Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

21 Kasım 2012

“Vatan Haini“

Sanıyorum “vatan hainliği” külliyatının en zengin olduğu ülkelerden birisiyiz.

Öyle ki son elli altmış yıl içinde “vatan hainliği” ile itham edilmemiş çok az yazarımız, sanatçımız ve düşünürümüz var.

Velhasıl, çok manipüle edilmiş ve edilen bir kavram vatan hainliği.

Hele bir de bazı çıkar gruplarının ülkeyi soymalarına veya bunların haksızlıklarına açık tavır aldıysanız, vah halinize, “vatan hainliklerinden, vatan hainliği” beğenin artık.

Hatta bazıları geçmişte hızlarını alamayıp, Sabahattin Ali olayında olduğu gibi “vatan haini” olarak belledikleri kişileri acımasızca öldürmekten çekinmediler.

İşte bir vatandaşımız, ülkemiz insanının umutlarını, acılarını en iyi anlatan şair ve yazarlardan biri olan ve hemen hemen hepimizin severek dinlediği “Aldırma Gönül” ve “Benim Meskenim Dağlardır” şarkılarının/şiirlerinin yazarı olan Sabahattin Ali’yi “milli hisler” nedeni ile şaibeli bir şekilde 1948 yılında katletti.

Bu topraklarda son bin yıldır, silah zoru ile başarıya ulaşan en planlı, en kapsamlı toplum mühendisliği projesi olan 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren, bir zamanlar bazı temel demokratik hak ve özgürlükleri dile getiren bir dilekçe verdiler diye binlerce aydını “ vatan haini” ilan etmişti.

Dedim ya bu ülkede sanatçılara, yazarlara ve düşünen herkese yönelik “vatan hainliği” külliyatı bir hayli zengin.

Ancak, geçen gün farklı bir durumla karşılaştık ve bu defa bir sanatçı, Fazıl Say arabesk sevenleri/dinleyenleri, bir televizyon programında “ vatan hainliği” ile itham etti.

Bunu duyunca açıkçası hemen aklıma yukarında bir kaç örneğini verdiğim ülkemizin hayli zengin “vatan hainliği” külliyatı geldi ve irkildim.

Arabesk müziğini, kaderciliği pompaladığı için zararlı bulabilirsiniz, müzikalite açısından eleştirebilirsiniz, lakin çok garip ve anlaşılamaz bir durum, Fazıl Say gibi yeryüzünde kabul görmüş bir sanatçının bir müzik türünü dinleyenleri “vatan hainliği” ile itham etmesi.

Bir de çözümsüzlük, çaresizlik içinde çırpınması nedeniyle arabesk müzik dinleyen birsinin ruh halini anlamaya çalışması gerekmez mi Fazıl Say gibi bir sanatçının?

Ayrıca benim de çocukken yaşadığım gibi bazen piyano da insanın hayatını karatmaya yol açabilir.

İstanbul’a taşındığımızda bazı nedenlerden dolayı Bakırköy’de kısmen orta sınıf çocuklarının okuduğu bir ortaokuldan okumak zorunda kalmıştım. Hayatımda o güne kadar piyonun adını duymamış olan ben, neredeyse piyano çalamıyorum diye okuldan atılıyordum. Müzik öğretmenim evimizde piyano olmamasını bile garipsemişti.

Halbuki biz, bırakın piyano almayı, o zamanlar beslenmemiz için gerekli olan temel gıda maddelerini alacak imkanlara bile yeterince sahip değildik.

Bu örnek de gösteriyor ki dinlediğiniz müzikte, yaşamımızdaki birçok şey gibi, içinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal ve toplumsal koşulara bağlı.

Fazıl Say’ın böyle laflar etmeden önce bunları düşünmesi gerekmez mi?

Vatan hainliği suçlamasından vazgeçme zamanı gelmedi mi artık, zira bu toplum bu korkunç ötekileştirmeden çok çekti ve ağır bedeller ödedi.











Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

celsl
4 Aralık 2012 10:06

hiç bir türk de türkmende sahipsiz degil.ama tutkunluk yok.dünyayı titreten biz türkler şimdi niye susuyoruz bilmiyorum

sebla
3 Aralık 2012 13:42

ececim, dayını sevmen güzel de..burası aile fotografı değil, her yazısının altına sevindirik bi not düşmen gerekmez.

ece inci
2 Aralık 2012 19:33

dayicik çok güzel.

sinem41
1 Aralık 2012 16:17

saydığınız vatan haini tanımını gerçek vatan hainleri kullanıyor. günümüzde gerçek vatan hainleri cirit atıyor. T.C. temeline dinamit koyanmı dersiniz natoya peşkeş çekenmi dersiniz bölünmeye götürenmi dersiniz,bebek katilini muhatap alıp ülkeyi onun insafına bırakanmı dersiniz. bunlarada mı demiyelim.

selim
28 Kasım 2012 20:27

suriyedeki türkmenler sayipsiz
iraktaki türkmenler sayipsiz
avurpadaki gurbetcilerimiz holdingzede
kombassanzede

Tüm Yorumlar (10)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI