Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

15 Mayıs 2013

Başbakan'ın son kararı ayrılmak

BURHAN ÖZBEY

Başbakan Tayyip Erdoğan, Suriye konusunda:

“O bebeklerin ölümüne susmaktansa, Başbakanlık kimliğini şu masaya bırakır giderim” dedi.

Ne demek bu?

Ajistasyon mu yoksa provokasyon mu?

Ajitasyon ne demek?

TDK’ ya göre şu demek:


Körükleme

Duygu sömürüsü yapma

İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma

tıp (***) Çırpıntı

ruh bilimi Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu.

Provokasyon: Kışkırtma.

Halkın rahat anlayacağı şekilde söylersek:

Körükleme, sömürü yapma ve kışkırtma…

***

Biz bu sözlerin Başbakan tarafından, kızgınlıkla ve öylesine söylendiğini, kesinlikle düşünmüyoruz.

Bir yerlere mesaj vermek ve beklediği kesimlerde umduğu paniği yaratmak, üstüne fazla gelenlere de “yaparım ha!..” havası yaratarak “hele bi durun” demek istedi… Önceden planlanmış olarak dile getirilmiş bir çıkış…

Sizler Allah için bu sözlerine inandınız mı? Tayyip Erdoğan Başbakanlık koltuğunu kendi isteği ile bırakabilir mi?

***


Reyhanlı katliamı, gidişatı ve Başbakan’ın projelerini önemli ölçüde etkiledi… Sözde “süreç” de birkaç gündür gündemde değil. Akiller pek ortalıklarda görünmüyorlar. Görünseler de göründüklerine pişman oluyorlar…

Reyhanlı olaylarından sonra, şu sonuç çıkıyor ki; terör ve PKK’nın bozgunculuğu, duraksıyor görünse de, kolay kolay ortadan kalkmayacak ve kalkmaz da…

Zaten bizler baştan beri böyle olacağını ve işin bu noktalara geleceğini düşünüyor ve bıkmadan usanmadan yazıyorduk…

Şu hale bakın, birkaç sene öncesine kadar, komşularımızla “sıfır sorun” havaları yaratılırken, şimdi çevremizde düşman olmadığımız komşumuz kalmadı…
Neden durup dururken Suriye ile kanlı bıçaklı olduk ve savaşın eşiğine geldik? Bir kere bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Yoksa Eşbaşkanlık görevinin getirdiği zorunluluk mu dersiniz? Başka da mantıklı görünen olasılık yok.

Böylesine basiretsizlik, beceriksizlik ve kötü yönetim nasıl olabiliyor anlayabilmek olası değil!

“Kanları yerde kalmayacak!...” sözleri artık insanları tiksindiriyor. Hiçbir inanırlığı yok. Siyaseten basmakalıp söylenen kıymeti olmayan sözler…

Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan görev yaptıkları süre içerisinde bu ve benzeri sözleri kaç defa söylediler ve kaç defa siyasi yeminler edildi… Sonra ne oldu? O kanları döken Sayın(!) Öcalan ve PKK dost oldu.

Gelinen noktada, halkımız nasıl olur da bundan böyle tepelerden yapılacak sözlere, vaatlere ve siyasi yeminlere inanabilir?

***

Yaşanan duruma bakın!...

Şaşkınlık içerisinde acaba haber uydurma mı diye düşündük ama ne yazık ki doğruymuş.

TSK Reyhanlı olaylarının katillerini ve güdümleyicilerini kınamış!

Türk Silahlı kuvvetleri sivil toplum kuruluşu mu?

Bu neye benzer?

Polisin, emniyet müdürünün kentte bir cinayet işlendiğinde ve insanlar hayatlarını yitirdiğinde, olayın üzerine gidip gereken neyse onu yapacağına, “yapanları kınıyoruz” diye tavır almasına…

Ordunun görevi kınamak değil! Herhalde görevinin ne olduğunu burada yazacak değiliz. Kısaca söyleyelim “SAVAŞMAK!” Oldu mu?

SONUÇ:

Başbakan’ın kimliğinin masanın üzerine koyup ayrılması bir kez daha söyleyelim. Kesinlikle ve hiçbir zaman mümkün değil.

Böyle şeyler siyasi kurnazlıklardır…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI