Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

17 Aralık 2012

Yalta, Malta, Nafta

1959 yılında Londra seyahatinde Menderes’in uçağına yanlış rota verip,düşürtenler; konuşmadı….

1960 yılında ‘Gürbüz Çocuklar ’ca yapılan ihtilalin merkezindeki Jusmat Ankara çalışanı rolündeki Ruzi Nazar’da; konuşmadı…..

Bizden sonra yeksan olan Japon’nun kalkınmasının arka planı da hiç araştırılmadı…..

‘Bütün suçu kendilerine dayatılan eğitim sisteminde buldular ve değiştirdiler.’

Galip çıktığımız savaştan 1954’e kadar niye harp tazminatı ödedik; Başka dayatmalar nelerdi, hiç sorgulanmadı.

Boğazlar ve Türkiye’nin siyasi iklimi konuşuluyordu masada tek Türk yoktu yıl 1945’ti ve dikenin battığı yer Yalta idi ; o da hiç konuşulmadı…….

Menderes yeni paktlar peşinde idi, Mustafa Kemal’de öyle. Sadabat , Balkan , Bağdat , Cento , Nato , Gladio ve AB. Ata’nın dilinden Avrupa Emperyalizmi. Günümüzde ise AB , Hangi AB ? Adalı AB’mi ? Kıtalı AB’mi ?

İngiliz önderliğinde gözüken ABD rehberliğinde bir AB mi? Düşman komşuları birleştiren FRANSALMANYA yapan işte bu korkudur. İşte cevabı içinde olan soru budur.

Yalta ; hiç konuşulmadı , Malta sus , pus herşey Nafta için ‘Nafta Kuzey Amerika Ticaret Paktı’, kaderin cilvesine bakın. Nafta bizim eski dilimizde petrol demek , yani enerji , yani ticaret, yani para, finans, ekmek, savaş, zenginlik.

Nafta ülkeleri , Nafta için yeni dünya düzeni , yeni koridorlar, güvenlik sınırları derken ülke sınırlarını değiştiriyor. Nafta Kan’a doymuyor, ne gariptir ki hep Müslüman ve on altı yıldız bölgesinin kanı akıyor.

Çanakkale’de de İngiliz ; Müslüman sömürgelerden gelenlerle savaştır mıştı bizi……

Biz madem Nato’nun en büyük ordusunu besliyoruz ve Nato’nun sınır ülkesiyiz , Almanya ve Hollanda askeri yok daha milis sayılacak bir gücü var niye? niçin? neden? hemde Nato’nun sınırlarının binlerce kilometre içinde olan ülkelerken onların Patriot gibi savunma amaçlı bataryaları varda, bizim yok. Bu bataryaların namluları ve menzilleri, başka bir çekiç güç oluşturmuyor mu?

İşte buda sorgulanmayan bir soru ? Sorgulayan var mı ? Ayıldılar ve bayıldılar. Şimdi istirahat ettriliyorlar?

1938 Fransızlar Hatay’dan çıkacaklar, Referandum plebisit yapılacak nereye bağlanmak istersiniz diye.

Türkiye’ye mi, Suriye’ye mi ? Suriye Fransız dominyonu , yani kontrolü altında manda, yani sömürgesidir.

Gazi’nin ölümünden 6 veya 8 ay evvelki, belki de son seyahatidir bu. Adana ve Dörtyol seyahati dezenformasyon ve öldü propagandalarını kırmak ve ölmedim Türkiye’ye de bağlanmanızı istiyorum amaçlıdır bu seyahat. Gazi için yalnızca kendisine bağlı bitirimleri faaliyettedir, Adana’da , Dörtyol’da Antakya’da. Çok özel bir kolağası örgütü fevkalade çalışmalar yapmıştır bu konuda yazıldı mı tarihi yook.

Dolmabahçe’deki Fransız doktorları şiddetle karşı çıkarlar evet doktorları Fransızdır. O doktorların Fransız Büyükelçisi ile temasının olmadığını düşünmek saflık değil aptallığın en alasıdır.

Ölüm döşeğinde acılar içinde Hatay’ın Anavatana İlhakını sağlayan Gazi bakın ABD’li general McArtura nediyor du ‘Hatay’ı aldığım gibi, Musul, Kerkük ‘üde , Kıbrıs’ı ve oniki adaları hatta doğduğum yer Selaniki’de alacağım’ İşte benim Atatürkçülüğüm; bu kadarcık .Buralara çalışmadan onun resmi olan paralarla alınan maaşlar onculuk iddia edenlere haramdır.

O,1925 deki Nasturilerin esir aldığı askerlerimizi kurtarmak için Maraşal Çakmak’ın odasındaki toplantıda Edirne’den getirttiği kolordu kumandanı Cafer Tayyar Eğilmez (gerçek bir vatansever,kahraman) paşaya

-paşa; içimizde gayri-nizami harbi en iyi bilen sensin, güney ordusunun başına git askerlerimi al talimatıyla günümüze de, şimdiki Generallerde kopya veren, ışık veren idi.(İngilizler bu kahramanımızı tarihten sildiler, Edirne kolordudaki resmini dahi kaldırttılar.) 1925 de Musul’u alıp da, çıkmayı reddeden paşamız ruhun şad olsun . Sayende Musul vilayeti üzerindeki haklarımızı öğrendim.

Terör ve kalkışma demek ki düzenli ordunun işi değil gayri-nizami bir metod ve teşkilat gerekiyormuş, şükür sonunda anladılar.

Şimdi gelelim diğer devlet başkanımız Özal Rahmetlinin vefatına, niye 20 yıl sonra, niye bu gündem.

Onunda Gazi gibi, Menderes gibi fikirleri depreşmişti Balkan ve Rumeli’de geziyordu, Asya’da sahipsiz kalmış Türk devletleriyle ilgileniyordu İşkodra dan Mançurya’ya kadar ipek yolu, tren yolu, pipe-line boru hattı, otoyol ve fiber optik kablo diyordu.Bir başka Coğrafya, bir başka Ticaret alanı tarif ediyordu.

Peki Özal’ın öleceğini Süleyman bey nereden biliyordu ?

Azerbaycan’da ki halk meclisi oylamasıyla diskalifiye edilecek Haydar beye ülkene dön diyerek, bu beyaz ihtilali ihbar eden, Azerbaycan’ı bu kanlı Aliyev ailesine teslim eden zat mı Haydar beyi kullandı, Haydar bey mi bu zatı ? Özal Haydar beyin elinden ne içmişti?

Varşova paktında olup, Batı Blokun da kalan ülkelerin elinde bugünkü ilimlerle dahi tespit edilemiyecek sentetik zehirlerin var olduğunu biliyoruz. Ukrayna ve İsrail eksenli bazı operasyonlarda bunları gördük, okuduk, biliyoruz.Tesiri zaman ayarlı bomba gibi bir,iki ay sonra devreye giriyor ve kesinlikle bulunamıyor.

Özal’ın vefatından sonra hangi ülkenin gizli servis arşiv sorumlusu solakken, sağ eliyle intihar etti, bu adam ne biliyordu. Niye susturuldu.

Çevremizdeki bu kolektif gelişmeleri araştırmadan bu kabil konuları aydınlatmak elbette mümkün değildir.

Bunlar bizim için faydalı ama sömürücüler için karartılması gereken fikirlerdir.

Okunmaması gerek kitabı okumak,

Gezilmemesi gerek Coğrafyayı gezmek,

Hayal bile edilmemesi gerekenleri düşünmek,

Hasta adamı iyileştirecek ilacı söylemek,

Verilen repliğin dışına çıkmak,

Yok olma sebebidir.

Bu coğrafyanın ve Tarihinin kaderi budur.

Zehirlenen kişi değil, fikirleridir.

Niyeti olanlara duyrulur……








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI