Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

16 Mayıs 2013

Swoboda’nın “parlak Türkiye geçmişi”…

Murat Kahriman
CHP Üyesi


Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu 15 Mayıs 2013 tarihinde Avrupa Parlamentosunu ziyaret eder ve programı dâhilinde, AP Sosyalist Grubu başkanı Hannes Swoboda ile yapılan ortak basın toplantısında, Türkiye Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan’ı Suriye Liderine benzetir. Hannes Swoboda konuşmanın bu kısmı ile alakalı bir yumuşama yapmasını ve “Sözlerim yanlış anlaşıldı” demesini talep eder.

Danışmanlarından milletvekili Faruk Loğoğlu da bunu kabul etmeyince fırtına kopar ve yapılması planlanan ikili görüşme iptal edilir. Şimdi artık fırtına kopmuş ve derinleşmiştir. Yazılı ve görsel basında yorumlar da Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye yönelik eleştiriler çoğalıyorken, bu işi bir de ben araştırayım, kimmiş bu Hannes Swoboda? diye araştırma gereği duydum? İşte karşınızda Hannes Swoboda…

Avusturya Sosyal Demokrat partisi üyesi olan Swoboda, 2012 Ocak ayından beri de Avrupa Parlamentosu Sosyalist grubun başkanlığını yürütüyor. 1996 yılında beri AP içinde çeşitli görevlerde bulunmuş. Bunlardan bir tanesi de Türkiye raportörlüğü. Türkiye ile ilgili demokrasi meselelerinde; Kürt Sorunu, Ermeni Sorunu, Kıbrıs Sorunu ve diğer bildiğimiz haklar ve özgürlükler sorunlarıyla alakalı bizi şok edecek ve etkileyecek fikirlere sahip. Bu konularda 2001 yılında özetle “Tarihçilerce kanıtlanmış olan Ermeni soykırımını Türkiye kabul etsin, tazminat ödesin… vs… vs… ” şeklinde tavsiye karar tasarısı mevcut. Kendisi, hazırladığı bu tavsiye karar tasarısını AP meclisinde de onaylatmış. Diğer konulardaki fikrini de sanırım anlamışsınızdır.

Türkiye’nin AB’ye alınması konusunda 2012 yılındaki röportajında “Şu an itibariyle Türkiye’nin üyeliğini doğru bulmuyorum” diyen kişi de Swoboda’nın kendisidir. Türkiye’den kat be kat ekonomik olarak zayıf olan Hırvatistan’ı AB üyesi yaptıran müzakereci de kendisidir. AB’de sıkça şikâyet ettiğimiz “Çifte standart politikasının” da baş mimarıdır Swoboda…

Bu şahsın çıkışına baktığımızda, Başbakan Erdoğan ile olan organik bağını da görmezlikten gelemeyiz. Kendisi bir başka röportajında “Türkiye’yi aşırı milliyetçi buluyorum” demiş. RTE’nin ayaklar altına aldığı “Milliyetçilik” söyleminin de aslında kimlere gönderme olduğunu görmüş olduk bu şahsı tanıyınca.

Son olarak Hannes Swoboda’nın Avrupa Birliği ile ABD arasındaki ilişkiler delegasyonu üyesi olduğunu belirtmekte yarar var. Kendisinin Suriye meselesinde Erdoğan’ı korumasının perde arkasında, bu kirli Emperyal ilişkiler olduğunu düşünüyorum. Hannes Swoboda, AB değil ABD yanlısı bir Avrupalı Sosyal Demokrat görünümlü; Türkiye’de bizim “liboş” dediğimiz tiplerden birisidir. Bu şahıs Avrupa Sosyal demokrasinin liberalizme yenilgisinin göstergesidir.
Hannes’in bu söylemleri AB’nin Erdoğan’dan alacakları henüz bitmemiş manasına gelir. Herkesin bilmesi gereken bir şey var… Ulusal çıkarlarımızı göz önüne almadan siyaset yapıyorsanız, Avrupa’da daha çok prim yapıyorsunuz. Türkiye, tarihindeki en büyük bombalı saldırıya maruz kalmıştır. Buna neden olanlara karşı kör olmayı tercih eden AB, tıpkı ağabeyi ABD gibi çıkarları hangi yöndeyse ona “İyi”, kim karşı yöndeyse de ona “Tu kaka” diyor.

Kemal Kılıçdaroğlu bugünkü duruşuyla yerli ama yabancı, gayri milli basında paspas altı edilmek isteniyor olabilir ama kanaatimce AB Sosyalist Grubuna yönelik ; “Emperyal ilişkiler içine girmeyin, artık doğruları görmeye başlayın… ” mesajını çok net vermiştir. AB’nin gerçek Sosyalistleri bunu çok iyi anladılar ama bugün işlerine gelmiyor…











Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

bige
18 Mayıs 2013 09:21

aaaaaaa

Bu yorumum da sansurlenmis
Valla
E.UZUN nun bu sitede editor olduguna inanmaya basladim.

Erdem AKEL
17 Mayıs 2013 17:36

Bu sayfaya Neo-Emperyalizm konusunda dustugumuz notlari birde AP nin sosyalist gurubu baskani Hannes Swoboda dogruladi
Kilicdaroglu CHP nin sanli gecmisi ile hesaplasmanin karsiligini AP den almaya gitti.Ancak Neo-Emperyalizm kuramini bilmedigi icin faka basti
Olaya Uluslararasi Mali Sermayenin ideolojis ve Neo-Emperyalizm kuramindan bakmadan Swoboda nin tepkisini dogru olarak yorumlamak olanaksizdir
Son kirizde kapitalizmin merkezlerindeki parasal genislemeler Uluslararsi Mali Sermayeye yeni dolasim alanlarinin acilmasini zorunlu kildi
Bu parasal genisleme daha da surecegine gore,ima niteliginde de olsa Besar Esat a destek olabilecek her soz tehlikelidir
Swoboda RTE nin ne olcude demokrat oldugunu senden benden cok daha iyi biliyor

hayri yaman
17 Mayıs 2013 16:03

Aslında Hannes Swoboda’nın kişisel görüşü değildir bu söylem, sosyal demokrasi budur. Emperyalizmin taşeronluğunu yapmaktır.
Israrla CHP, Atatürk çizgisinden ayrılsın, klasik sol sosyal demokrat parti olsun söylemleri de, CHP tam bağımsızlığı, Atatürkçü düşünceyi terk etsin, sosyal demokratlar gibi, Irak işgalinde, Libya İşgalinde ve Suriye saldırsında rol alma teklifidir.
Bazı arkadaşların, yok sosyal demokrasi bu değildir söylemi aslında, deve kuşu misali davranmaktır. CHP Suriye'ye emperyalist saldırıya karşı bir duruş içinde ise bu Atatürkçü yapısından kaynaklanmaktadır.
Diğer yandan, Sayın Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan ile Esad'ı eş göstermesi haksızlıktır, ciddi bir hatadır. Esad, Arap coğrafyasında en ileri demokrasiyi temsil etmekte, ülkesini adım adım daha ileriye götürmekte, Erdoğan ise tam tersine, demokrasi geleneği olan bir ülkeyi Arap ülkelerine benzetmeye çalışmaktadır. Esad bu bakımdan ilerici, Erdoğan ise gericidir. Biri emperayilzme karşı ülkesinin bağımsızlığını bölge ülkelerinin bağımsızlığını savunuyor diğeri ise ülkesini ve bölgesini ABD ye peşkeş çekiyor.

yasemin
17 Mayıs 2013 12:58

Hollande de öyle olmadı mı?
Güya sosyalist, Sarkozy'den ne farkı denmiyor mu?
Bizdeki yetmez ama evetçiler.
Hepsini doldur bir çuvala.

Sudan Nesim
17 Mayıs 2013 12:16

muhalefeti tavaya katamayacağını anlamış.D.Baykal,M. Yılmaz iyi tanırdır Hannas Swobo'yu.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI