Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

31 Mayıs 2013

İllüzyon sona erdi

TAKSİM GEZİ PARKI’NDA YAŞAM HAKKINA ÖLÇÜSÜZ SALDIRI:

BİR FOTOĞRAF DEMOKRASİ İLLÜZYONUNU SONA ERDİRDİ

Avukat Sema AKSOY
Ankara Barosu Başkan Vekili


"Özgürlükçü anayasa yapacağız, toplumsal barış sağlayacağız, statükoyu ve demokrasinin önündeki engelleri kaldıracağız, Türkiye’yi dünyanın bir parçası haline getireceğiz" denilirken Taksim Gezi Parkı’nda çekilen bir fotoğrafla, yaratılan demokrasi illüzyonu sona erdi.

Bir kaç günden bu yana, yaşamın simgesi ağaçları kestirmemek için temel haklarını, barışçıl gösteri yapma hakkını kullanan yurttaşlar üzerinde uygulanan ölçüsüz, pervasız ve sonsuz şiddeti bütün dünyaya açık seçik gösteren bir fotoğraf bunu yaptı. İstanbul’un dünyaya bakan yüzü Taksim’de genç-yaşlı, hamile-çocuk, yurttaş-turist, gösteri yapan-oradan geçen ayrımı yapılmaksızın herkese uygulanan kör şiddetin fotoğrafı gerçekleri ortaya koydu.

Kendi yurttaşlarına, kamusal alanlarına kimyasal gaz sıkmak, bütün bir bölgeyi soluk alınamaz hale getirmek, özgürlüğü değil korkuyu hissettirmek ve yaymak konusunda kararlılığını gösteren bir yönetimin özgürlük getirmesini beklemek hayal olmuştur.

Barışçıl gösteri hakkı demokratik toplumun test noktalarından biri iken, 2010 “özgürlükçü” anayasa referandumundan bu yana her tür demokratik gösteride, kendi yurttaşlarına düşman muamelesi yapan bir yönetim toplumsal barışı nasıl sağlayacaktır?

Hukuk devleti ve insan haklarını korumakla görevli bir hukuk örgütü olarak; devletin kendi yurttaşlarına yönelttiği bu şiddeti kaygıyla ve tepkiyle izliyoruz. Kamu hizmeti sunmak, güvenliği sağlamak ve özgürlüğü korumakla görevli polislerin, komşusu, okul arkadaşı, tanıdığı, akrabası ve hemşerisi olan kendi insanlarına bu kadar yabancılaşarak sert ve ölçüsüz müdahalede bulunmasının altında yatan siyasal-sosyal ve ekonomik nedenleri biliyoruz.

Ankara Barosu, her türlü olumsuzluğa rağmen, bağlı olduğu temel değerleri, insan hakları ve özgürlüğü, demokratik hukuk devleti ideallerini sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Ankara Barosu olarak, son yıllarda artarak gelişen bu “totaliter” eğilimlerle ilgili takibini sürdürecek ve gerekli hukuki tepkilerini her zaman ortaya koyacaktır.

Ankara Barosu olarak, temel haklarını kullanmak istediği için yaralanan, korkutulan, sindirilmek istenen ve temel değerlerinden vazgeçirilmeye çalışılan tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletir, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve üzerimize düşeni yapmakta kararlı olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isteriz.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

akaltun23
2 Haziran 2013 13:24

O duyarlılıklarınızı objektif bir hukuk ve hukukçuya yaraşır tarzda "herkes için ve her zaman hukuk ve evrensel demokrasi" perspektifiyle zamanında yapsaydık keşke. Belki bu çift taraflı illüzyonlar da olmazdı.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI