Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

25 Mart 2017

 

11 Aralık 2012

DİL'im BELAM...

Biz Anadolu doğumlu insanların İ.Ö V bin yıllık bir medeniyetler beşiği toprakların üzerinde yaşıyor olmamızdan mı, yoksa Anadolu kadınından doğmaktan mı? nedir, misyon dedikleri güne, gündeme, takvime, tarihe karşı sorumluluklarımız, taahhütlerimiz adeta ceyiz sandığı gibi bohçaları açıldıkça artarak devam ediyor. Bu topraklar krallar, prensler, nice komutanlar, padişahlar, sultanlar vede hazinelerini saklıyor, sırlarını, medeniyetlerini saklıyor. Her vurulan kepçeden, kazmadan adeta bir söylev, bir vasiyet, bir name fışkırıyor. Tabi okuyabilene, idrak edebilene.

Kendi atalarımızın 1071 den çok ama çok önce anadoluya sahip olduklarını bize mağaraların taş duvarlarına kazınmış tamgalar ve yazıtlar şimdi,şimdi söylüyor. niye? bu güne kadar bunları Avrupalı bilim adamlarına okutmuşuz, biz okumamış, okuyamamışız. Cahil ve aciz bırakılmışız.

Alfabemizin mücadelesini vermemişiz, Dilimizin mücadelesini vermemişiz. Tarihimizi, destanımızı onlar yazmış. Kahramanımızı, hainimizi onlar bize belletmiş, gelen de aynı hamam, aynı tas misali devam etmiş.

Öğretilerimizi sorgulamalıyız, öğretenlerimizi hırpalamalıyız, onlarıda doğruyu bulmaya, öğretmeye zorlamalıyız diye yazdık.

Biz, bize öğretilenlerle dünya egemenleriyle satrança oturamayız, ezik kalırız, mağlup başlarız dedik olmadı, yazdık. Olanlar ortada.

Nereden başlayalım; Elbette ki tarladan coğrafyadan, ne ekelim. Sorulur mu egemen İngiliz neyi ekiyorsa onu. Yani DİL'imizi.

Yunus Emre enstitülerimizi niye kurduk, yurt dışı akraba toplulukları teşkilatımızı neden kurduk? Birilerinin bendeleştirdiklerine, hısıma, akrabaya, yandaşa, paydaşa kadro temin etmek için değil herhalde.

Dünya egemenleri (ne demekse) saymışlar dünyada konuşulan diller olarak 1.Çince 2.ispanyolca 3.Hintçe 4,İngilizce ve 5.Türkçe olarak tespit etmişler. Tabi bizde tarihimiz gibi, alfabemiz gibi, kayıp haklarımız gibi, sürgünlerimiz, tehcirlerimiz, yağmalanan değerlerimiz gibi bu işe de taraf olmamış, bu hesap yanlış biz 5. değil aslında 3. konuşulan dil ailesindeniz dememiş, diyememişiz. Niye biliyormusunuz; sıfatlarını batıdan, maaşlarını bizden olan bıyıksız adamlar yüzünden. Sıfatı milli olmayanın milli değerlerle ne ilgisi alakası olabilir ki zaten.

Hz İsa'nın doğumu 6 sene noksan dedik, şimdi oraya geldiler, onbeş yıl önce bunu haykıran sn aytunç altındalı tazminata mahkum ettirdiler. Zamanımızı çaldınız, sıfır meridyen İstanbulundur çaldınız grenwic'e götürdünüz, sahte bir coğrafya kongresiyle dünyaya kabul ettirdiniz ama tarihi değiştiremediniz doğu ve batı roma neyin batısı neyin doğusu. Tarih yalanı kusuyor. Astro fizikçilerimiz susuyor. Tıpkı coğrafyacılarımızın sustuğu gibi, Niye suskunlar? Sıfatlarının sahiplerini kızdırmamak için,
İstanbulla, Londranın meridyenleri arasındaki yaşayan milyonlarca insan burçlarını yanlış okuyor. yalanla kandırılıyor.

Uşak müzesinden çalınan Karun hazineleri broşundan çok daha kıymetli İstanbulun gerdanlığı, zamanın sıfır noktası. haritaların başlangıcı, borsaların açılışı, ezan'ın ve zamanın başlangıcı ve mihenki olmak .

Türkçemizin, dil'imizin mücadelesini kıyasıya vermemiz, kültür coğrafyamızı iğfal edilmekten kurtarmamız lazımdır. 2023 vizyonlarında Bavyeradan-Mançuryaya, İşkodradan-Kamboçyaya bu dilin mücadelesi verilmeli. Tarla ve tohum müsaittir, bu tohum ve bu tarla birbirine aşinadır. Üçüncü bin Türk asrı olacaktır. Bu ütopik bir istek veya tesbit değildir. Günün götürdüğü gerçektir. On yıllık bir dil hamlesiyle, yirmi yıl sonra ki ihracatımız bir kaç onlu trilyon dolar olacaktır.

Bırakın insanlarımız siyah beyaz gördükleri rüyalarını hangi dilden görürse görsün, bırakın analarımız kendi dilinden söylesin balasının ninnisini, bırakın mahkemeler hangi dilden isterse dağıtsın adaletini, Biz ticaretin diline bakalım, Üretelim, üretelim, satalım. zenginlik ve refahımızı artıralım. ürüyelim, ürüyelim çoğalalım.

işte avrupa üretti ama üremeyi unuttu, işte Afrika üredi ama üretmeyi öğretmediler. O da bizi bekliyor. Haydi...








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI