Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

10 Nisan 2013

İktidarın “lale” inadı

“Lale” figürü resmi olarak karşımıza ilk defa, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye tanıtım logosuyla çıktı. “Lale” daha evvel çeşitli logolarda seyrek olarak kullanılmıştı. Ama AKP iktidarıyla birlikte, öncelikle Türkiye’yi sonra İstanbul’u temsilen neredeyse tüm kurumların amblemlerinde /logolarında kendine yer buldu. Bu durum sanat ve tasarım dünyasında yeni bir tartışmayı da peşinden getirdi. Acaba lale figürü hem Türkiye’yi hem İstanbul’u temsilen doğru bir simge miydi?

Bardağı taşıran son damla Borsa İstanbul’un yeni ambleminde de “lale”nin kullanılması oldu. Gazetelerde görmüşsünüzdür. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) adı Borsa İstanbul olarak değiştirildi. Adıyla birlikte amblemi de değişti. Yeni amblem bir “lale” figürü. Borsa ve lale ilişkisi gerçekten akıl sınırlarımızı zorluyor. Amblem öncelikli olarak borsayı mı simgeliyor? İstanbul’u mu? Belli ki ilişki olsun olmasın İstanbul’la ilgili her kurumun logosunda artık “lale” kullanılacak.

Kısaca göz atacak olursak; İstanbul Valiliği logosunda, İstanbul 2020 Olimpiyat adaylık logosunda, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı logosunda ve soyut olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi logosunda “lale” İstanbul’u temsilen başrolde yerini alıyor.

Bir tasarımcı gözüyle Türkiye’nin ve İstanbul’un, lale figürüyle ilişkisine yönelik itirazlarım var. Bunları sizlere aktarmaya çalışacağım.

Şimdi ilk itirazım marka-logo ilişkisine yönelik ; “Lale figürü Türkiye’yi ya da İstanbul’u simgeliyor mu?”.

Bu sorunun yanıtını 2007 yılında Referans gazetesi tarafından yapılan bir araştırmada buluyoruz. Aslında araştırma Türkiye’nin tanıtımı için tasarlanan logodaki “lale” figürü üzerine gerçekleşmiş. Anket sokaktaki turistlere uygulanmış. Çıkan sonuç beni hiç yanıltmadı. Lale figürü turistlere Hollanda’yı çağrıştırıyormuş. Türkiye’yi değil. Bu noktada karşımıza enteresan bir bilgi çıkıyor. “Lale” figürlü Türkiye tanıtım logosunu tasarlayan bir Hollandalı. Evet yanlış okumadınız. Hollandalı bir tasarımcı laleyi resmi sembol olarak hayatımıza yerleştiriyor. Erkan Mumcu’nun bakanlık döneminde logo tasarlama görevi Dream Design Factory(dDF) adlı ajansa veriliyor. dDF'nin o günlerdeki art direktörü olan logonun yaratıcısı Hollandalı Percy Borg.

Şaşırtıcı öyle değil mi? Üstelik 2004 yılından beri Hollanda’nın resmi logosunda lale kullanılıyor. Tasarımcı yabancı olabilir bu gayet doğal. Ama Hollanda lale ilişkisi biraz enteresan. Bu bilgiyi bir kenara koyup, tarihte laleye bir göz atalım isterseniz.

Aslında tarihin tozlu sayfalarını kurcaladığımızda lalenin memleketinin Anadolu toprakları olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 16. Yüzyılda, henüz Osmanlı İmparatorluğu elindeki lale hazinesini farkına varmadan, Avrupa’da “tulipenmania” başlıyor. Yani “lale çılgınlığı”. Bu çılgınlığın doğuş yeri Hollanda. Laleleri Hollanda’ya satan Osmanlı henüz lale aşkına tutulmuş değil. Bildiğiniz üzere bu aşk Lale Devri’nde başlıyor. Avrupa’dan yüz yıl sonra, 17. Yüzyıl’da Osmanlı’da zenginliğin, şatafatın, sanatın, bolluğun sembolü olarak döneme damgasını vuruyor. Ama bu geç kalmış farkındalık dünya genelinde lalenin Hollanda’yla birlikte anılmasına neden oluyor.

Günümüze geri dönecek olursak, Akp iktidarında lalenin önemli bir yeri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun nedeninin Lale Devri ile bağlantılı olduğunu düşünmüyorum. Ve bu noktada bir parantez açmak istiyorum; Lale, İslamiyet’te tıpkı gül gibi önemli bir simge. Lâle, hilâl ve Allah (cc) kelimelerinin ebced değerinin aynı olmasından dolayı, İslamiyet’te laleye ayrı bir değer verildiğini biliyoruz. Ama bu bağlantıyı ancak konuyla yakından ilgili olanlar kurabilir.

İktidarın lale tutkusu buradan mı kaynaklanıyor? Kuvvetle muhtemel öyle.

Parantezi kapatıp araştırmaya geri dönecek olursak, tasarım ve iletişim uzmanları lale figürünün ne yazık ki Hollanda'nın marka yönetiminin bir parçası olduğunu vurguluyorlar. Ve ekliyorlar; “Hollanda yıllarca bu anlamda bunu destekleyecek binlerce şey yapmıştır. Ayrıca laleyi dünyaya satan bir konumda olmakla birlikte marka ve ürün bağlantısını da çok iyi kurmuştur. Marka olmanın kurallarından biri olan 'lider ve ilk ol' maddesini fazlasıyla bu anlamda yerine getirmiş ve hatta bununla ilgili iletişimi de eksik etmemiştir”.

Yani araştırmada çıkan sonuç çok net; Lale, figür olarak Hollanda’yı çağrıştırıyor.

Ve konuyla ilgili son sözü Prof. İlber Ortaylı söylüyor: “Laleden şehir arması olmaz. Lalenin etrafında bir efsane ya da bir olay yoktur. Armalarda o aranır.”

Evet. Sözün özü bizim lale aşkımız geç kalmış bir aşk. Yerleşik bir algıyı değiştirmek çok güç. Aynı zamanda bu logolarla Türkiye’nin veya İstanbul’un tanıtımlarına milyon dolarlar harcandığını hesaba katarsak (2013 yılında sadece Türkiye’nin yurtdışı tanıtımlarına 90 Milyon dolar ayrılması planlanıyor) yanlış bir tasarımın bizlere çok pahalıya mal olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Hem pahalıya mal oluyor, hem de istenilen amaca hizmet etmiyor.

O zaman akıllara şu soru geliyor: “İktidarın bu lale inadı neden?”








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

dikan
11 Nisan 2013 08:56

iktidarın bu Lale inadı neden ?
Muhtemelen ; Para !Para ! Para !

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI