Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

25 Nisan 2017

 

18 Haziran 2013

Yine Gezi

Masum bir gösteri şeklinde başlayan fakat iktidarın dengesiz güç kullanmasıyla evrensel bir eyleme dönüşen olaylar, dünyanın uygar bir ülkesinde görülseydi, hükümet soğukkanlı olur, çareler arardı. Örneğin; büyük bir duyarlılıkla sorumluluğunu, yetkisini paylaşacak güçlere başvururdu. Kişilerle değil, kurumlarla temasa geçerdi.

En başta siyasal partilerin liderleriyle görüşür, ardından sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının, yazılı ve görsel basının, işçi sendikalarının, işveren örgütlerinin, esnaf odalarının, bilim – sanat kurumlarının, üniversitelerin, gençlik kuruluşlarının yetkilileriyle bir araya gelir, sorunları dinler, önerileri değerlendirirdi. Çünkü bu kurumlar demokratik, siyasal, sosyal, ekonomik yaşantımızın olmazsa olmazlarıdır.

Yoksa bugünkü iktidarın yaptığı gibi zaptiye teşkilatıyla gözü kara saldırmazdı eyleme katılanlara. İşte o gaflettir ki, GEZİ’ye, KUĞULU’ya, GÜNDOĞDU’ya ve giderek yurtta ve dünyada onlarca, yüzlerce alana yığmazdı insanları.

Yere göğe sığmayan, dediğim dedik diyen başbakan, yetkililerden değil yetkisizlerden medet umar duruma düşmüştür. Bu bir çaresizliğin fotoğrafıdır. Çünkü ülkenin her kesimiyle dargın, kırgın ve kavgalıdır. Herkesi karşısına almış, onlara “çapulcu”, “alkolik”, “terörist”, “marjinal” demiş, diyebilmiştir. Giderek kendisi de bir partinin kurucusu, lideri olduğu halde, bir başka partiye “pislik” demiş, diyebilmiştir. Özetle, böylesi bir öfke, böylesi bir ifade, böylesi bir üslup ülkede huzuru sağlayamamıştır.

Dış ülkelere yaptığı seyahat sonunda ayağının tozuyla, yarım günde dört ayrı yerde yaptığı saldırgan konuşmalar nasıl yorumlanabilir? Yarım yamalak bilgilerle, yangına körükle gitmiştir adeta. Yanlış, eksik, gerçek olmayan değerlendirmeleriyle olayların büyümesine, yaygınlaşmasına neden olmuştur. Sonunda da şaşkınlık içinde her kâğıda oynamış, her suya atlamıştır. Yetkin ve etkinlerle değil, sıradan kişilerle çözüm aramaya yönelmiştir. Kurumların, kuruluşların yasal yetkili ve sorumlularını göz ardı etmiştir. Yok saymıştır onları.

Bugün geldiğimiz noktada Gezi Parkı gerçeği AKP iktidarının sadece ülke içinde değil ülke dışında da zaafını ortaya koymuştur. Bütün bu olumsuzlukların başbakanın kişiliğinde düğümlendiği yargısı yaygındır.

Son söz: Başbakan hazır mevsimi gelmişken, bir süre dinlenmeli, daha az konuşmalı, kurmaylarını yeniden gözden geçirmelidir.









Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Neslihan S.
20 Haziran 2013 13:51

Beşir bey, siz Tayyip Erdoğan'ın akıl hocası mısnız? Lütfen gerçekleri görün artık, halkımızın yanında olun.

yılmaz korkmaz
19 Haziran 2013 16:40

şiddetseverlere destek vermeyin

TOSUN
17 Haziran 2013 18:13

Sayın Doster yaşanan ve yaşanmakta olan toplumsal olayları anlayamamış olamaz. Demek ki, anlamazlıktan geliyor... Yazısında iktidar, hükümet, AKP gibi sözcükleri kullanmış, ama "halk" sözcüğünü kullanmamış.

Halkın "Tayyip istifa!" sloganları ortalığı inletirken, Sayın Doster'in AKP iktidarına razı geldiği anlaşılıyor; çünkü, "Başbakan ... dinlenmeli, daha az konuşmalı, kurmaylarını yeniden gözden geçirmelidir." diyerek, Erdoğan'a akıl vermekle yetinmiş... AKP iktidarını çeşitli gerekçelerle destekleyenlerin olması da doğaldır. Birşey dediğim yok.

Melih Kaşıkçı
17 Haziran 2013 16:37

halkın gösterilerde en çok işittiğimiz "hükümet istifa!" sloganını dikkate almayan her söz ve yazıyı sorunu çözümlemekten uzak, gerici kabul ediyorum.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI