Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

2 Haziran 2013

MİLLİ UYANIŞ!

Burhan ÖZBEY

Hâlâ gerçeği anlayamamış ya da anlayamamış görünmeye çalışan, kafalar, kalemler ve zihniyetler var.

İnsanlar nasıl bu denli gerçeklerin uzağına düşüp, ortaya yorumcu ve icraatçı olarak çıkabiliyorlar anlamak olanaklı değil!

Hâlâ Cumhuriyet tarihinin en büyük halk hareketlerinden biri olan, Taksim gezi parkı protestosu diye başlayıp tüm Türkiye’ye yayılan eylemleri, “üç-beş ağaç” meselesine bağlayan aymazlar var…

Efendim nasıl olur da, yüzde 50 oy almış bir iktidara karşı eylemler ve protestolar yapılırmış diyebilen zavallılar da var…

Halk yüzde 50 oy verdiyse, bundan pişman olup, yandım Allah diye kaçma kararı olamaz mı?

Halk hükümetin yanlışlarına, tarafgirliğine, dikta yönetimine karşı demokratik tepkisini ortaya koyamaz mı?

Çok iyi niyetlerle evlenip de daha beş-altı ay geçmeden bile boşanmak için mahkeme kapılarına düşenlere ne diyeceksiniz? Nereden çıktı bu boşanma işi diye şaşıracak mısınız?

***

Taksim’de başlayan halk hareketinin, bir iki günde ülkenin neredeyse bütün illerine yayılmasına ne diyeceksiniz?

Birbirini tanımayan on binlerce, yüz binlerce insanın kol kola girerek, “hükümet istifa” diye bağırmasını; akşamları binlerce insanın mahallelerinde tabak çanakları birbirine vurarak yaptıkları protesto eylemlerini, provokatörlerin yaptığı şeklinde mi yorumlayacağız…

Bir gazetenin köşe yazarlarından birinin (Aydınlık- Eren Erdem) protestolarla ilgili yazısını okurken, hayret edilecek bir açıklamasına tanık oldu. Halkın üzerine gaz sıkmakta olan polislerin “Allah Allah” diye bağırarak masum insanların üzerine saldırdığını öğrendik…

Olay doğruysa ne demek oluyor bu?

Polisler düşmanla mı mücadele ediyorlar?

Çanakkale savaşındalar mı?

Karşılarında ki kitleler kendi vatandaşları ve silahsız, bombasız, copsuz insanlar, sadece sözlü olarak hükümetin yapmakta olduğu diktatörce yönetime karşı tavırlarını koyuyorlar…

***

Malum Cemaat tarafından ele geçirildiği neredeyse her gün yazılan, çizilen Emniyet teşkilatında ki cemaatçi polisler mi, eylemcileri düşman görerek Allah Allah nidalarıyla onları gaz bombası hedefi yapmakta beis görmediler?

Görevini dürüst, tarafsız ve insaflı şekilde yapmış olan ve hiçbir cemaatin taraftarı olmayan Türkiye Cumhuriyeti’nin polislerini tenzih ediyoruz.

Eleştirilerimiz, eylemcilere sinkaflı küfürler savuran ve din taassubu altında acımasızca kendi vatandaşlarına saldırıda bulunan polisleredir…

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Sayın Metin Feyzioğlu,

2 Haziran Pazar sabahı Halktv.de Sunucu Aydoğan Kılınç’la yaptığı söyleşi sırasında, Ankara’da hadise mahallinde polislerin arabalarla geçerken eylemcilere, ağız dolusu sinkaflı küfürler savurduğunu üstüne basa basa söyledi.

Öbür yandan yaralıların sayısının 90-100 lerin çok üzerinde olduğunu, atılan gaz bombalarından testisleri yanan ve bu nedenle testislerinin yüzde 40’ı ameliyatla alınan, gözü çıkan (gözünü kaybeden) yaralıların olduğunu açıkladı…

***

Üç-beş ağaç meselesi imiş öyle mi?

Sevsinler seni, kalemini, yazarlığını, yandaşlığını…

Türkiye ayağa kalkmış, bütün şehirler infial halinde, halk yollar dökülmüş, “hükümet istifa” pankartları ve protestoları her köşe başında karşımıza çıkıyor, bundan sonra da ne olacağı belli değil.

Üç beş ağaç için bunlar yapılır mıymış!...

Tabi ki kıran, döken, parçalayan eylemin onaycısı ve taraftarı değiliz. Hiçbir zaman da olmayız… Böyle şeyler olmamalı. Halkına Allah Allah nidalarıyla saldıran polislerin varlığını da hiç onaylamayız…

***

SONUÇ:

Şu yadsınmaz bir gerçek, AKP iktidarı son derece yanlış politikalar içerisinde…

Başbakan Erdoğan, iç ve dış yorumcuların sık sık dile getirdiği gibi ne yazık ki “erk sarhoşluğu” içerisine girmiş durumda…

Ülkede tam anlamıyla bir dikta yönetimi hakim.

Gezi parkı ile ilgili, İdare mahkemesinin almış olduğu karara saldıran Başbakan;

Deniz Feneri davasında ki vicdanları sızlatan, adalet ağlatan olgu ve olaylara sempati ile bakmakta hatta, iddialara göre, Fener adaletsizliğinin mimarı ve onaylayıcısı durumunda…

31 Mayıs’ta şiddetlenen Gezi Parkı halk hareketi, dolup taşan barajın yarattığı sonuçtur.

Taşan sular geri dönmeyecek, görünen o ki arkadan gelenlerle beslenip coşacaktır…

O nedenle;

Sağduyuya davet, “ben yaptım oldu olacak” diktatörlüğüne son vermek, baskıcı ve sansürcü icraatlara noktayı koymak, halkı Sünni – alevi diye ayrımlara tabi tutmadan; bütün olarak kucaklamak, din baskısıyla toplumu yönetmekten uzak durmak, gerçek demokrasi, Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyete yürekten sarılmak, barış, huzur ve dayanışmanın sarsılmaz temeli olacaktır…

Tan yeri ağarıyor!..

Şafak söktü!...

Milli uyanış başladı!...

VATANSIZ VATANSEVER OLMAZ








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Arslan
6 Haziran 2013 08:45

selim o holdingler başka isimlerle milletin parasından akp ye maddi destek veriyor, bir çoğuda akp il başkanı, milletvekili vs. bu yüzden RT Erdoğan dan adalet bekleme işine göre çalar oynar o adam

Recep
5 Haziran 2013 20:56

Hala, "bu millete ne oldu da, böyle birdenbire patladı ve milyonlar alanlara ve yollara döküldüler." diyenler var.
Artık bu kadar saf olmanın adına sadece "aptallık" denir..
Hangi ülkede bir babakan kendi halkına karşı kin ve nefret duyguları ile dolu olur? Hangi başbakan biz "kindar ve dindar" nesil yetiştireceğiz diye halkını aleni tehdit eder. Ancak çocukluğu travma ile geçmiş kişiler böylesine taşar coşar, köpürür. kendini tatmin etmek için.

ERCAN
3 Haziran 2013 07:55

Güzel bir analiz. SABIR,SABIR dayatmalara,bölücülüğe, yolsuzluğa,hukuksuzluğa meclisteki muhalefet dur diyemeyince, DEMOKRASİNİN VAZGEÇİLMEZİ HALK işi ele aldı, YETER GARİ dedi. Evet ödenecek fatura biraz pahalı olacak amma, kimse demokrasiyi bedava vermiyor, diktatörlüğe özenenleri deliğe halk süpürür, yanlışın neresinden dönülürse kardır, hadi HİLEDEN arındırılmış sandığa, var mısınız? Çünkü kırmadan, dökmeden demokrasiyi geri getirmenin en ucuz yolu SANDIK. Liderkuklalarının değil, halkın gerçek temsilcilerinin meclise taşınacağı GERÇEK SECİMİ özledik.

selim
2 Haziran 2013 21:15

EEEEEEEEEEEEEEEE
ETME BULMA DÜNYASI
1000,000 YESIL SERMAYELI HOLDING MAGDURU VAR
SYN BASBAKANIMIZ TAYIP BEY
BU HOLDINGLERE PARANIZI KAPTIRIRKEN BANA MI SORDUNUUZ DEMISTI
UZANLARIN-DEMIRELLERIN - VE DIGERLERIN MAL VARLIGINA EL KONURKEN YESIL SERMAYELI HOLDINGLERE GIZLIDEN DESDEK VERDILER HOLDINGZEDELER NEREDE

Heyhat
2 Haziran 2013 16:53

Bugüne kadar kendini saklamış ,Atatürkçü görüken, uyuyan hücre etki ajanlarıda varmış.Neymiş? Bu soroscuların ayaklanmasıymış.Öyle diyorlar utanmadan.Türk Bayraklarına, Mustafa Kemalin Askerlerine kurban olun siz.Maskeniz düştü Çerkez Ethemler sizi.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI