Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

11 Mayıs 2013

Demokrat söyleme geçme ve Kemal Derviş.

Ulusaldan uluslararası sosyal demokrat söyleme geçme ve Kemal Derviş.

Kayda Geçsin

Kemal Derviş’in Taha Akyol’un ‘Eğrisi Doğrusu’ Programında konuk olacağını duyar duymaz Cuma akşamı Kemal Bey’i izlemek, dinlemek için ekran karşısına geçtim.

Öyle ya, sağın aile boyu müseccel markası , ‘Akyol’ un karşısında Kemal Derviş ne diyecek , doğrusu ekranlarda yılın kaçırılmaz programıydı.

Kemal Derviş’in demokrasi, şeffaflık, kadın , barış noktalarında ki sözleri çok söylenmiş bilinen sözler gibi görülebilir ancak asla vaz geçmediği sosyal demokrat duruşun bu dönemde nasıl önem taşıdığını bir kere daha vurgulaması bakımından önemliydi , dahası beni sakinleştirdi, endişelerime şifa oldu.

Çapı evrensel boyutu kucaklayan insanların yetenekleri mesleki bilgileriyle sınırlı değil.
Kemal Derviş’in sözleri, düşünceleri , fikirlerinde hep insan vardı .

İnsan periferisinde bakabilen bir ekonomist, siyasetçi kendi halinde bir izleyiciyi dünyanın bir parçası olduğuna ikna edilebiliyor , Kemal Derviş konuşmasında bunu yaptı.

Bin akilin yapamadığı diyelim.

Uzun zamandır ekranlarda sosyal demokratları, solu hırpalamayı adet haline getiren ve sol içindeki çekişmeleri malzeme etmekten zevk alan sağ sığlıklardan usanmıştım .


Sağın ve sağın emin limanlarına sığınmış ‘liberallerin‘ kaba ve zaman zaman kahkahalarla bezenmiş alay dolu davranışları yüzünden sosyal demokratlar neredeyse kendilerini suçlu gibi hisseder oldular.
Ve ne yazık ki sosyal demokrat olduğu iddiasındaki siyasetçiler sıradan , samimi sosyal demokratların adalet, yaşama sevinci, barış, insanca yaşam arayayışlarına tercüman olamadılar , insanların bu ezikliğine çare bulamadılar.

Kemal Derviş sosyal demokrat bakışın bir kabahat, , çağın gersinde kalmak olmadığını açık, net biçimde gayet güzel anlattı.

CHP ile ilgili değerlendirmelerinde sol ahlaka yakışan bir özenle Kemal Kılıçdaroğlu ile geçmişte yaptığı çalışmaları, Ecevit’in ve Erdal İnönü’nün yapmış olduğu açılımları hatırlattı.
Uzun zamandır ne hatırlayan , ne de hatırlatan yok , Kemal Derviş iyi ki hatırlattı.

Kemal Derviş’in en önemli sözleri ise sosyal demokrasinin, solun artık ulusaldan uluslararası sosyal demokrasi söylemine geçme vaktinin geldiydi.

Dünyanın dört bir tarafına bir tuşa dokunuşla hareket edebilen para karşısında ne yapacağını şaşırmış sosyal demokratların çaresiz olmadığını gayet güzel anlattı.

Kayıtsız şartsız, eleştirisiz ‘Kusursuz Amerika Hayranlığı’ hastalığına kapılmışlara ki Kayıtsız Şartsız Amerikan Düşmanlığı kadar anlamsız ve fena bir hastalıktır gayet güzel bir değerlendirme yaptı ve örnek verdi ; Amerikada paranın %25‘ini elinde tutanların nüfusun %1 olduğuydu.
Türkiye’de bu oran nedir aklıma takıldı, Taha Akyol sormadı !

Yıllar önce mainstream medya tarafından çizilen Kemal Derviş portresi miydi acaba,
onun bir türlü Türk Sosyal Demokrasisinin içinde kalıcı ve siyasi anlamda yer bulamayışı ?

Adamı Türk dar çevresinin toplantı, ev ziyaretleri ile lanse eden anlayış mıydı ?

Belki bir gün Kemal Derviş yaşamını kaleme alır ve bu analizi yapar.

Umarım şimdiki zamanda sosyal demokratları yanlız bırakmaz , çünkü şimdilerde ulusaldan uluslararası arenaya geçişi yeni yapılan sitelere yabancı isimler takmak zanneden bir zihniyetle karşı karşıyalar ;

İkon,Solar,Meridyan,Finans, Eklips, New Drita, Crown,Elit, Agena,City Court ,Felicia, Middleeast, Casa Mare, Sparadon, Ring Optima ‘globalleşen Türkiye’ nin bazı yeni site adları !
Öte yandan postacılar aynı postacı , bu adresleri okuyabilmeleri ve bulabilmeleri için ingilizce kurs görmeleri , veya filoloji mezunu olmaları lazım .
Üniversite mezunlarının iş bulmakta zorlandığı bir dönemde filologlarımızı postacı yaparak istihdam sağlanabilir, ya da mevcut postacılara İngilizce öğrenmeleri için vesile olur diyenler olabilir elbette .
Lakin bu adresleri verdiğinizde kim inanır İstanbulda oturduğunuza !

İstanbul’a ‘Konstantinopolis’ demenin büyük suç addedildiği günlerden nereye geldik bunu çözmeye çalışıyorum.
Ve hala Constantinopolis adını duyanlar işgillenmeye devam ediyorlar , Türk Milliyeçiliğine pek şaşıyorum ve bunu da çözmeye çalışıyorum !

‘Miami Vice’ , ‘ Hawai Five O’ , ‘Criminal Minds’ , ‘NCIS’, ‘Arrested Development’ , ‘Tom and Jerry ‘ adlı yeni sitelerin inşaat halinde olduğu ve seneye peşin ödeme müteaahitten 10 sene sonra taksitle ödemeli devreye gireceğini düşünüyorum .

Durum bu iken ;
Kemal Bey, çok karışmış kafama ferahlık getirdi.

Radyomda ‘ Stay With Me ‘ çalıyor , bir yandan yazı yazarken.

Baş parmağımı yemek yaparken doğradım tuşlara basarken zonkluyor, inatla yazmaya devam ediyorum , kendi halinde bir sosyal demokrat kadının ricasının sizin için bir anlamı varsa , nerede kalmışsanız oradan devam edin Kemal Bey.

İyi geldiniz.

sevgiyle








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Kazıklanan Vatandaş
16 Mayıs 2013 11:33

Necef hanım,

IMF'ye borcumuz ödenmiş olsa da (zaten devasa iç ve dış borç yanında önemsiz bir meblağ idi bu), Kemal Derviş'in taşeronluğunu yaptığı IMF programı hala yürürlüktedir. Bu programın sosyal demokrasi ile ilgisi olmadığı da malum.

Kemal Derviş kim, sosyal demoktartlık kim. Siz, okuyucularınızı aptal mı sanıyorsunuz? Biz bir tek Kemal biliriz, o da Mustafa Kemal Atatürk'tür!!

TOSUN
15 Mayıs 2013 19:46

Kemal Derviş'i Türkiye IMF ile tanıdı. Allaha şükür, hükümetimiz IMF'ye olan borcu kapattı. Demek ki, Kemal Derviş faslı da kapandı ;)

Geçmişte, Kemal Derviş'in Türkiye'ye verdiği şey kendisinin değildi. Şimdi, kendineden ne verebilir, merak ediyorum doğrusu!

Çalıkuşu
13 Mayıs 2013 12:53

Yazıda konu edilen programın içeriği ile ilgili olarak söylenenler, bütün içeriği yansıtıyor mu acaba?

Mesela, Kemal Derviş, o programda, sözde barış sürecine, CHP'nin öncülük etmesini istedi.
Mesela, Kemal Derviş, yine, Öcalan'a "vatan haini" denmemesini istedi. (Vahdettin'e vatan haini demeyin, diyenleri anımsadım ben de, nedense.)

Bu Kemal Derviş'in sosyal demokratlığından bana ne, bu durumda?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI