Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

21 Mayıs 2013

Özkök Gizli Devrimcileri Açıkladı

Kayda Geçsin

Konumuz esas itibariyle Enver Aysever’in programında Ertuğrul Özkök’ü konuk ettiği bölümdür ancak finalde Salih Tuna’mız girmektedir.

Ertuğrul Özkök Enver Aysever’in programında Başörtülü kadınların devrimci olduklarını açıkladı.

Başıörtüsüzlerden ne gördüm ki sitemi mi desem, şimdiki zamanlarda devrimci kadın yokluğunda yerine başka ne koyarım ki çaresizliği mi , yoksa yanlızlık mı bilemiyorum.
Ama anlaşılan Ertuğrul Özkök’ ün başıörtülü kadınlar son sığınağı olmuş durumda.

Enver (Aysever) bile çözemedi düğümü programı boyunca, az buz da didinmedi değil, ben mi çözeceğim, para almadan üstelik !

İşimiz zaten Özkök’ü çözmek değil, kayda geçirmek .

Özkök’ün Nur Sertel’i terk ettiği kesin.

Artık Özkök için Nur Serter gibilerin yerine koyduğu başörtülü kadınlar var , başta Sibel Eraslan ; devrimci duruşu, kitabıyla , iktidarını söylemedi onu da ben ilave edeyim .

19 Mayıs kutlamalarında yankesiciler tarafından soyulan Sertel ve Özkök’ü kayda geçiriyoruz , fonda ‘Olmasaydı Sonumuz Böyle’ çalmakta , Yusuf Hayaloğlu’nun sözleri Ahmet Kaya’nın sesinden bir requiem ikisine .
Yanlız burada ölenler sağ kalanlara söylüyor bu ölü ayini ilahisini .
Ölmüşlerden sağ kalanlara söylenen bir ilahi, Allahın Hikmetidir.
Ahmet Kaya ve Yusuf Hayaloğlu’nu rahmetle anıyoruz.

Özkök medyaya oya gibi işlediği popüler kültürde bizzat güç verdiği kadınları tam olarak gözden çıkarmıyor, onlar her an sahaya çıkmak için üniformalarını giymişler yedek kulübesinde bekliyorlar , artık ‘siyaset dışı’ kalmaya kararlı olduğuna göre, an gelir lazım olabilirler.
Ama o ne , son kitabında Enver siyaset algıladığını söyleyince hop bir tramola atıyor , Enver’in algısını doğru bir tespit olarak görüyor, hoşuna gidiyor hissediyoruz bunu ekranları delen bakışlarında , ve hafif muzip, umursamaz, hınzır gülüşünde.

Popüler kültüre artık abanmıyor, lakin geçmişinde bizzat dizayn ettiği altın kelebeklerini koruyor ve gecenin en çarpıcı tespitini yapıyor, eğer bir insan 20 yıl zirvede kalabiliyorsa mutlaka yazılmalıdır . Adeta gazetecilik budur diyor.

Aslında tek şarkıyla bir ‘star’ 20 yıl zirvede kalıyorsa, veya hiç bir üretimi olmadan medyada gündem oluyorsa , onu yirmi yıldır zirvede tutanların bunu ne maksatla yaptıklarını araştırmak lazım, buna gazetecilik deniyor.

20 yıldır bir senfonide keman çalanı yazmıyor Özkök , Hülya Avşar, Ajda, Pekkan’ı yazıyor aslında Özkök’mü onlardan, onlar mı Özkökten çıkmış belli değil .
Kim tavuk, kim yumurta gizemini hala koruyor, Silivri, Balyoz filan bunu çözemiyor.
Fonda ‘Yine de Şahlanıyor Aman Kolbaşını yandım da kır atı ‘ çalıyor. Hasan Mutlucan’ı Rahmetle anıyoruz.

Özkök kadrosuna başörtülü kadınları devrimci olarak almaya hazır.
Başörtülü kardeşlerimi devrimsiz devrimci yapacak bırakılsa ,
kendi söylemediği , bestelemediği sevmekten başka hiç alakası olmadığı , şarkılardan kaset çıkarıp imzalamak gibi bir şey .

Fonda Yasemin Kumral’ın Bim Bam Bom şarkısı çalıyor ‘Oldu en sonunda oldu bim bam bom Rüyalarım gerçek oldu bim bam bom

Evet bir siyasi akımı başörtülü kadınlar iktidar yaptılar ama devrim iktidarla sınırlı değildir, Özkök Sosyolog bunu bilmez mi ?

Elbette bilir , ama karar verdiyse bir kere sözünden dönmez benim bildiğim Özkök , son derece kararlı başörtülü kadınları devrimci olarak katagorize etmeye yeni inadı budur ve vaz geçmeyecektir.

Özkök’ün düşünce dünyasında zırva tevil götürür , o söz ve davranışlara istediği anlamı verir , aslında sanatkarane bir yanıdır Özkök’ün, lakin içinde sanat yoktur ne sözlerinin ne de yazdıklarının !

Kadınları ciddiye aldığını söylüyor ve kadınlar tarafından da ciddiye alınmak arzusunda, hangi kadınlar, şimdilik başörtülü devrimci ama feminist olmayan kadınlar tarafından, burası önemli , feminist olma zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor başörtülüler için , bu bir jesttir barış sürecinde Özkök’ten.
Rahmetli Duygu Asena’nın da feminist değil yaşamayı seven bir kadın olduğunu söylüyor , yani feminizm hiç olmamıştır, Duygu da değildi zaten diyerek bu dosyayı kapatıyor eh bu da kısmen doğrudur Özkök’ün her söylediği yanlıştır diyemeyiz ama var olan feminist kadınlardan hiç dayak yemediği belli.
Kaddafi de kadın korumalarla geziyordu ama onu koruyamadılar.
Özkök de kadın koruma istiyor , uzun süre kendi yarattığı popüler kültür kadınlarıyla korundu , ama şimdi onlari emekliye ayırıyor yerine başörtülüleri koyuyor.

Özkök’le ancak Salih Tuna başa çıkabilir o da bakıyorum Özge Özsağman’ın ‘Pazartesi Sendromu’ nda akiller arası pastırma olmuş durumda haftalardır .

Akillerin biri gidiyor öbürü geliyor ve kendilerini meth edip savunuyorlar, hiç de akilane bir terbiye değil.
Aslında akil olan yani Salih Tuna’yı , akil olmayıp akil olanların savunucusu yapmak gibi bir göreve getirmişler gibi , ya da kader ağlarını böyle örmüş, fonda bu sefer ‘Gurbette yorgun düştün be Salih ‘ çalıyor.
Akiller savunmaya ihtiyaç duyuyorlarsa, birbirlerini , kendileri meth etmeleri yetmiyorsa avukat olarak Jaques Verges’i tutabilirler , malum o herkesi savunuyor kurtarıyor , dahi avukat , adam işini yapsın gerekiyorsa, malum bizde müvekkilleri ipe çekilen avukatlar mesleklerinin ‘dahi’si sayılır ters kaçıyor bizim anlayışa ama hakikat ortada.
Avukat konumunda Salih Tuna’ya yazık değil mi ?
Fonda bu sefer ‘Sen başkalarına benzeme sakın, hep böyle kal ‘ çalıyor Salih Tuna için sözler Çiğdem Talu, beste Melih Kibar , onları da rahmetle anıyoruz.

Bu şarkılı, türkülü yazıyı kayda geçiriyoruz.

sevgiyle








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI