Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

25 Mart 2017

 

25 Mayıs 2013

Duyarlılık

Benzeri olay dünyanın herhangi bir ülkesinde olsaydı ülke genelinde ulusal yas ilan edilir, bayraklar yarıya iner, televizyonlarda sazlı sözlü görüntülere, dizilere, eğlenceli programlara hiç olmazsa bir gün ara verilirdi.

Uzağa gitmeye gerek yok, benzeri olay Afrika’nın herhangi bir yerinde, Cibuti’de, Botusvano’da olsaydı yerli halk inançlarının matem geleneğini günlük yaşamına yansıtırdı. Üzülerek gördük yoğun bir duyarsızlık yaşadığımızı. Başta başbakan bir iki vaaz içeren cümlesinden dört beş gün sonra ver elini Amerika atladı gitti. Sesini özlemişti zaar kılavuzunun.

Bir zahmet birkaç saatliğine bile uğramadı Reyhanlı’ya. O Obama ki daha birkaç gün önce ülkesinde çocuk ölümleriyle sonuçlanan bir facia sonunda karı koca gözyaşı dökmüşlerdi. Dahası yandaş gazeteciler CHP başkanı Kılıçdaroğlu’nun Reyhanlı ziyaretini onun Alevi kimliğiyle yorumlamak gibi vahim bir gaflet sergilediler. Demek ölenler Alevi olduğu için gitmeyenlerde varmış! Şu adiliğe bakar mısınız? Bitmedi Reyhanlı’da ölen 51 can için “Ortadoğu politikasının etkili aktörü olmanın maliyeti” diyen aklı evveller bile çıktı. Biz Karslıların bir deyimi vardır, böylesi somun pehlivanlığının etkili aktörlük olduğu bir yerde; “ Aktöre bak, gara güne bak!” derler. Aslında bu güzelim ülkeyi bir hayal uğruna gereksiz yere batlığa sokanların Reyhanlı’ya, Hatay’a teselli için, taziye için değil tarziye için gitmeleri gerekirdi.

AKP yönetimi şimdi suçluların telaşı içinde Reyhanlı faciasına kılıf mazeret arıyor. Hemen alelacele birkaç kişiyi gözaltına aldılar. Emniyet güçleri, istihbarat örgütleri koskoca ilçeyi bombardıman görmüş gibi yakıp yıkan evi, dükkânı, sokağı tarumar eden gizili gücün adını, adresini, güzergâhını araştırıyor. Çaresiz, şaşkın, çelişkili…

El Muhaberat mı?

El Nursa mı?

El Kaide mi?

El Cihat mı?

Görünen odur ki devlet örgütleri uyumuş, tuşa gelmiştir.

Madalyonun şimdi öbür yüzüne bakar mısınız?
Reyhanlı faciasını ilik kınayan Esat Suriye’si bir de Türkiye’ye ortak araştırma komisyonu kurmayı öneriyor!

İstihbarat örgütlerimiz sıradan vatandaşın telefonlarını dinler, aşk mesajlarını kaydederken huduttan girip çıkanların kimliğini bile sormamıştır. Dostun düşmanın belli olmadığı o yerde o büyük faciadan sonra içişleri bakanı şimdi Şerlok Holmes edasıyla konuşuyor. Hani yine bir Kars deyimi vardır. “Nahır yerinden gedip, ala danayı gezir” O hesap bir gaflet.

Şaşkınlığımız diz boyu. Başbakan Reyhanlı’dan önce ABD’ye gitti. Anlaşılan Obama’nın Suriye’ye yönelik talimatını alıp öyle konuşacak. Bu arada kaşla göz arasında 19 Mayıs Ulusal Bayramı da gölgelendi, halk konserleri iptal edildi Reyhanlı üzüntüsünden ötürü. Meclis Anayasa Komisyonu başkanının düğününe koşarak giden bakan, milletvekili ve Anayasa Mahkemesi başkanı 19 Mayıs için gerekçeler icat edip yan çizdiler.

Son söz: Reyhanlı’da hayatını kaybeden insanları rahmetle anıyorum. Bu vahim olay dış siyasetini inanç ve imparatorluk saplantısından giderek ABD kuryeliğinden kurtarıp Türkiye Cumhuriyeti’nin “Yurtta sulh cihanda sulh”, komşularla dostane ilişkiler temeline döndürmek için AKP yöneticilerine etkili bir ders olacaksa tesellimiz olur.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

eser
28 Mayıs 2013 22:46

sayın hocam şimdi iktidar iyice etnik milliyetçiliğe başladı. bozdağ islamın en büyük düşmanı israile karşı savaşan hizbullahı şeytanın partisi ilan etti. ben her cuma namazında artık hizbullah ve suriye için dua edicem.islam düşmanları mutlaka helak olacak, ezanı muhammedi okunan topraklar kaybetmeyecek. çünkü rabbim kitabında söylüyor.

Sudan Nesim
25 Mayıs 2013 16:20

Ben vatandaş olarak şöyle düşünürüm: Devletimizin asli görevi gelecek tehlikelere karşı hepimizi ya da vatandaşlarını ,başka bir deyişle vatanı milleti korumaktır. İçte ve dışta huzur için devletin devamlılığı esastır. Yoksa demokrasi adına her beş yılda bir devlet kurulmaz. Geçmişi yok saymak, gökten indim sanmak olur. Ayakların yere basmasını bekleriz.Hayır olur inşallah.

abdullah
25 Mayıs 2013 15:00

AMAN HOCAM,GÜLDÜRMEYİNİZ..BU ADAM-
LARDA DERS ALACAK KAFA VAR MI Kİ !!!
KAFA DİYE TAŞIYORLAR AMA !!!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI