Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

21 Haziran 2013

Başbakanımız, Tayyip Erdoğan’a teslim oldu

Başbakanımız Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teslim oldu.

Kayda Geçsin

Gezi direnişiyle ilgili olarak , iktidar bıkmadan usanmadan suçlu , zanlı arıyor, içimizden dışımızdan fark etmiyor artık .
Krize sebebiyet veren davranışlarını sorgulamıyor ,krizi yönetemediğini sorgulayamıyor kabahati üstüne atacak adam arıyor.

Çok yazık , bu demokrasi yazığını kayda geçiriyoruz.

Bir adam nöbet tutuyor Taksim’de milyonlar toplanıyor etrafında sanal ortamda , dünyayı arkasına aldı , ondan bile şüphe ettiler.

Oturarak boşa çıkrık çevirsek bu sefer Gandhi’den şüphe edecekler.

Akıl veren Gandhi bunlara deyip, hadii adamla görüşenleri saptamaya (!) başlamaları an meselesi.

Vahe Kılıçaslan yıllardır çeşitli yerlerde öyle durur , işi durmaktır ,o da mı dış mihrakların oyunu ?
Onca yıl CIA ‘dan mı talimat aldı vitrinlerde öyle dur Vahe diye , insaf.

Komik duruma düştü iktidar.

Yürüsek kabahat, dursak kabahat mesajı verildi hala anlayamadılar.
Evet Cumhuriyet tarihimizin komik duruma düşen ilk ve tek iktidarını üzülerek kayda geçiriyoruz.

O iktidar ki , siyasi mizahı yasaklamanın sonucunun komik duruma düşmek olduğunu anlayamadı, bunu da kayda geçirmek durumundayız.

İktidara suçlu , zanlı yetiştirilemez hale gelindi .

Ak Parti yanlısı öğretim görevlileri, bakanlar , partinin ileri gelenleri ‘Duran Adamlar’ ın kaç dakika ayakta kalması gerektiğini tartışıp hala komik duruma düşüyorlar .

Üniversitelerden bazıları da iktidara yaranma derdine düşen profesörleri yüzünden komik duruma düşüyorlar
TV 8 de Çarşamba günü Gökmen Karadağ’ın gündemi değerlendirdiği Haberaktif programının iki konuğu vardı , Marmara Üniversitesinden Prof. Recep Bozloğan ve Bilgi Üniversitesinden Prof. İlter Turan .

Her anne gibi profesörler konuşunca kulak kesilirim , çünkü konuşan Profesörler üniversitelerinin ağzıdır ,fikirleridir, bakışlarıdır.

Söylediklerinden o üniversitelerin bilim, siyaset, sanat, demokrasi dilini anlarız biz sıradan insanlar.

Marmara Üniversitesi beni korkuttu, Prof. Bozloğan’ın demokrasiye bakışı, ‘Duran Adam’ eylemine bakışı ünvanını kullandığı bilim dünyası, Üniversitesini komik duruma düşürdü.

Prof. İlter Turan’ın Avrupa’da her sokakta raslanan ‘Duran Adam’ların hayatlarını böyle kazandıklarını söylemesi üzerine Prof. Bozloğan’ın onların bu kadar uzun süre ayakta durmadıklarını, 2 saat sonra ihtiyaçlarını karşılamak, yemek, istirahat molası verdiklerini ciddi ciddi anlatması , yani koskoca Marmara Üniversitesi profesörünün sokakta duran adamların günlük yaşamlarını takip etmiş olması olasılığı , ‘Duran Adam’ uzmanlığı karşısında kahkahalarımızı tutamadık .

Efsane olmuş Marmara Üniversitesini Profesörünün komik duruma düşürmesi bir yana, üniversitenin bu perspektiften bakan bir profesörünün olması ve göğsünü gere gere ekranlara çıkması beni bir anne olarak çok üzdü.
Ve kaçınılmaz olarak iki üniversiteyi mukayese ettim, Bilgi açık ara fark attı, demokrasiyi özümleme, analitik düşünce açısından .

Sonuçta anasına bak kızını al, Profesörüne bak üniversitesine kahkaha at durumuna geldim ekran başında.

YÖK öğretim görevlilerinin ağzından çıkanlardan ne kadar sorumlu bilemiyorum ama son haftalarda kürtajdan , direnişe, demokrasiye , dış mihrak oyunlarına , sokakta duran adamlara ilişkin ağızlarından çıkanlardan hatırı sayılır sayıda profesörün bilimsel düşünceye değil Ak Parti’ye sorumlu gibi davrandıkları açık, net.

Hele bir tanesi utanmadan kürtaj konusunda eşini örnek vererek, jinekolojik ayrıntılara girerek doktorun risk uyarısına rağmen eşini doğurttuğunu çocuğun sağlam olduğunu anlatarak adeta doktorları dinlemeyine getirdi sözü.
Yani bu olacak iş mi Sayın Başbakan ?

Ekşi sözlükte bu profesör için yazılanlar doğru mu bilmiyorum, ama okuyunca dehşete düştüm.
Epey marifetli bir bilim insanı , ekranlarda konuşmalarından anladığımız jinekoloji konusunda uzman ve fakat ana bilim dalı sosyoloji, levirat sorart evliliklerine üzerine kitabı var !

Kendisini kayda geçiriyoruz. Kanal kanal geziyor hem Prof ünvanını kullanıp hem Ak Parti MKYK üyesi sıfatıyla.
Kanada Toronto, ABD Houston üniversitelerinde de çalışmalar yapmış , acaba o da mı ABD oyunu diye düşünmemiz gerekir mi Yiğit Bulut’un yüksek takdirlerine bırakalım ve Prof.Mazhar Bağlı’yı kayda geçirelim.

Ak Parti yandaş kanalları Gene Sharp’ı yeni keşfetmiş bulunuyor , hayırlı olsun .

Soros , Otpor’dan sonra onu da olağan şüpheliler listesine eklediler , epey gecikmeyle.

Hadi diyelim ki bütün bunlar bize muzır fikirler aşılıyorlar, yeni mi keşfediyorsunuz , bu nasıl bir cehalettir , zira;

Otpor bir vakıa, adamlar saklamıyorlar zaten ajans gibi çalışıyorlar.

Sharp’a a gelince pasif direniş hareketlerinin Gandhi hareketini temel alıp kitabını yazmış, internette var, çeşitli dillerde basılmış kitapları olan bir adam, hatta ilk kitabına Einstein önsöz yazmış , hepsi açık , ortada.

Ak Parti ‘Büyük Strateji Kuranları ’ , Siz hiç okumuyor musunuz sadece kendi söylediklerinizi , yazdıklarınızı mı okuyorsunuz ?

Açık bilgileri , sırları ifşaa ediyormuş gibi yapıp yandaşı olduğunuz iktidarı komik duruma düşürmenin alemi var mı ?

Demek ‘Büyük Strateji’ filan kuran yok Ak Parti’de.
Bu açık bilgilerden bile haberleri yokmuş.
Demek ki ‘Grand Strategy‘ üreten bir Ak Parti yok,
Sayın Başbakan’ın taktikleriyle ayakta kalan bir Parti var .
Sayın Erdoğan yoksa yoklar.
Liderlerini bu kadar yoran başka parti var mı dünyada, bütün yük adamın omuzlarında zaten Arınç’da demedi mi ‘Civanım’ ne hale geldi diye !

Durumu kayda geçiriyoruz.

En komik yanda bütün bu olağan açık bilgilerden çıkarttıkları sonuç ; Hepsi Amerikan İstihbaratına dayanıyor , Yahu sizde her filminin sonuda ABD’ye kabahat yükleyen basit düşünceli adamlara mı teslim oldunuz ?
Ak Parti’nin Olağan şüpheliler listesinde 1 numara olmayı sürdürüyor ABD.

Zaten bu iktidarın entellektüel demiyorum ama yetenek alanında ki eksiklikleri, filim , dizi yapma tutkusu ve bunları yapan aynı dar çevresinden akiller kırma sarma yanlışı bakın nasıl düğüm etti hesapları.


Kimsenin kimseye şunu yaz, şunu oyna, şunu çiz, şunu düşündür , şunu konuş gibi dikte etme hakkı yoktur hele siyasetçilerin hiç yoktur , yazar geçinen iktidar yandaşlarının hiç yoktur , herşeyin mal sahibi gibi davranamazlar bunlar Ak Parti iktidarında olmuştur .

Önlerini kapatmışlardır yetenekli insanların , hadsizlik noktasını aşmıştır bu yüzden güdük kaldık düşüncelerde , sanatta , kimileri vatanlarını terk edip kendilerini dar atmışlardır dışarıya.

Arsız ve hadsiz yandaşları da kayda geçirelim.

Sanatçıların özgün düşünmeden kaynaklanan özgüvenleri kaybettirdi iktidar, dizilere bakın yeter , oluşturulmak istenen algının izdüşümüdür.
Ak Parti medyasının müesses nizamın medyasına eklemlenerek yarattığı algı , sabrı taşırmıştır ve taşırmaya devam etmektedir .
Sayın Başbakan neden bunu kabul etmez , görmez asıl bunu kayda geçiriyoruz.

Aslında Yandaş, candaş medya farkı kalmamıştır asıl tehlike budur, Halk TV bunu haber vererek bir ölçüde kırmıştır.

Ak Parti soyunduğu fütürist işlere ters orantılı bir zihin , televizyon, sanat dünyasının esiri oldu asıl konuşulması gereken budur , bir ileri derken bin geri nasıl düşülür kitabını yazdılar.

Bu durumu üzülerek, iktidarın kat ettiği yolları heba eden iktidar yanlılarına ithaf ederek kayda geçirelim.


Ak Parti sempatizanı medyanın ekranlarda her şey akıllarından geçiyor meydandakiler için , ama insan gibi demokratik, çağdaş bir ülkede yaşamak isteyebilecekleri ihtimali hala akıllarına gelmiyor , nasıl iştir bu ?

Şimdi İktidar ; Kanuni rolünü oynayan çocuğa verdiği mesajcı rolünden medet umar hale geldiği yetmiyormuş gibi bir başka çocuk Mehmet Ali Alabora ile didişiyor .
O çocuğa ne kızıyorsunuz Kanuni rolünü oynayan gibi ateş olsa cürmü kadar yer yaktığı ortada, ha soracaksanız trilyonluk hesabı İş Bankasına sorun o ayrı iş .

İktidar döneminde yarattığı ünlülerden medet umar hale geldi .
Ziyaretlerdeki ziyaretçilerin ortak noktaları 10 yıllık iktidar döneminde hayatlarında göremeyecekleri imkanlardan yararlanmış olmalıdır, bunu göz ardı edemeyiz.
İşsiz mi kalmışlardır, para mı kazanamamışlardır, bir fikirleri olmuşta yasaklanmışlar mıdır?

Bu hakikatleri lütfen kayda geçirelim.

Direniş zeka üzerine inşa etti hareketi, berbat dizilerin ünlüleri üzerine değil arada büyük fark var.

Ak Partiye yakın medyanın yarattığı bir başka komik algıda meydanlara inen halka birilerinin bu akılları verdiği .
Esasen en komik olan halkın bu noktada akılsızlar, veya saflar olarak ikiye kategorize edilmesi .

Ne ayıp şey, , kayda geçiriyoruz.

Kim mi bize bu akılları öğretiyor , siz memleketteki herkesin bir şıhı mı var zannediyorsunuz vallahi ben Kadıköylü’yüm pek çok din, etnik grubunların terbiyesi içinde büyüdüm Allah’tan başka tapacağım yoktur.
Kayda geçsin, çünkü bu dar kafalı zihniyete kızıp dinden, imandan çıkmaya hiç niyetim yok tekrar kayda geçsin.

Sanki birileri düdük çaldı indi meydanlara halk , şimdi ‘tadında bırakın’ diyor ‘Bilgeler , Yandaşlar Korosu’.

Hakikaten kendilerini komik duruma düşürüyorlar.
Korkusuzluğu tattık , tadından yenmiyor Vallahi.
Bize kimse düdük çalmadı, kimse de dağılın komutu veremiyor görün bunu artık.

Şimdi kendi yarattığı ve paradan başka şey düşünmeyen dalkavuk dar çevresinin kazanç ve konumlarını kaybetme telaşı yüzünden korkuyu tadıyor iktidar , ve sertleştikçe sertleşiyor ve komik duruma düşüyor. Eğer bu yüzden abuk sabuk hareketler yapıyorlarsa ;
Tattırdıkları ve kendilerinin tadmadığı korkuyu tadıyorlarsa , eski ağıza yeni taam olsun.

İktidarın komik duruma düşmesi bununla bitmiyor.
80 yaşında sağ kalmış belkide Türkiye’nin en marjinal adamı Prof. Yalçın Küçük hapiste , ona ‘Hocam Beynimin yarısısınız’ diyen Avni Özgürel Ak Parti Akili !
Bari Küçük’ü akil yapsaydınız hiç olmazsa beynin öbür yarısını da tamamlamış olurdunuz. Yarım beyin pek verimli olmuyor.
Tam bir acı komedi, cinnet hali. Kayda geçiriyoruz.
Şimdi zarar ziyan bilançosu çıkarıldı , neredeyse direniş yapanlardan üzerlerine sıkılan gaz ve suyun da parasını isteyecekler .

Bu ayıbı da kayda geçiriyoruz.
Meydandaki insanların kıymetini bilemedi Sayın Başbakan , gençlerin kıymetini bilemedi, her fırsatta çullandıkları Kemal Kılıçdaroğlu bildi, ülkemizin itibarını dünyada yükselttikleri için onlara teşekkür etti.
Ak Parti edemedi.
Durum budur kayda geçsin.
Oyunlar içinde oyunların oynandığı ülkemizde oyunları bozamadılar , halbuki bu oyunları bozma sözü vardı Başbakanımızın.

Yiğit Bulut esip küfürüyor, anlattıkları elbette dikkate değer ama o da direnişçilere teşekkür etsin, çünkü çıkan sonuç şudur;
eğer çocuklar meydanlara çıkmasaydı demek bu oyunları göremiyecek , söyleyemiyecektiniz , 10 yıldır onların direnişe geçmesini mi beklediniz açıklamak için ?

Bizleri etnik, dinsel, sekter olarak tespit edip ayırmaya doyamıyor anketler, şimdi parti dağılımına göre yüzdelere ayırmaya başladılar, meydanın % bilmem kaçı CHP’li, % bilmem kaçı şu parti, bu partidenmiş , yahu meydanlardakilerin yüzde yüzü insan, bu niye gelmiyor aklınıza ?

Yüzdelik dağılıma da güvenmeyin sağımız solumuz belli değildir yoksa Ak Parti nasıl iktidar olurdu ?
Bu soruyu da kayda geçirelim.

Mevsim normallerinin çok üzerinde bir abuklama görüyorum, bu sefer de bu kadar saçmalık ancak dikkat çekmek için yapılır , acaba gözlerden gündemden uzak tutmak istedikleri kimin nedir diye aklından geçiriyor insan. durup duruken benide manyak ettiler.

Poliste berbat durumda, çocuklara su, gaz sıktırdınız , sonunda onlarda aslında kendilerine sıktıklarını anladılar gazları suları, ve bir tanesi sanki diğerlerinin çaresizliğini dile getirdi, ‘Ne yapayım, silah mı çekeyim, ne yapayım gaz sıkmayıp, osurayım mı ?‘ diye sorar hale geldi. Bir kısmıda oturup kitap okumaya başladı bu iyi bir gelişmedir .
Bu gelişmeyi de kayda geçiriyoruz.

Burası oyunbazlar ülkesi , Sayın Başbakanım biz sıradan insanlar oyunlardan korkmayız işimiz , vatandaşlık görevimiz oyunları bozmaktır .
Ama siz bizleri yarı yolda bıraktınız bu olmadı işte, hiç olmadı .
Hani Oyunları bozacaktık ?
Demokrasi diyoruz siz yanımızda meydanlarda yoksunuz !
Velhasıl Sayın Başbakan
Bir zamanlar Demirel :
‘Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi , çok büyük bir park yaptırır, hep beraber içinde otururduk’ demişti.

Allah ona memleket meselelerinin parklarda , barışçı, evrensel demokrasi normları, özgürlük isteyen gençlerle nasıl halledilmeye çalışıldığını gösterdi ,söylediklerinden utanır mı , acı mı çeker yoksa hala inat mı eder bilemem.

Siz onun gibi olmayın isterim, beni bir Kadıköylü olarak kılık kıyafetime bakıp zaten kırdınız , Allah için her zaman şık, tertemiz tiril tiril giyimine özen gösteren bir insansınız , hani tanımasam , bilmesem nereli olduğunuzu uzaktan Bir Kadıköylü Beyefendi derim, Orhan Gencebay’ın o pullu payetli rüküş kıyafetlerine aldırmadan akil yaptınız biz Kadıköy’lülere durup duruken niye taktınız kırdınız onu da anlamadım.
Bari şimdi kırmayın,Allah Aşkına cadı avı başlatmayın.
Yeriniz direniş, direnin bizle Sayın Başbakan , başa dönün.
Meydandakileri terk ettiniz, halbuki onlar sizi terk etmediler demokrasi istediler, hepsi bu.
Şimdi Kılıçdaroğlu bir el uzattı, halk uzatılan eli sıkar.
Başbakanımız kendi kalabalıklarını tercih eden Ak Parti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teslim oldu, terk etti halkını.
Asıl teslimiyet budur kayda geçsin.

Yeis ve acı içinde sevgilerle








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Faik Suat
24 Haziran 2013 13:24

Toplum mühendisliği bu olsa gerek. Yazınızın içeriği o kadar güzelki karşı durmak imkansız. Amma şu da varki, hiçbir lider direkt kendisine yapılan kalkışma ( sivil darbe ) ya bu beklediğiniz olgunlukta yaklaşmaz yaklaşamaz. Eğer bu sonuçları çıkarmamız gerekiyorsa fazla polyanna filmi seyretmeyin demezlermi adama. Zinhar AKPye oy vermeyecek bir insana neden kucak açmayla vakit geçirsin adam. Vatandaş - devlet ilişkisi yeterli değilmi.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI