvenlik taşeronlara verilmiştir. Belediyede çalışan güvenlik görevlileri çok cüzzi ücretler almaktadır. Kaldırım- asfalt, temizlik vb tüm faaliyetler müteahitler eliyle yapılmaktadır. Her işini müteahitlere, taşeronlara veren belediyeler CHP belediyeleri olamaz, olmamalıdır. Eskişehir-Antalya-Dikili-Susurluk uygulamaları halkçı belediye anlayışıdır. Siz AKP ile aynı anlayış ile belediyeleri yönetirseniz, özellikle muhafazakar anlayıştaki yurttaş size neden oy versin.

Kimse kendisini kandırmasın, 2009 yerel seçimlerinde sn.Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmasaydı, CHP, elindeki dört belediyenin en az yarısını kaybederdi. Kılıçdaroğlu'nun İstanbul ve Türkiye'de estirdiği rüzgar ile CHP, 2009.da ilçe belediyelerini aldı. Bunun en somut örneği Küçükçekmecedir. CHP adayı olan Nurettin Şen, 2004 yerel seçimlerine belediye başkanı iken katıldı ve yüzde 1 oy alamadı, aynı Nurettin Şen, CHP adayı olarak %29.oranında oy aldı. Kılıçdaroğlu'nun etkisi sandığa yansıdığı için, AKP ile açık ara fark olmayan ilçelerde CHP belediye başkanlığını almıştır.

CHP İstanbul ilçelerinde, mutlaka halkçı belediye anlayışını hakim kılacak, toplum menfaatini her tür menfaatin üzerinde tutacak, çevresinde saygınlığı olan, müteahitlere değil, halka hizmet edecek, taşeron uygulamasını kaldıracak adaylar ile yerel seçimlere hazırlanmalıdır. Beş ay önce yapılan bir araştırma basına yansımıştı, İstanbul İlinde en az başarılı bulunan belediyelerin çoğu partimize ait idi. En başarılı belediye Şişli belediyesi iken, en başarısız belediye ise Avcılar belediyesi olmuştur. Bu araştırmada en başarılı CHP'li belediye ise Ataşehir belediyesiydi. Araştırma sonucu göstermektedir ki, CHP'li ilçe belediyelerinin partiye katkı sunmadıkları gibi, bazı belediyeler partinin güç kaybetmesine yol açmaktadırlar.

CHP İstanbul İlini kazanmak istiyor ise acilen aşağıdaki tedbirleri almalıdır.

a) İlçe ve il örgütlerini mutlak suretle güçlendirmeli, planlı, programlı bir çalışma başlatarak, her ilçede seçmenin en az yüzde onunu partiye üye yapmayı önüne hedef olarak koymalı, parti örgütlerinin yurttaş ile bağ kurmasını sağlamalıdır. İlçe örgütlerimiz, oluşturacakları birimler ile, yurttaş ile birebir ilişki kurmalıdırlar, ev ve iş yeri ziyaretleri yaygın şekilde bugünden yapılmalıdır. Yurttaşı, partiye davet eden değil, partiyi yurttaşın ayağına götüren bir anlayış hakim kılınmalıdır.

b) Bölge milletvekilleri, özellikle, CHP.nin oylarının düşük olduğu, mahalle ve semtlerde yurttaşları ev ve işyerlerinde ziyaret ederek, yurttaşın sorununu dinlemeli, derdine ortak olmalıdır. Bu ziyaretler medya reklamına dönüştürülmeden yapılmalı, milletvekilleri ziyaret ettikleri yurttaşların bir kısmının telefonunu genel başkana iletmeli, genel başkan da bu yurttaşlara telefon ederek, kendileri ile tanışmalıdır. Milletvekillerimizin ziyaret ettiği tüm yurttaşlara genel başkan birer mektup yazarak, partiye destek olmalarını talep etmelidir.

c) Mevcut ilçe belediyelerinin yanlış uygulamalarının önüne geçilmeli, taşeron uygulaması kadırılmalıdır. Halkçı belediye anlayışı mutlaka yaşama geçirilmelidir.

d) Başarısız olan, yıpranmış bulunan tüm belediye başkanları bir daha aday yapılmamlıdır. 2014 ilçe belediye başkan adayları, seçimden altı ay öncesi belirlenmelidir. Büyükşehir Belediye başkan adayı ise seçime bir yıl kala belirlenmelidir.

f) CHP ilçe örgütleri, 2014 yerel seçimlerine bugünden hazırlanmak için bütçeler oluşturmalı, seçim çalışması için, CHP üyelerinin maddi katkısı sağlanmalıdır. Bu amaçla, her ilçede ilçe yönetimi tarafından ilçe kongrelerinden sonra seçim komisyonları kurulmalıdır: Adayları belirlerken çok parası var, seçim çalışmasını finanse eder anlayışı terk edilerek, belediye başkanlığını, meclis üyeliği görevini en iyi yapacak adaylar belirlenmelidir. Seçimin finansman işi adayların değil, örgütün görevi olmalıdır. İlçe belediyelerimizin ilçe yönetimlerini dikkate almamasında ki, temel sorun buradan kaynaklanmaktadır. Ben seçim çalışmasını kendim finanse ederek seçim kazandım diye düşünen belediye başkanı, ilçe yönetimini ve örgütünü elbette dikkate almayacaktır. Bu gün bu sorunu İstanbul ilçelerinde partimiz yaşamaktadır.

CHP, yerel seçimlere iki yıllık bir süre kala, yukarıda özetlediğimiz tedbirleri alır, çalışma yöntemlerini yaşama geçirir ise, İstanbul İlinde, birinci parti olma şansını yakalayacaktır. Unutmayalım, 1991 seçimleri hariç, İstanbul İlinde birinci olan parti ülke genelinde birinci olmuştur. CHP tek başına iktidar olmak istiyor ise, İstanbul ilini mutlaka kazanmayı hedeflemeli, bugünden, çalışmaya başlamalıdır.

Organize, örgütlü ve sürekli bir çalışma olmadığı sürece, sadece İstanbul ilini alacağız şeklindeki iddialı sözler ile İstanbul kazanılamaz. Hele hele seçimlere kısa bir süre kala başlatılacak çalışma ile İstanbul'da seçim kazanmak olanaklı değildir. İstanbul ilinde birinci parti olmak için tüm CHP yönetici ve üyelerini sorumlu davranmaya, küçük hesapları bir yana bırakarak, parti menfaatlerini önümüze koyarak, güçlü ilçe ve il örgütleri inşa ederek, örgütlü ve organize çalışmaya bugünden başlamak için görev almaya davet ediyorum.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Ekrem
13 Ağustos 2012 03:16

Sayın Hayri Yaman, siz nasıl bir araştırma yapıp yazı yazıyorsunuz ben anlayamadım. Küçükçekmece eski belediye başkanı Nurettin Şen tüm çekmecenin sevgisini kazanmış başarılı bir yerel yönetimciydi. Başkanlığında Çekmeceye yaptığı hizmetler halen gözüküyor. Kendisi mevcut başkanı zorlayan tek adaydı başkası da olamazdı

Ali Bora
22 Mart 2012 13:23

Galip usta tek kişilerden değil o ayrı kişidir fakat yamanın yanındaki bir kaç kişiden biridir.

ALTI OKÇUYUZ
10 Mart 2012 12:21

Hayri bey, güzel temennilerinize katılmamak mümkün değil, fakat bir gerçeği atlamışsınız, Kılıçdaroğlu-Toprak CHP'si ABANT'ta Fetullah ekibi ile kol kola, mecliste anayasa için AKP ile kolkola, böyle bir CHP halkçılığı falan uygulayamaz. Umarım bizler yanılırız. Siz doğru çıkarsınız ama pek sanmıyorum.

galip usta
10 Mart 2012 11:46

Sn.Ali Bora; Hayri beyin yazılarının bu denli ilgi ile karşılanması, sizleri neden rahatsız ediyor, doğrusu bende merak ettim, çoğu zaman Hayri bey'e eleştiri de yazdım, zaman zaman yazısına övgüde yaptım. Ancak sizin bu tarz saldırınız utanmazlık. Senin gibi yazanlar daha öncede oldu. Boşverin bu tarzı yazının içeriğini tartışın, kişilere saldıracağınıza.

syd
9 Mart 2012 19:33

Türk insanı dürüst, eğitimli insanı sevmiyor. zaten sevseler Atatürk'e bu kadar küfür edip, ihanet eden olmazdı. Türk insanı kabadayı, eğitimsiz, siyasette dini kullanan,düzenbaz,yalancı,paragöz liderleri seviyor. Çünkü toplumun büyük kısmı böyle ve kendilerine benzer bir lider seçmek istiyorlar. Bu yüzden ne Kılıçdaroğlu ne de Büyükerşen İstanbul'da ya da Türkiyenin diğer bir ucunda başa gelemez.

Tüm Yorumlar (46)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI