Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

16 Mayıs 2013

Medyada İtibar Savaşları

Kayda Geçsin

Kaba duygular gitgide artarken Fenerbahçe Galatasaray maçından sonra genç bir Fenerbahçe taraftarının bıçaklanarak öldürülmesi dikkat ederseniz hep futbol , spor adabı çerçevesinde tartışıldı.

Oysa bu elim olay futbolla sınırlı bir facia değil.

Bireyler kabalaştıkça , ve medya her türlü kabalığa istemeden de olsa zemin hazırladıkça kabalık sonunda vahşete dönüşecektir bunu görmek için alim olmaya gerek var mı ?

İnsan kabalaşmaya vahşet sürecine girmeye görsün , o bıçağı evde karısına, kafede sevgilisine, okul çıkışı kız kardeşine, hatta annesine, babasına , komşusuna bir gün sallaması önceden kestirilemiyecek bir olgu değil.

Bıçak bu sefer Fenerbahçe Galatasaray maçı sonrası hedefini bulmuş.

Vahşeti yok etmek istiyorsak işe kabalığı yok etmekle başlamalıyız .

Kabalık hayatı yaşanası kılan değerleri ekranlar üzerinden silmekle görevli sanki , modern zamanların vebası bu olmalı.

Şiddet , savaşlar, insan vahşeti kabalığın basit gibi görünen ince ayrıntılarında gizli , kayda geçirelim.

‘O zaman ‘ yerine ‘ ‘ozman’ diyen sunucular
Fikri olmadığı için veya korkusundan sorulara cevap vermek yerine bir önceki söylenmiş fikre ‘Aynen’ diye katılan konukların ağırlandığı ve seksen defa ‘aynen’ sözcüğünün kullanıldığı programlar kaba yayıncılığın örnekleri.


Reyhanlı’da ki olaylar sonrası ekranlardaki eğlence gene sorun oldu .
Yaslı günlerde ‘Canlı yayın göbek mi’, ‘Banttan göbek mi ‘ tartışıldı.
Sabahları sürekli göbek attıran medya olunca nasıl yas tutacağız sıkıntısı oluyor tabii.
Bunun genel yayın prensipleriyle ilgisi var, şahıslarla yok.
Bu tür programlar yapanlarla ilgili bir mesele değil .

Sorun zannederim göbek atmanın erotizmden başka bir fikri olmamasında.
Bu yüzden acı karşısında suçlu gibi kalıyor.
Yoksa dans da yas tutar.

Bir Tangocunun anısına kareografisi yapılmış , yaşlı bir erkekle genç bir kadının dansını izlediğimde göz yaşlarımı tutamamıştım.

Dünyada dansın anlamı, felsefesi, fikri var ,sadece bizim ekranlarda sabah göbek atmaların yok.

Sabahın körü karga bokunu yemeden göbek atmanın ne anlamı olabilir.

Bizim anlamı olan danslarımız yok mu, elbette var ama uzun zamandır ekranlarda dans gösterisi izlemiyoruz,
Dansla kastım , hani erkek , kadın bazen tek başlarına bazen birlikte yaparlar müzik eşliğinde .....
Folklor dansımızı da unuttuk , eskiden okullarda folklor öğrenmeyen öğrenci yoktu.

Göbek dışında tüm danslar kabalığın kurbanı oldular artık sadece göbek atılıyor .


Ekran dansçıları genellikle orta yaş kadınlar , topluca oldukları yerden kalkıp başlıyorlar göbek atmaya , ne hevesliymişler dansöz olmaya, kıvırtmaya dansöz olsalardı bari , onca yıl niye beklemişler !
Ellisinden sonra erotik haller kadınlara pek yakışmıyor sonra komedi filimlerinde alay konusu oluyorlar doğrusu içim acıyor.
Velhasıl sabahları ekranlarda göbek atma tutkusu ;
Dansözlere kabalık
Dansa kabalık.
Alay konusu olmaları açısından göbekçilere acıklı bir kabalık .

Sabahları 8:40 da TV 8 de Sacit Aslan ve Pelin Çini’nin u yılın fenomeni magazin programlarını farklı yapan yapan özelliğin Sacit Aslan’ın samimi, korkusuz ama bir o kadarda kelimeleri seçerken özenli ve kabalıktan uzak üslubu olduğunu düşünüyorum

İki nesil karşı karşıya, işin eğlenceli yanı da bu .
Fulden Uras’ın konuk olduğu ve kendisini soyan hırsıza hapiste baktığını anlattığı bölümde ‘Ejdarha Dövmeli’ kızımız Pelin Çini , Fulden Uras’ın hırsızından ‘Hanımefendi’ diye bahsedince hırsızlara kibarlığıyla maalesef ‘Hanımefendiler’ e farkında olmadan kabalık etmiş oldu .
Sacit Aslan’ın müdaheleleri beklediğimiz anlardan biriydi , fakat bazen bazen de yorgun düşüyor ‘İsmim Reşit kendin söyle kendin işit’ diyor ki,
doğrusu bu sözler bile bir neslin içini rahatlatıyor.
Sacit’in yakaladığı ince çizgi budur, hak edenleri överken hak etmeyenleri eleştirebilmek.
Pelin Çini bunu çözecektir ....zeki bir kız .

Medyanın saymakla bitmez kabalıkları ; şiirsiz, öyküsüz, öykünmeci yayıncılığından mı kaynaklanıyor acaba diye insan içinden geçiriyor.

Elbette istisnalar var.

Medya Harabelerinin açan çiçekleri diyorum onlara ; Yayıncılığın bence göz bebeği, dört genç kadından söz etmeden geçemeyeceğim.
Haber Türk ‘de her gece ‘Öteki Gündem’ programıyla çok ciddi çalışma ürünü yayın maratonu yapan Pelin Çift, kendi gündemini belirleyen nadir programcılardan .

CNN Türk ekranlarında kendine özgü sunumu ve Amanpour’a taş çıkartan sürpriz ataklarıyla Nevşin Mengü yerine sığmıyor.

A Haber’de Selin Ongun ise sakin görünen programında fırtınalı konulara yelken açmaktan korkmayan ve kamu yayıncılığının aydınlatma , meydan okuma noktasına önem veren bir programcı.

Sky Türk’de Uyanış Tuğtaş’ın programları ekonomiyi para dar çerçevesinden sosyolojik mesele olarak ele alması bakımından çok anlamlı , ayrıca yabancı dilde de yaptığı röportajlarıyla dünyanın bir parçası olduğumuzu hatırlatan çalışmaları umut veriyor insana, e yanlız yaşanmıyor globalleşiyoruz derken , ‘ hani nerede ? ‘ sorusunun cevabını ekranlardan vermeye çalışıyor.

İşini çok ciddiye alan bu dört genç kadının küsmelerinden korkarım, çünkü dördü de vasatın üstü , içim titreyerek kutlarım.
Evet , onlara bu yüzden harabelerin içinde açan çiçekler diyorum.

Halil Bezmen geçtiğimiz hafta Selin Ongun’un konuklarından biriydi.
Bezmen’in onca yaşadıklarından sonra ‘İtibarın mı, kolun mu deseler kolumu alın itibarım kalsın derim’ sözleriyle yazımı bitirmek isterim.
Medya istediğini istediği zaman itibarsızlaştırma gücüne hala sahip.
Lakin hala itibarsızları itibarlılaştırma çabalarında boşa kürek çektiğinin farkında değil.
İtibar ; vahşete dönmüş kabalığa karşı amansız bir savaş veriyor medyamızda.

Sevgiyle








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI