Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

26 Mart 2017

 

6 Haziran 2013

ABDOCAN

Bir ağacı yerinden söktüklerinde başlamıştı herşey...

Önce çevreciler ve daha sonra hızla gençler, sanatçılar, siyasetçiler ve halkın her kesiminden insan o sembol olan ağaçlar için Gezi Parkı’nda nöbet tutmaya başladılar.

Bir ağacın yaşamı özgürlüktü toplanan insanlar için. Kapitalizmin amansız açgözlülüğüne karşı direnişti. Yasaklara baş kaldırıydı. 10 Yıldır biriken öfkeydi artık o ağaç. Ve Gezi Parkı’nda başlayan bu direniş ateşi milyonların gönlüne düştü. Çünkü o gönüllerin de sabrı tükenmişti yıllardır süre gelen baskıdan, diktatoryadan.

Ve işte böylece yollara düştük özgürlük ateşinin peşinden... Hepimiz sanki bu günü bekliyormuşcasına uykusuz kaldık gecelerce... Artık bu hepimiz için bir özgürlük mücadelesiydi. Fakat esas önemli olan bu mücadelenin öncüsü henüz 20’li yaşlarındaki gençlerdi. Ne okulları umurlarındaydı, ne sınavları, ne yedikleri gaz, ne gördükleri şiddet. Birçoğumuzun “apolitik” olduğunu düşündüğümüz gençler hepimizden daha cesur direndiler meydanlarda, caddelerde... Özgürlük mücadeleleri için bedel ödemeye hazırdılar. Henüz 20’lerindeydiler ama kocaman yürekleri vardı. Tıpkı devrim şehidi Denizler, Mahirler, Hüseyinler gibi...

Evet. Bir ağaçla başladı bu halk direnişi... Ve önderi gençlerdi...

İşte o koca yürekli, devrim sevdalısı gençlerdendi Abdullah Can Cömert. Facebook’ta kullandığı adıyla “Abdocan”.

CHP Gençlik Kolları üyesi Abdocan’ın henüz 22 yaşında hain bir saldırıda hayatını kaybetmesi hepimizin yüreğini dağladı.

Öyle ya biz bir ağaç için çıkmıştık yollara...

Şimdi bir can, bir evlat katledilmişti. Bir insanın, genç bir fidanın hayatından daha değerli ne olabilirdi?

Hepimizin yüreğini kanattı Abdocan’ın gidişi...

Abdocan facebook sayfasına yazdığı son mesajında; "3 günde sadece 5 saat uyudum. Sayısız biber gazı yedim, 3 defa ölüm tehlikesi atlattım. Ve insanlar ne diyor biliyor musunuz? "Boşver ülkeyi sen mi kurtaracaksın" Evet kurtaramasakta bu yolda öleceğiz. (O kadar yorgunum ki, 3 günde 7 tane enerji içeceği 9 tane ağrı kesici ile ayaktayım. Sesim kısık vaziyette ama gene saat 6’da alanlardayım sadece devrim için)" diyordu.

Şimdi genç bir fidanın haince katledilmesinden dolayı yüreklerimizde acı, gözlerimizde yaş var.

“Sadece devrim için” diyen Abdo için biz direnmeye ve mücadeleye devam edeceğiz.

O artık devrim şehidi ağabeylerinin yanında…

Erken oldu gidişin ama unutursak yüreğimiz kurusun Abdocan… Huzur içinde uyu…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

H.YILMAZ
10 Haziran 2013 18:19

Devrim şehidi ağabeylerin aileleri ve çocukları sürünüyor.Genel merkez tilkileri ABD-AB ülkelerinde şarapın tadına bakıyor.Paltolarını rüzgara göre ayarlayanlara helal olsun !. Yaşamış biri olarak anımsatmak istedim.

HEKTOR
8 Haziran 2013 12:08

CHP li belediyeler onun ismini bir yere vererek yaşatmalı. Mekanı cennet olsun.

kadir
7 Haziran 2013 11:37

bir de fon müziği olaydı iyiydi...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI