Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

25 Mart 2017

 

22 Haziran 2013

Milli İrade Masalı

Başbakanın “milli” sözcüğü ile İslam ümmetçiliğini amaçladığı yadsınamayan bir gerçektir. Mensubu olduğu Milli Nizam ve Milli Selamet Partileri bu görüş çerçevesinde şekillenmiştir. O partiler, bu görüşün kilometre taşlarıdır. Öyle ki, zamanla amaç, “Milli Görüş” diye tanımlanarak yurt içinde ve yurt dışında örgütlenmek olacaktır. Nitekim başbakan, bu Sünni İslam anlayışını ülke içinde uyguladığı gibi, yurt dışında da Müslüman ülkelerle olan ilişkilerinde siyasetinin temeli yapmıştır.

Ne var ki “Milli Görüş gömleğini çıkardım” demesine rağmen, bu defa da “Milli İrade Mitingleri” düzenleyerek yeni bir kavram çatışması gündeme getirdi.

“Her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına aldığını” söyleyen RTE, bir defa daha yanlışlarını sürdürdü, hem de katlayarak. Yüzde 50 oy aldığını inatla ve ısrarla yineleyen başbakan, değil yüzde 50, yüzde 90 oyun bile milli iradeyi temsil edemeyeceği gerçeğini bir türlü kabullenemiyor.

Evvela, oy demek iktidar demek değildir.

Saniyen, başbakanın “millisi” onun anladığı Sünni İslam’ı kapsar. Ülkenin tümünü kapsamaz, kucaklamaz.

Salisen, ancak ulusal sözcüğüdür ki dil, din, ırk, cins, mezhep, renk farkı gözetmeksizin bütün Anadolu insanını içine alır. Ki, o da başbakanın ne sözlüğünde var, ne söyleminde var, ne de niyetinde var. Nitekim daha geçen gün “Reyhanlı’da 53 Sünni Müslüman öldürüldü” dedi, deyiverdi.

Görünen odur ki, başbakan siyasi yaşamına dinle başladı, dinle de sürdürüyor. Gudbettin Hikmetyar’dan beri bu gerçek, söz ve eylem olarak belleğimizdedir.

Bu defa da “milli irade” gösterileri başlığı altında Türkiye’de ve dünyada bir anda başlayıp süregelen Gezi Parkı Gösterilerine karşı rövanş almayı düşünüyor zaar. Ancak RTE’nin konuşmaları yalanlarla, yanlışlarla dolu. O büyük, o haklı etkiyi ve o heyecanı gölgeleyemiyor. Çünkü Gezi Parkı’nda başlayan ve bütün dünyaya yayılan gösteriler her kıtadaki farklılıkları olduğu kadar, bütün yurttaş taleplerini, demokratik istemleri kucaklayan, sözcüğün tam anlamıyla ulusal nitelikli bir tepkidir. Efsane bir destan olarak da toplumsal belleğimizde yerini almıştır. Karşıt kalabalıklar Gezi Parkı heyecanını anlamsızlaştıramaz.

Sonuçta milli irade tüm ulusun ortak bir amaç uğruna birleşmesi, bütünleşmesi ve bir güç oluşturmasıdır, Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi… Kendi yüzde 50’sinin, karşıtlarının yüzde 50’sinden daha büyük olduğunu iddia eden başbakan, sonunda kendi ruh yapısını ortaya koydu, sergiledi.

Taliban liderinin sandalyesinin ayağında diz çöküp oturan bir başbakan, öz yurdunun talebesine karşı katı, sıvı, gaz silahıyla saldırarak milli iradeden söz edebilir mi?








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

abdullah
24 Haziran 2013 00:41

ADAM,HALA GEZİ YALAN,DERTLERİ TALAN
DİYE BANGIR BANGIR BAĞIRIYOR !!!
HALBUKİ GEZİ,TASTAMAM DOĞRU..
TÜRK MİLLETİ,YETTİ ARTIK,HADDİNİ BİL
DİYEREK DİRENCİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR..
BOŞUNA BAĞIRMA...ARTIK SESİNİ KİMSE-
LER DUYMUYOR...

Nesrin Özer
22 Haziran 2013 16:31

Size aynen katılıyorum Akepenin milli iradesi din, oysa halkın milli iradesi Laik Cumhuriyet ve Atatürk

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI