Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

25 Mayıs 2013

Aldatma - 2

TÜRBANLI DA TÜRBANSIZ DA ALDATIYOR…

BURHAN ÖZBEY

Bu yazı bir önceki yazımızın devamıdır.

Siyaset iyice çamurlaştı…


TBMM’de, önüne gelene ana avrat küfür et.

Hem de tinerci tayfası gibi en adi biçimde; birileri çıkar sırtını sıvazlar “olur böyle şeyler, sen kendini üzme, işine bak” diyerek bir sana teşekkür etmedikleri kalır. Belki de o da oluyordur da, kapalı kapılar arkasında olduğu için bizler duymuyoruzdur…

Hadi diyelim, millet olarak halkımız “TBMM küfür edebiyatı” na alıştı. Küfrü müfrü ertesi gün unutuyor.

Anlı şanlı siyaset kulvarında bir de şimdi, “YALANCILIK” kepazeliği ortaya çıktı… Hem de ne yalanlar kuyruklusunu mu yaldızlısını mı istersiniz, vitrinde hepsi var…

Büyük büyük tepelerden öylesine bir “YALAR RÜZGARLARI” esiyor ki sabırla ve tevekkülle dayanabilmek olanaklı değil…

Katmer katmer yalanlar!..

Buram buram utanmazlıklar!..

Şaşılacak hatta kafayı yedirecek ölçüde pişkinlikler!...

Kardeşim bu nasıl siyasettir ve böyyüük adamlıktır?

Yalanın da biraz raconuna uygun olanı, kafaya yatanı var…

İki günde bir savur bir büyük yalan, sonra da milleti uyuttum diye yat keyfine bak…

***

Bir önceki yazımızda da belirttik.

Siyasette ki bu yozlaşma, bu YALAN RÜZGARI, bu utanmazlık ve rezillik sürdüğü sürece; ülkede hayırlı işler yapılacağını ve olacağını düşünmüyoruz…

Siyasetten daha doğrusu çıkarcı, yalana dolana bulaşmış siyasetten ve “çirkin siyasetçi” den, büyük ölçüde nefret ettik ve az da olsa var olan saygımızın tümünü yitirdik.!..

Bugün yine yolundan sapmış, savrulup giden, yalpalayan ülkeye hiçbir yararı kalmamış olan bozuk siyasetten uzak durmaya çalışacağız…

Bakalım yarın büyük büyük tepelerden(!) ne yalanlar söylenecek ve ne tür ikiyüzlülükler ortaya konulacak? Ne kadar kaçınsak da olacak rezilliği göreceğiz…

Biber gazına karşı korunmak için limon tavsiye ediyorlar ama ne yazık ki çıkarcı siyasetçiden ve çamura bulaşmış siyasetten, normal vatandaşlar olarak neyle ve nasıl koruncağımızı bilemiyoruz.

Acaba ona da limon iyi gelir mi?

***

FÜTURSUZLUK UTANMAZLIK HER YERDE


Bu ifade Bağımsız dergisinin son sayısında ki “türbanlı da aldatıyor” konulu haberinin iç sayfa başlıklarından biri.

Bir önce ki yazımızda, bilinen ama cesaretle söylenemeyen bir toplum gerçeğini, sevgili okurlarımız çarpıcı biçimde öğrendiler…

Türbanlı da türbansız da neredeyse eşit ve büyük oranda eşlerini aldatıyor.

Bu hükümde, dergide görüş açıklayan türbanlı yaşam koçu Sibel Üresin’in yargısı ve ifadesi. Ayni şekilde İslamcı yazar İhsan Eliaçık’ın görüşleri bu yönde…

Bir başka söylemle “Dindarlar ve kindarlar” da aldatıyorlar…

“Bağımsız dergisi” son sayısında (17 – 23 Mayıs 2012 sayı: 17) bu çok önemli ve düşündürücü toplum gerçeğini kapak konusu yaparak, her kesimden insanı düşünmeye sevk etti…

Dergide de sözü edilen, bir İslam aliminin değerlendirmesini burada da tekrarlayalım.

“Para ve güç arttıkça maneviyat azalır”

Her zaman söylenen bir söylem vardır.

Gerçek dindarlar, tabandaki yoksul insanlardır. Çünkü onların tek umudu Allah’a dayanmaktan başka çareleri yoktur.

Kulun adaleti, insafı ve insanlığı yok! Yetki ve sorumluluk sahibi kullardan bir yarar gelmiyor, görüyorlar, o nedenle samimiyetle Allah’a sığınmaya devam ediyorlar…

O yoksullar şu ya da bu biçimde zenginleşme olanaklarına kavuşurlarsa; onların dindarlığı da, bugün ayni kesimde (zengin) olanlar gibi, şova, çıkara, reklama dayalı bir dindarlık olabiliyor…

Yaşam ne yazık ki bu acı gerçeği, saptırılmayacak biçimde kesin olarak ortaya koymaktadır…

***

Zenginliğin, Müslümanlık’ ta yeri yoktur.

Şatafat içerisinde yaşayan hele hele devlet imkanlarıyla tatlı hayat yaşayanların önemli bölümünün; yadsınmaz bir gerçek ki; ne gerçek dindarlıkla ne de gerçek Müslümanlık’ la ilgileri vardır.

Çünkü Kutsal kitabımız ve sevgili peygamberimizin sözlerinde yer aldığı üzere, her kim olursa olsun, ihtiyaçtan fazla parasını, pulunu, altınını gümüşünü, kısaca servetini “infak” etmek (dağıtmak) durum ve sorumluluğundadır.

“Kenz” ederek (yığın yaparak) yani altınlar, pırlantalar, villalar, katlar, yatlar sahipleri olarak Müslümanlık’ ta kendinize yer bulamazsınız muhteremler!

Allah’ın sevgili kulu olamaz, ona göre lanetli kişiler olmaktan kurtulamazsınız!

Sizler yani köşeyi dönenler, dün yırtık ayakkabı ile hayat yollarında yürürken, bugün talihin yardımıyla servetler içerisinde yüzenler, mevki ve makamları kapmış olanlar; zaten siz de istersiniz ki, halk uyanmasın, hep fakir fukara (asgari ücretli) kalsın, kalsın ki sizlere muhtaç yaşasın, düzeniniz bozulmasın!

***

SONUÇ:


Sevgili okurlar

Artık türbanlılar da ikiye bölünde:

Köşeyi dönmüş olan zengin türbanlılar.

Yoksul ve sürünmekte olan türbanlılar.

Bu yazının ve dergide anlatılanların; “pazen başörtülü” hayatın darbesini yemiş, gerçek Allah korkusu taşıyan kesimlerle ilgisi yoktur.

Zira onlar, sömürü düzeninde her gün sadece günlük iaşelerini çıkarmak için paralanıyorlar. Aldatmayla uğraşacak ne zamanları ne düşünceleri ne de enerjileri var.

Çünkü onlar sadece ölmemek için yaşıyorlar!



Not:

Bir önce ki “ ‘Dindarlar ve kindarlar’ da aldatıyor” başlıklı yazımıza olumlu görüş bildiren ve bu yönde düşüncelerini maille ve telefonla bize ileten sevgili okurlarımıza teşekkür ediyorum.

Bu arada, misyonları belli olan din sömürücüleri, din yobazları (gerçek dindarlar değil, onlara saygımız var) her zaman ki gibi, dini karaladığımızı iddia ederek, zavallılık içinde güya bizi okur önünde yıpratmak gibi boş gayretlerini sürdürüyorlar.

Güleriz onlara sevsinler sizi(!)

Bu muhteremlere diyoruz ki;

Ortada bir karalama eylemi varsa; bu Müslümanlık dinini değil, sizler gibi sahte dindarları, din sömürücülerini, din tüccarlarını karalamadır.

Her kimseniz, bunu fazlasıyla hak ediyorsunuz.

Biz yüreğinde gerçek Allah sevgisi olanlara her zaman sevgi ve saygı duyduk, duyuyoruz, duymaya da devam edeceğiz…

Nefret ve karalama eylemi varsa ortada; bu da sadece hak eden din yobazları, din tüccarları ve din sömürücülerine yani sizin gibileredir. Kutsal Müslümanlık dinine değildir… Hiçbir zamanda olmamıştır.

Bu yönde ki mücadelemiz (kötülerle, sahtekarlarla savaşımız) bu can bu bedende olduğu sürece devam edecektir! Bunu bilin!...








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

sevgi saygı
30 Mayıs 2013 13:29

merhaba geçen yazınıza da yorum yazdım ama yayınlanmamış demek ki yorumum amacına ulaşmış size soruyorum baş örtüsünü örten insanlarla ne alıp veremediğiniz var sizin Sibel ÜRESİN hanıma da sormak istiyorum baş örtülü olsun olmasın insanların özel hayatlarını radyo tvlere çıkıp röportaj verip bu kadar ortay a dökmek ne kadar doğru herkesin bir vicdanı var aldatan hangi kesimden olursa olsun cezasını çeker ilahi adalet var

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI