Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

17 Nisan 2014

 

21 Ağustos 2012

Bugün bayram... Kalkın çocuklar!

23 Nisan 1920’de dünyanın ilk çocuk bayramını kutlayan ülke olarak, son 90 yılımızı, 24 Nisan ile 22 Nisan arasında bayram dışı kalan dönemleri çocuklarımıza nasıl zehredeceğimizi planlayarak geçirdik.

Gerek tutuklu çocuk sayımız, gerek onlara cezaevinde tecavüz etmemiz, eğitim haklarını ellerinden alarak, her fırsatta kökenlerini hatırlatmaya endeksli bir ayrımcı politika gütmemiz; öğrencilerimizi tutsak alarak, onların ışığını söndürene kadar mücadele etmemizle ne kadar onur duysak azdır.

“Bugün bayram erken kalkın çocuklar!” şarkısını her bayram dilimize pelesenk eden biz karanlık insanlar, çocuklarımızın büyüdükleri gün, “erken kalktık da ne oldu?” diye sormalarından hiç mi tırsmaytız?

Erken kalk ki, seni “Bir Şarkısın Sen” programında maymun edeyim mi diyeceğiz yarının çocuklarına?

LİTTLE MİSS SUNSHİNE

Jonathan Dayton ile Valerie Falis’in yönettikleri 2006 yapımı “Little Miss Sunshine” filmi (Küçük Gün Işığım), işsiz bir baba, uyuşturucu kullanımı ve küfürlü dili nedeniyle huzurevinden bile atılmış bir dede, boşanma planları yapan bir anne, eşcinsel aşkı yüzünden intihara teşebbüs eden bir akademisyen amca, kimseyle konuşmayacak kadaar ağır bir depresyon geçiren bir ağabey ve tabi ki bozuk (!) bir arabayla şehirdışında bir yarışmaya yetişmeye çalışan minik Olive’in dünyasını anlatır. Çocukların, orta sınıf değerlerini yaşatmak için, düzenin kuklalarını taklit ettikleri bu içler acısı yarışmayı dedesinden öğrendiği striptiz numaralarıyla alt üst eden Olive, sorunlar yumağı içinde boğulan ailesinin, orta sınıf değerleriyle kararmış bir aileden çok daha huzurlu olduğunu keşfederek ayrılır yarışmadan….Düzeni devam ettirmek için büyüklerini taklit edenlerden çok daha gerçek ve yaşanası bir dünyası vardır bu çocuğun.

BİR ŞARKISIN SEN

Önde gelen kanallarımızdan birinde de Little Miss Sunshine benzeri bir şov programı var. Çocuklar, zavallı büyüklere öykünerek, ergenlik zamanlarında pek yadırgayacakları küçük ama özentili sesleriyle rezil şarkılar seslendiriyorlar. Şarkılar, çoğunlukla arabesk krallarına ait tabi! Kadın döven, sevgiliye kezzap atan, pavyon basan, kumarbaz , “büyük” ustaların eserleri seçiliyor genellikle…Ya da sanatından fazla selüliti, estetik ameliyatı, zengin sevgilisi filan konuşulan “örnek” kadınlarımızın aranjmanları seslendiriliyor.

Uzmanların bal gibi çocuk istismarı olarak değerlendirdikleri bu program konusunda hiçbir hassasiyeti yok RTÜK’ün. Çünkü Behzat Ç’nin sigarasını ve cinsel yaşamını daha çok merak ediyor.

Oysa genç yaşlarında Pınar Altuğ’un Pamuk Prenses kostümleri, yüzüklerle donatılmış koca parmaklarıyla tanışan evlatlarımız kendilerini hayat boyu kurtulamayacakları bir karabasanın içinde buluyorlar. Bu tiksinç gecenin sahipleri çocuklara makyaj yapmadıklarını söyleyerek, istismar iddialarını red etseler de, çocukların bayramlık kıyafetleri ve büyük büyük tavırlarıyla şarkılar döktürmesi bile yeter!
Altuğ’nun sözde çocuk tavırlarıyla yarışmacıları taklit etmesi hiç komik olmadığı gibi, programı savunurken, çocukların yarıştırılmadığını iddia etmesi de pek gülünç! Günün 23 saatini programa çıkabilmek için elemelerde geçiren çocukların geleceğini gerçekten merak ediyorum.
Hele hele program konukları arasında bir anaokul yöneticisi olan Neşe Erberk’in de olduğunu görünce, pes diyor insan!

ÇOCUKLAR…BİZİM ÇOCUKLARIMIZ

Bu çocuklar bize ne yaptı ki, onlara böyle programları layık görüyoruz?

Bu çocuklar bize ne yaptı ki, oyun oynamaları gereken bir dönemde onları büyüklerin hiç matah olmayan dünyalarına özendiriyoruz?

Bu çocuklar bize ne yaptı ki, mahallede top oynamaları, lastik atlamaları gereken bir çağda, , onlara yeni kanunlar çıkartarak, daha 5 yaşında okullarda tutsak ediyoruz?
Nedir bu acelemiz? Allah Sevgisi’ni bir an önce yeryüzüne taşımak mı, yoksa Allah korkusuyla çocukları daracık korku tünellerini kapatmak mı derdimiz? Müfredatlara müdahale etmemizin arkasında yatan asıl neden ne?

Bugün bayram, sakın ola ki erken kalkmayın çocuklar.

Erken kalkan büyükleriniz zaten cezaevlerinde çürüyor!Bu millet erken kalkanları değil, uyuyanları, uyutturanları ve onları taklit edenleri seviyor!

Bu bayram,sakın ola, erken kalkmayın… Sakın ola ki, bayramın şeker tadında geçeceğini düşünerek, ileride pişman olacağınız hayatları yaşamayın!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI