Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

25 Mart 2017

 

5 Haziran 2013

Deneme 1: Kader

Yağmurun altında naylona sardığı akordeonu ile sokaktan geçenleri merhamete çağıran bu adam, aslında kendi hayatının dramını seslendiriyordu. Ülkenin yabancısı oldukları her hallerinden, özellikle melodilerinden belli oluyordu. Belki bir sığıntı, belki bir Romen, belki bir Bulgar, belki bir Rus çifti idi onlar. Nitekim bazen Tuna Dalgaları, bazen Marina Marina, bazen de Kalinka duyuyorduk. Çaldığı ne olursa olsun gerçekte sırıl sıklam “İNLEYEN NAĞMELER” idi duyduklarımız.

Paris’in sokaklarında kaldırımlara resimler çizen, türlü çeşitli enstrümanlarla şarkılar çalıp söyleyerek geçimini sağlamaya, hayatta kalmaya çalışan tabiri amiyane ile dilenenlerin varlığını çok yıllar önce gazetelerde okuyorduk. Nitekim ATTİLA İLHAN, bir güzel şiirinde “Armonikle ezbere polkalar çalan Alsazlı kör kadınla, sabahtan akşama dek rıhtımda cam yeşili gökleri boyayan Hollandalı ressamı” anlatır.

Üç beş yıldan beri benzeri görüntüler Mühürdar Caddesi’ne de taşındı. Hatta bir seferinde akordeonun biraz ötesinde klarnetle MEVLEVİHANE PEŞREVİ çalan kavruk bir yurdum delikanlısı ile onun ötesinde darbukasıyla ŞEHNAZ LONGA ritimleyen bir yurdum kopili de yer aldı. Böylece çok kısa süre içinde ünlü sokak çok farklı bir orkestraya dönüştü. Ne var ki, bizimkilerin o oriental sebatsızlığı meydanı, sokağı yine klasik akordeona bıraktı. O yabancı çift de rahatsız etmeyen sesleri ve yadırganmayan görüntüleriyle sokak sakinlerinin merhametini, gelip geçen yolcuların yardımlarını kazandılar sürekli.

Hayat bir dramdır. Dilenci de, kral da görünmeyen bir felaketin aktörleridirler. Her insanın hayatı da bu bilinmezliğin anaforlarını taşır. O meçhulün de nerede ve ne vakit malum olacağı KADERDİR.

Akordeonu ile merhamet çağrısı yapan Slav görünümlü erkekle, yardım kâsesini taşıyan kadın geçmişiyle, haliyle ve geleceğiyle bu esrarı beraber götüreceklerdir. Kimdir bu insanlar? Nereden geliyorlar? Nereye kayboluyorlar? Hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz onların ve benzerlerinin yaşam serüvenlerini. Bu insanlar, insan duyarlılığına aşağılık ve incitici değil, soylu bir incelikle karşılık vermeye çalışıyorlar, o kadar.

Her hayat bir dram mıdır demiştim? Eksik söylemişim. Her hayat bir romandır aynı zamanda. Yazdıklarımız ve okuduklarımız başka nedir ki?








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

manici baba
7 Haziran 2013 05:25

hayat bir dramdır
otuz beş gramdır
ayran iç hadi sen de
gerisi haramdır

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI