Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

24 Nisan 2014

 



9 Nisan 2012

Prof. Dr. Haydar Baş derin devletin adamı mı?

Yeni Mesaj gazetesinde yazmaya başladıktan sonra sık karşılaştığım soru Prof.Dr. Haydar Baş beyin derin devletin adamı olup olmadığıdır!
Gerçi Türkiye’de derin devletin ne olduğunu somut olarak ortaya koyabilen olamamıştır ama bu efsane ne hikmetse hala tedavüldedir!

Derin devletten kastedilen eğer asker yani TSK ise - ki öyle görünüyor- bunun gerçeği yansıtmadığı Hasdal ve Silivri hapishanelerindeki esir general fotoğrafları ile artık kesinlik kazanmıştır.

Sarık ve cübbe İslam’ı

Peki, Haydar Baş Hoca’ya bu yakıştırma neden mi yapılıyor?

Birinci husus Sayın Baş hem pozitif ilimlerde hem de metafizik de gerçek bir alim!

Onlarca kitabı var ki, pek çoğu iddialı tez niteliğinde. Nitekim Milli Ekonomi Modeli adlı eseri üç ayrı yabancı üniversitede ders kitabıdır!
İkinci husus Prof. Haydar Baş Hoca’nın manevi kimliği ve kişiliği ile duruşudur!

Haydar Hoca aynı zamanda gerçek bir din alimidir, lakin İslam’ı cübbe ve sarığa hapseden bir taassubun içinde değildir!

En önemlisi Sayın Baş gerçek bir Türk Milliyetçisi ve Atatürkçüdür!

Mustafa Kemal ile arkadaşlarını milli bir devlet kurdukları için her fırsatta rahmet ve minnetle yad eder!

Buna ilaveten Türk Silahlı Kuvvetlerini kurumsal olarak sahiplenir zira Haydar Baş Hoca’ya göre bu coğrafya da güçlü bir ordunuz olmazsa ne ülkemiz yaşayabilir ne de inançlı bir Müslümanın en temel İslami vecibeleri yerine getirmesi mümkündür. Evet başka bir anlatımla Prof. Baş’a göre asker inancımızın ve inanımızın bekçisidir!

Kemal Derviş örneği

Prof. Baş’ın hedefe oturtulma gerekçelerinden biri de onun dinimizin mutlak olgularından biri olan ve unutturulmaya çalışılan Ehl-i Beyt hakikatini yüksek perdelerden haykırması ve İslam’ın içindeki Sünni, Alevi, Şia ile Caferi unsurlarını topyekûn kucaklamasıdır!

Bütün bunlara ilaveten Haydar Baş bey anti-emperyalist duruşu ile Vatikan ile Pax Americana’ya biad etmeyen nadir din adamlarımızdan biridir!

Öyle olduğu için de Prof. Baş bırakın bakışlarını anlatmasına imkan verilmesi yani merkezdeki televizyonlara davet edilmesi, tersine hiç ama hiç hakketmediği halde türlü ima ve isnatların hedefi bile yapılabiliyor!

İşte son dönemde bizim ısrarla Haydar Baş beyle alakalı olarak yazı yazmamızın nedeni takınılan bu tutuma isyan ve de bir hakkın teslimi olarak değerlendirilmelidir!

Bu ülkede Kemal Derviş gibi ABD görevlileri çok değil bir ay içinde yapılan yayınlarla adeta efsane haline getirilirken sırf milli ve bütünleştirici bir iman önderi olduğu için Haydar bey Amerikancı merkez medya tarafından görmezden geliniyor! Keza kendine muhafazakar diyen malum medyada Haydar Hoca’yı yukarıda değindiğimiz gibi İslam’ın bütün mezheplerini kucaklaması, Atatürk’ü sahiplenmesi ve de anti-emperyalist tutumu sebebiyle aynı şekilde dışlamaktadır. Prof. Baş’ın “Dinlerarası Diyalog” projesi ihanetine karşı verdiği aktif mücadele de, onun adına muhafazakar denen malum cenahta hedefe oturtulmasının bir başka gerekçesidir!

Hapis, dava ve tazminat

Bu vesile ile aktaralım Prof. Haydar Baş Hoca özde bizim gibi Sünni ve Hanefi’dir lakin bu tasnif ya da ayırımın İslam’a ihanet adına tedavüle sokulduğunu söylüyor ki bunu İslam’ı vesikalarla yani veriler ışığında da ortaya koyuyor!
Gelelim bam teline!

Şimdi sıkı durun işte çok özet olarak sunduğum bu Prof. Haydar Baş profili var ya, hâlâ kurumsal olarak üzerinde titrediği askerden zulüm üstüne zulüm görmüş mesela 12 Eylül’de sırf inanç önderi diye hapsedilmiş ve epey bir süre hapiste bırakılmış!

Peki sonrası mı?
Beraat etmiş ve kendini hapseden 12 Eylül cuntasını mahkemeye verip müthiş bir mücadele başlatmış ve de onları tazminata mahkum ettirmiş!
Yanlış anlamayın Haydar baş Hoca bütün bunları bugün değil 12 Eylül Cuntasının egemenliğini sürdürdüğü dönemde yapmış yani onlara karşı onların döneminde boğuşmuş!

Zerre insafınız ve ahlakınız varsa gelin bunu sorgulayın!

28 Şubat’ta zulüm!

12 Eylül’ün ürünü olanların yani Evren ile Cuntasının sırtını sıvazlayarak büyüyenlerin ve Evren Paşa cennetlik diyenlerin şimdi Haydar Baş beye askerci demelerini insaf ve ahlak öçlülerinde değerlendirin!

Bitmedi aynı Haydar Baş bey 28 Şubat sürecinde de benzer şekilde kıskaca alındı!

Hakkında onlarca dava açılarak 35 bin sayfalık iddianameler hazırlanıyor!

Evet, malum sözde muhafazakar çevrelerin 28 Şubat’a destan yazdığı günlerde Sayın Baş yine askerin hedefiydi!

Ve heyhaaat bugün Haydar Baş Hoca güya derin devletin adamı ama onlar demokrat!
Kıyasta hata olur mu bilmem ama bu durum yakın geçmişimizdeki şu olay misalidir!

Kurtuluş Savaşı yıllarının hemen ertesi…
Gazi Mustafa Kemal yurt gezileri çerçevesinde Mersin’dedir ve yanında ahaliden bir gurup sahili dolaşmaktadır!

Sahil teftişinde Gazi Paşa gördüğü görkemli konağı göstererek sorar:

- Bu güzel konak kimin?
- Ahali cevap verir:
- Kör Agop’un Paşam!

Biz Türkler ölmekle meşgulduk!

Atatürk turunu sürdürür derken yine görkemli olan başka bir konağı göstererek “Bu kimin” der.

Cevap:
- O Zahireci Yannis’in”
Gazi Paşa boynunu eğer ve yoluna devam eder.
Üçüncü saray yavrusunun önünde yine durur:

- Peki ya bu kimin?
Ahali: “O da Abraham’ın paşam!”
Mustafa Kemal paşa birden hiddetlenir:

-Yahu bu Agoplar, Yannisler, Abrahamlar bunlara sahip olurken siz Türkler nerede idiniz!
Ahalide de sessizlik derken en arkada aksayarak yürüyen gazi Salih Çavuş şu karşılığı verir:

- Paşam biz Türkler bu ülke için Yemen’den Trablus’a, Çanakkale’den Dumlupınar’a kadar her de yerde ölmekle meşguldük.”

Gazi Paşa’nın gözleri dolar:

- Haklısın Salih Çavuş biz Türkler asırlardır bu ülke için zaten hep ölmekle meşgulüz!
Kıssadan hisse!

Haydar bey Hoca da işte bu ülke için hep ölenler sınıfında yani onlarla aynı kategoriden.
Ama kim ne yaparsa yapsın bu ülkenin gerçek sahibi Haydar Baş Hoca ve benzerleridir ve ülkenin gerçek tapusu onlara aittir!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

reality
10 Nisan 2012 18:54

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, globalizm ve onun ekonomik yansıması olan kapitalizmin dilini ve terimlerini konuşmak zorunda değil. Burada önemli olan Milli Ekonomi Modeli'nin ne getireceği. Özellikle Rusya ve Almanya'da bu modeli takip eden ekonomi profesörleri var. Meltem ve Mesaj TV'de dönen videolarda bu isimleri görmek mümkün. Onlar, üç kuruş için gelip bu modeli destekleyecek insanlar değiller. Maalesef bizim dar bakışlı insanlarımız, yabancılar kadar objektif bakamıyor Prof. Haydar Baş'a.

penetrater
10 Nisan 2012 08:15

Yıllarca televizyonlarda programlar yaptın, konuklar ağırladın. Cilalaya cilalaya bir türlü parlatamadığın Baş Efendi şimdi mi aklına geldi? TGRT'de, Ulusal Kanal'da niye davet etmedin? Oralarla bağlantın kopunca ve Yeni Mesaj'da yazmaya başlayınca mı keşfettin hazreti (!) Haydar Baş'ı ben de anlamak için takip ettim. Özellikle Milli Ekonomi Modeli ile ilgili söylediklerini daha dün akşam bir kanalda izledim. Ekonominin temel kavramlarını bile yerli yerinde kullanmada bile problemli bir hal mevcut. Nedensellik bağıntısını kurarken sonuçların kendi tasavvurundaki gibi olacağını varsayarken, hiç hesap etmediklerini hesaba katmıyor. Bu nasıl model? Hangi üniversitelerde okutuluyormuş, bir de onu yazsaydın ya!... Haydar Baş gerçeği, bir Youtube kadar uzaktır. Merak edenler "kendi" gibi olmayanlara nasıl muamele edildiğine baksınlar, Bu mudur herkesi kucaklamak? Ayrıca "ene"si ve "kibr"i bu kadar "kavi" bir din adamının (!) insanların gönlünü kazanması çok zor. Velev ki gönlünü kazandıklarının, kazandıkları başka başka şeyler olmaya?????

mustafa aksu
9 Nisan 2012 16:09

prof. haydar baş bu ülkenin yetiştirdiği en kıymetli değerlerden biridir. islam'a, ekonomiye, siyasete, devlet idaresine getirdiği doğru ve ferasetli tanımlar ile yozlaşan değerleri durulaştırmıştır. haydar baş hoca olmasa idi bugünılımcı islamcılar her sahada dini bozacaklardı. haydar hoca olmasaydı gerçek ekonomiyi öğrenyecektik, ve yine o olmasa ehli beytten haberimiz olmayacaktı. Şia alevi caferi sünni kardeşliği yerine islam ülkelerine bile saldırmakta bir beis görmeye sözde müslümanlar olacaktık. Bizi aydınlattığın için sana sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ali
9 Nisan 2012 11:26

VAH ZAVALLI VAH KİMLERE UMUT BAĞLAMIŞ..

Mustafa Kemal Yıldırım
9 Nisan 2012 10:57

ip,btp,yENİÇAĞ GRUBU,,,sol sağ ayrımı yapmadan tüm vatanseverler birleşmeliler,,,yurudumuzu da bağımsızlığımızı da işgalden kurtarmalılar..Ayrıca dinimizi de din simsarlarından kurtarmalıyız..Bunun yolu da Haydar Baş Hocanın bu birliğin temel direklerinden biri olmasına bağlıdır

Tüm Yorumlar (6)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI