Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Nisan 2014

 

26 Haziran 2012

Aramızda Kalsın

Ben böyle Amerikan Düşmanlığı görmedim…..
Artık televizyonlarımızda neredeyse tutmuş hiçbir Amerikan (zaman zaman İngiliz ) dizisi, filmi kalmamıştır ki Türk yapımcılar tarafından sağı soluyla oynanıp, karakter ilaveleriyle şaşırtmalar yapılıp içine edilmesin.

Bu nasıl Amerikan düşmanlığıdır , dünyaya , orta doğuya ibret !

Ne yaptı Amerikalılar size böyle adamların filimlerini, dizilerini yağmalayıp duruyorsunuz !
Bu konu Mehmet Ali Önel Deşifre programına veya TVnet’te ki ‘Komplo Teorileri’ nde masaya fena halde yatırılası bir noktaya geldi.

Onlar mı bizim beynimizi yıkıyor yoksa biz mi onların kültürünü darmaduman ediyoruz ben işin içinden şakayla karışık çıkabilmiş değilim.
Çok abartmış olmayayım henüz ‘Game of Thrones’ , ‘Homeland’ yapılmadı ama ‘Killings’ kokusu almaktayım. ‘Without You’ bile yaptılar ! Bölüm sayısı sınırlı diye övündüler !

‘Borgias’ da epey zorlanacaklar ne de olsa Müslüman çoğunluğun yaşadığı bir ülkeye Papa ailesinin hikayesi nasıl uydurulacak bayağı bir çalışma ister lakin bizimkiler bunu da başaracaklardır.

Yeni yayına giren Amerikan Asmalı Konağı ‘ Dallas’ ise ellerinden öper.

Amcamın evinden yıllar önce antika gardrop çalınmıştı , sonra antikacılarda büfe yapılmış halde bulmuş çok gülmüştük. Dizilerin hali de sanki budur .

Televizyon kritiklerinin de bir şekilde televizyon düzenin bir parçası olduğunu düşünürsek bu konuya değinmemelerini anlayışla karşılıyorum, esasen ben artık insanları yaptıkları programlar, yazdıkları yazılardan yargılamama olgunluğuna erdim. Lakin bu durumu saptayan ve uyaran bir yazı yazan Sina Koloğlu’nu görmezden gelemeyiz, kutlamak lazım.

Koloğlu Milliyet’te ki ‘Rating Canavarı’ köşesinde mealen yeni dizi diye eski ve denenmiş dizileri yayınlıyorlar diyor. Robin Williams’ın ‘Miss Doubtfire’ filminden ‘size Baba Diyebilir miyim’ adıyla Okan Bayülgen’in oynamış olduğu diziyi şimdi ‘Hayatımın Rolü’ adıyla Haluk Bilginer oynayacakmış. Hümeyra’nın yeni dizisi ‘Annem Uyurken’ ise daha önce Haluk Bilginer için ‘Nerede Kalmıştık’ adıyla çekilmiş, esasen onun da orijinali bir Amerikan dizisidir. Koloğlu haklı olarak facianın tam merkezini işaret ediyor ve soruyor ‘ Hiç mi kafamız ‘biraz kendi özel hikayelerimize’ basmayacak? Benim derdim bu. Yoksa bu iki dizi de iyi iş yapar, tutar. Ya da tersi olur. Ne ben haklı çıkmış olurum ne de yapımcı. Sadece bir tane gerçek değişmez; yahu bir tane de kendi hikayeniz olsun.’

Sayın Koloğlu sormakta haklıdır;
Ne zaman televizyonlarımız kendi hikayesini anlatacak ?

Düşündüren, merakı körükleyen diziler ne zaman yapılacak ?

Söyleyeceğini açık ve net söyleyecek diziler lazım.
Unutmayalım ki , gerçeği yansıtırken gerçekten kopuşun en gerçekçi formudur diziler. İnce iştir.
Kötü karakterlerin de aşık olduğu, çocuk sevdiği, yaşlı bir kadını bir caddede karşıdan karşıya geçirebildiği , hayvanları beslediği , karakterlerin yaratık değil insan olarak dolaştığı acıyı, mutluluğu insan olmanın ne olursa olsun kalitesini hareketlerinde gösterdikleri bir dünyadır diziler. İnce iştir.

İyi ile kötü arasında aynı adamda bile çatışma yaratma sanatıdır dizileri yazmak uzun süreli kılmak. İnce iştir.

Bunca yazar arasında bunu yapabilecek yok mu ?
Elbette var ama şu an istenene boyun eğen maalesef yeteneğine intihar eden televizyon yazarlarıyla karşı karşıyayız , bu katliama dur demek zamanıdır.
Allah uzun ömür versin hepsine ama unutmayalım ki iyi yazarın ölümü zamansız olandır , arkasından ‘Daha yazacak çok şeyi vardı’ algısını yaratandır , yazdıklarında duygu olandır, camdan atlamadan önce bir kere daha düşünmelerini tavsiye ederim .
Elbette iyi bir diziyi yazmak yayınlamak için iyi yazar yetmez, iyi yapımcı rol kesmeyen oynayan oyuncu , doğru tercih yapan televizyonlar ve iyi bir seyirci bulmak gerekir, kolay değildir hele bu dönemde ….ince iştir.

Ama , ey televizyon sektörünü yönetenler ,
Hiç mi hikaye geçmiyor aklınızdan ? Her gün kaza oluyor hiç olmazsa o bari size ilham olsun , otobüs devrilsin herkes yola saçılsın baştan facia, trajedi, bol ceset sonra her biri kimdiler , otobüste olma nedenleri neydi hiç olmazsa bunun hikayesini yazın be, sağdan soldan çekilmiş dizilerden hikaye alıp yapıştırıp dizi kotaracağınıza.

Televizyonculuğu bilenler bilir ,
Bilmek , hatta gerçekler hiçbir anlam ifade etmez hayal kurmak esastır televizyonculukta.
Sina Koloğlu yazısında bir kere daha bunu hatırlatıyor, önemlidir.

Yazısı siste siren sesi gibi , mesleki sorumluluğunun bilincinde televizyon eleştirmeni olarak kendisini kayda geçiriyoruz.
Yazamayanlara kızmıyoruz da, bari yazanı kayda geçirelim.

Sevgiyle

Önemli Not : Sıcaklar bastırdı hayvanlar için kapınıza, pencerenize bir parça yiyecek bir kapta su koymayı unutmayın insanlık ölmedi .








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI