Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

30 Mart 2017

 

10 Aralık 2012

Kimsin Sen?

Kadim alışkanlıklarımızdan birisidir eleştirmek.

Ruhumuzun derinliklerinden yükselen o şiddetli narsistik güçle onu eleştiriyoruz, bunu eleştiriyoruz, lakin sıra kendimize gelince toz kondurmuyoruz.

Siyasi partileri eleştiriyoruz, ötekini eleştiriyoruz, berikini eleştiriyoruz.

Doğru ya da yanlış her türlü adaletsizlik ve kötülük için sistemi suçluyoruz.

İyi de, biz birey olarak kendimizi ne kadar sorgulama çabası içine giriyoruz?

Birçoğumuz yanlış ya da doğru, şöyle ya da böyle, içinde yaşadığımız sistemi sorgulamaya çalışıyoruz.

Peki, bizzat kendimizi sorguluyor muyuz? Sözgelimi, siz, ben, o:

Dönüp de kendimize bakıp, kendimizi eleştirme cesareti gösterebiliyor muyuz?

Hatalarımızı görüp, özeleştiri yapıyor muyuz?

Mesleğimizi elimizden geldiğince doğru dürüst yapmaya çalışıyor muyuz?

Bir sorun ortaya çıktığında, sorunun bir parçası mı oluyoruz, yoksa çözümün bir parçası mı olmaya çalışıyoruz?

Çevremizdekilere iyi ve makul davranmak için elimizden geleni yapıyor muyuz?

Kendimizi günün sosyal ve toplumsal gereklerine göre güncellemek için potansiyelimiz ölçüsünde çabalıyor muyuz?

Benim şahsen görebildiğim; ne yazık ki birçok insan “günü kurtarma” peşinde.

Allah aşkına söyler misiniz, ülkemizde mesleğini hakkı ile yapan kaç kişi var? Gördüklerimin ve yaşadıklarımın beni bu konuda pek de iyimser bir sonuca götürdüğünü söyleyemem.

Başarısızlıklarımız söz konusu olduğunda, öncelikle başarısızlığa yol açan kendi eksikliklerimizi ve hatalarımızı görüp, analiz etmek yerine, hemen kendi dışımızda, doğru ya da yanlış, bir suçlu bulmaya çalışıyoruz.

Başarısızlıklarımızın eleştiri konusu yapılması ise bizi çileden çıkarıyor. Zira, her nasılsa kendimizi kusursuz olarak görüyoruz.

Küçük başarılarımızı ise, olağanüstü abartıyoruz.

Bir sorun ortaya çıktığında, öncelikle bu sorunun çözümüne nasıl bir katkıda bulunabilirim diye kendimize sormuyoruz. Hemen işin kolayına kaçıp etrafımızdakilere “bu sorunu niye çözmüyorsunuz” diye suçlama yoluna gidiyoruz.

Kuşkusuz içinde yaşadığımız sistemin niteliği, bizim yaşamımızı biçimlendirmemizde büyük öneme sahip.

Lakin en yanlış, en adaletsiz sistemlerin içinde bile mesleğini iyi yapan, nitelikli bir çok bireyin yetiştiğini tarih bize gösteriyor.

Sonra, diyelim ki, en mükemmel sistem kuruldu, biz hemen bu değişime ayak uydurup, kendimizi yenileyebilecek miyiz?

Pek sanmıyorum. Bırakın insanların kurduğu iyi sayılan sistemlerin, yine insanlar tarafından yozlaştırılmalarını, tarih bize dayanışmayı ve adaleti öğütleyen bazı dinlerin bile insanlar tarafından çıkarlarına nasıl alet edilip yozlaştırıldıklarını açık ve net bir şeklide gösteriyor.

Ayrıca, biz mesleğimizi bilerek ve isteyerek gerektiği gibi yapmıyorsak, politikacılardan bunu beklemeye ne kadar hakkımız var?

Keşkeklerimizi çoğaltmak istemiyorsak, içinde yaşadığımız sistemin yanında kendimizi de sorgulama cüretini göstermeliyiz. Hem bunun toplum için veya kolektif iyi için falan değil, bizzat kendi rahatlığımız, huzurumuz için yapmalıyız.

Aksi takdirde, yaşayacağımız hayatı biz değil, küçük çıkar grupları kurgular ve onların kurguladığı hayatı yaşarız.

Bence, en azından arada bir kendimize “ ben kimim” diye sormamızda büyük yarar var.

(Meraklısına not: Kuşkusuz herkes yukarıda özetlediğim özelikleri taşmıyor, lakin söz konusu özeliklerin birini, birkaçını veya hepsini taşıyan birçok insanın olduğu da bir gerçek.)








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

cagatay
25 Aralık 2012 20:38

Ben ya bana bicilen rolum ya da hayaller kurabilen benim. Siz kim olmak isterdiniz?Selamlar Haydar Bey !!!

ece inci
10 Aralık 2012 20:01

dayıcık ama çok süper olmuş

erdem ilker
10 Aralık 2012 17:44

Haydar bey bence çok önemli bir sorun. Bizim bir problemimiz de eleştiriye katlanamamak.. Hemen kişiselleştirmek.. Tabi tüm bunlar maalesef "eğitim" eksikliği sonucu, "öğrenim" değil..Toplumsal duygusal zekamız aldığımız örgün eğitimin çok gerisinde kalmış..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI