Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

13 Kasım 2012

Aşkın Acı Hali

Bin bir çeşidi olan bir durum aşk. İşte platonik aşk, romantik aşk, neşeli aşk ve acılı aşk. Şöyle ya da böyle, az ya da çok, herkes aşkın acı halini bir kere de olsa tatmıştır.

Kuşkusuz aşkın en derin iz bırakanı, en unutulmazı, en sarsıcı ve hazin olanı aşkın acı halidir.

Aşkın neşeli hali, yaşanır ve genellikle bir süre sonra unutulur. Uzun sürmüş olsa bile, kısa bir anı olarak zihinde kalır aşkın neşeli hali.

Aşkın acı hali ise başka bir şeydir.

Bir parçanız bir daha geri dönmemek üzere, sizi bırakıp gitmiştir. Terkedilmişsinizdir. Beklemediğiniz bir anda bir koku, bir ses veya bir şarkı size, onu hatırlatır.

Umutsuzca onu her yerde ararsınız. İskelelerde, meydanlarda, otobüs duraklarında, onu bir kerecik olsun uzaktan da olsa görebilmek için saatlerce beklersiniz.

Gelmez ve derin bir ızdıraba gömülürsünüz. Kan yerine zehir dolaşır damarlarınızda.

İşte, yaşamın en çaresiz hallerinden birisidir aşkın acı hali.

Hayat, yandığınız bir ateşe dönüşmüştür.

Keşke dersiniz keşke “bir büyücü çıkıp gelse de beni bu ıstıraplı, zehir zemberek durumda kurtarsa”.


Bir gün, bir köşeyi döndüğünüzden birden bire onu görürsünüz. Bir yabancı gibi davranır size, artık onun için “bey” ya da “hanım” olmuşsunuzdur. Yada daha da kötüsü birbirini tanımayan iki yabancı gibi birbirinizin yanından yürür gidersiniz. bozguna uğrarsınız, coşkunuz ve sevinciniz kaybolur, İçiniz cız eder.

Kimsecikler göremez, lakin sapır sapır yüreğinize dökülür gözyaşlarınız. Ve şaşırarak görürsünüz, yıllarca süren o birlikteliğin, yoğun paylaşımın nasıl bir yabancılığa dönüştüğünü.

Onun bir daha dönmeyeceği her aklınıza geldiğinde; yüreğinizden yayılan acı, tüm organizmanızı istila eder. Nereye, neye bakarsanız bakın; yüreğinize ve ruhunuza yapışmış olan onun suretin görürsünüz. Ve çılgınlar gibi kaçıp yüreğinizi yakan bu acıdan kurtulmak istersiniz. Ama nafile.

Orhan Baba’nın veya Müslüm Baba’nın şarkılarına da sığınsanız, acınız biraz da olsa dinmez ve ızdırabınızın şiddeti azalmaz.

Hep ondan söz etmek istersiniz ve bazı insanlar sizi anlamaz ve durumunuzu mantıksız bulur. “ Bir ilişki yaşanmıştır ve diğer şeyler gibi bitmiştir, bu kadar kafaya takacak ne var...” deyip konuyu kapatırlar. Ve sessiz sessiz kendinizle konuşmak zorunda kalırsınız.

Bazen aşkın en acı hali yaşamın en şaşkın hallerinden birisidir. Her şey yolunda giderken, birden bire ve görünürde hiç bir neden yokken terkedilirsiniz.

Acı içinde şaşkın şaşkın bakarsınız gökyüzüne ve terkedilme nedeni anlayamadığınız için soru işaretleri bir değirmen gibi öğütür ruhunuzu.

Aylar geçer fakat yüreğiniz ve ruhunuz acıya ev sahipliği yapaktan usanmaz. Unutmak için alkole sığınırsınız. Delice içer, kırmak, dökmek gibi delice şeyler yaparsınız. Böyle kadere isyan edersiniz.

Hazindir, ama aşkın acı halini unutmak, zihninizden silmek öyle kolay değildir.

Yıllar geçse de, unuttuğunuzu sansanız da, ummadığımız bir anda, beklemediğiniz bir ortamda bir mızrağın saplanması gibi, kalbimize batar aşkın acı hali.

Sarsılırsınız, gözleriniz dolar, yüreğiniz burkulur diğer insanlar anlamasın diye onlardan uzaklaşırsınız. Yıllar geçmiştir. Bırakın diğerlerine, kendinize bile bu durumu anlatacak, açıklayacak söz bulmaktan zorlanırsınız.

Velhasıl, hayatın en acı ve en zavallı hallerinden birisidir aşkın acı hali.

(Meraklısına not: farkındayım siyah bir yazı oldu. Onun için bitirirken pozitif bir tespit: Bazen acı çekseniz de yine de böyle güzel bir aşk yaşadığınız için kendinizi şanslı hissedersiniz.)








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

gülbahar
15 Kasım 2012 11:36

üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin (15 yıl oldu) unutamıyorsun, sadece eskisi kadar acımıyor, yaşadıkların yaşamak istediklerin hepsi yerli yerinde duruyor. evet en güzel tarafı "ben aşkı yaşadım, hemde dolu dolu" diyebilmek

serap
14 Kasım 2012 16:43

Aşkın acı halini bir değil bir kac defa yaşadım.. Her defasında bu acı omur boyu geçmez dedim.. Zaman herşeyin ilacı... Simdi uzuldugume üzülüyorum.. Tabii ki çok hirpalandigimda oldu ama yakinlarimizi dahi kaybettigimizde bize alismayi yitirdiğimiz kişiyi mazi de tatlı hatıralarla animsamayi öğreten zaman aşkın acı halini de unutturuyor....

ece inci
14 Kasım 2012 13:04

çok güzel dayı

nihan kalic
13 Kasım 2012 12:33

Herkesin pek bahsetmek istemediği ama okuduğunda bi yerinden hah işte aynen bana oldu dediği bi yazı olmuş. Sonu da yüreklere su serper gibi ama insan olduğumuzu hepimizin aynı dertlere ortak olduğunu bilmek yazıyı daha su serper hale getiriyor bence.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI