Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

22 Haziran 2013

Gezi Parkı Eylemleri ve CHP’ye Düşen Görevler

Seçkin Aybar
CHP Beşiktaş üyesi


Gezi Parkı eylemlerinde 20 günü geride bıraktık. Geride bıraktığımız 20 gün, bizlere Türkiye’deki siyasi dinamiklerin yerinden oynadığını gösterdi. Küçük bir grubun bir araya gelmesiyle başlayan Gezi Parkı protestoları , gün geçtikçe milyonlarca yurttaşın katıldığı kitlesel bir AKP protestosuna dönüştü.

Eylemlerin başladığı ilk günden itibaren, parkın yıkılışını protesto eden yurttaşlara bizzat hükümet emriyle polis terörü yaşatıldı. Binlerce yurttaş, sırf yürüyüş yaptıkları gerekçesiyle yaka-paça gözaltına alındı. Binlerce vatandaş, polisin çok sert tutumundan dolayı çeşitli yerlerinden yaralandı. Türk Tabipler Birliği verilerine göre, kamu hastanelerine, özel hastane ve tıp merkezlerine ve çatışmaların yaşandığı alanlarda kurulan revirlere toplam 7959 kişi yaralı olarak başvurdu. Bunlardan daha da kötüsü, 5 vatandaşımız eylemlerde hayatını kaybetti.

Başbakan, bu kadar ağır bilançoya rağmen eylemcilere hakaret etmekten, halkı kışkırtmaktan geri durmadı.

Eylemlerin arkasında CHP’nin olduğunu, polisin kullandığı gaz bombalarının gayet normal olduğunu, AKP seçmenini, eylemcilere karşı evlerinde zor tuttuğunu ve eylemlere katılanların ‘’çapulcu’’ olduklarını iddia etti. Avrupa Parlamentosu’ndan ABD’ye kadar bütün dünya, AKP’nin halka uyguladığı şiddeti şaşkınlıkla izledi. Kısacası Gezi Parkı protestoları, AKP hükümetinin gerçek yüzünün bütün dünya tarafından görülmesini sağladı. Protestoların, Türkiye siyasetine getirdiği en büyük kazanımlardan birisi de AKP’nin totaliter kimliğinin dünya kamuoyu tarafından kabul edilmesidir.

Dünya basını, olayları canlı olarak yayınlarken Türkiye basınının büyük bir çoğunluğu yaşanan olayları halktan gizlemeyi tercih etti. Bunun sonucunda ülkemizdeki büyük medya kuruluşları, yüz binlerce vatandaş tarafından protesto edildi. Gezi Parkı eylemleri, Türkiye’de basın özgürlüğünün ne durumda olduğunu gözler önüne serdiği için de Türkiye siyasetine yeni bir soluk getirmiştir.
Acısıyla, tatlısıyla, biber gazıyla, polis copuyla, gözaltılarla ve duran adamıyla bütün bu eylemlerin bir sonuca varması gerekmektedir. Milyonlarca insan günlerce sokaklarda eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasi sözcüklerini haykırdı.

Bu kavramların Türkiye’de yaşamasının tek yolu, solun iktidara gelmesidir. Görünen bir gerçek var ki, Gezi Parkı yerinde kalsa dahi, milyonlarca insanın asıl hedefi AKP hükümetinden bir önce kurtulmaktır. Fakat halkın büyük bir çoğunluğu AKP’ye karşı güçlü bir alternatif görememektedir.

CHP’ye düşen sorumluluk, tam olarak da bu noktada başlamaktadır. Milyonların desteğini kazanmak ve Türkiye halkını AKP zulmünden kurtarmak! Bu açıdan baktığımız zaman Gezi Parkı eylemleri sonrasında CHP’nin önünde tarihsel bir görev durmaktadır. Bu görevse çağdaş, özgürlükçü, eşitlikçi, yenilikten yana, genç bir kadroyla Türkiye’de iktidarı alma görevidir.

AKP’den kurtulmanın formülünü 20 gündür Türkiye halkı meydanlarda veriyor. AKP’den kurtulmanın yolu, AKP’ye benzememektir. Kısacası, merkez sağdan transfer yapmamak, sağcılaşmamak, totaliler bir parti yapısına karşı gerçekten demokratik bir parti içi yapı kurmak, gerici ve emek düşmanı medyaya karşı halkçı medya organlarına sahip olmak, balon üyelere ve delege ağalarına karşı, partideki üye yapısının demokrasiye uygun olarak dönüşümünü sağlamak, atama kültürüne karşı, ön seçimden taviz vermemek ve gençlik örgütlerinin üzerine düşmek!

Gezi Parkı direnişi, AKP’den kurtulmak isteyen bütün kesimlerin dersler çıkarması gereken tarihi bir direniştir. Burada en büyük dersi CHP’nin çıkarması gerekmektedir. 2014 yerel seçimleriyle başlayan sürecin Türkiye’nin kurtuluşuna doğru bir yol olması için Gezi Parkı olayları iyi okunmalıdır!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

metin
24 Haziran 2013 16:41

işte bu yüzden kaybediyorsunuz karşı taraf baskıcı cahil köylü diyerek yeter arkadaş bu kadar hakaret. kargadan başka kuş, chp den başka bir parti yok mu bu ülkede. üniversitelerde başörtülü öğrenciler alınmazken , polis şiddet uygularken siz neredeydiniz. özgür basın neredeydi. ordu bildiri üstünü bildiri yaparken patronlar cebini doldururken, develasyon olurken özgür basın ve chp neredeydi? ben biliyorum elleriniz alkıştan çatlıyordu. aklınızca ülkeyi yobazlardan kurtarmıştınız aynen şimdi olduğu gibi bu ülkeye o zaman da şimdi de en büyük kötülüğü siz ve sizler gibi halkına gökdelenlerden tatil köylerinden barlarından bakan kendini aydın zanneden kumandalı zihinli varlıklardan geldi. sıkağa çıkıp istediğiniz tepkiyi yapın . o parkta hangi illegal örgütlerin hangi provakatör ajanların yaptığı konuşmaları eylemleri lütfen biraz birazcık izleyin. biz köylülerin yaptığı eylemlerde bir tane taş mı attık araba mı yaktık habis urlar kara fatmalar ı yakıştırdınız YETER ARTIK KÖYLÜLER CAHİLLER UYANDI BU ÜLKEYE VERDİĞİNİZ ZARAR YETER SİZLERİ SONSUZA DEK UYUMAYA DAVET EDERİM. ADMİN BUNU DA YAYINLAMZSIN BİLİYORUM SİZDE BU CESARET BİLE YOK

hamit el gabit
24 Haziran 2013 10:26

akıllı olun. aklınızı başınıza alın. Türkiye 80 öncesi Türkiye değil. sokak eylemleri devam ederse sonu kötü olur.
iç savaşa ve mezhep savaşına dönüşür. Türk ordusu Suriye ordusuna benzemez. orada Azınlık Mezhebi ordunun tamamına sahip. Türkiyede Türk ordusu ve Türk Polisi Allah Allah diye müdahele eder.
Eğer olaylar bir daha başlar ve Dindar Müslümanlar da sokağa çıkarlarsa bu kez miting için değil Çapulculara ders vermek için çıkarlar ve bu 12 eylül öncesindeki Ülkücü müdahelesine benxemez. bir anda karşıdaki tehlikeyi yok etmek üzere çıkarlar. bu da çapulcular için korkunç bir son olur. Tıpkı 100 yıl önce Ermenilerin başına gelen şey başlarına gelir. Hatta daha kötü olur çünkü Ermeniler göç ettirildiler çapulcular bir anda yok edilirler.
o nedenle kardeşliğimizi bozmanın bir alemi yok. efendi efendi oturup proje üretmek ve akp'yi proje üreterek iktidardan seçimle indirmek lazım.
Bu arada kışıçtaroğlunun da aklını başına alıp gerçek sosyal demokrasiyi savunması gerekiyor bu gidişle sadece aleviler CHP'ye oy verecek. Ulusalcı solcular İşçi partisine az bir kısmı da MHP'ye gidecek.

E.Uzun
22 Haziran 2013 22:17

AKP ve onun fasist diktatorlugunden kurtulmanin yolu ,AKP nin devletine ,onun fasist statukosuna ,vesayetine karsi, varolan fasist sistemin sinirlari disinda sokakta , fabrikalarda , universitelerde , yoksul emekci halkimizin oldugu her yerde militan ve kararli bir mucadele ile mumkundur !

Naif ve pasifist eylemler AKP NIN saltanatinin devamini dolayisiylada emperyalist tahakkumun devamini savunmaktir ve fasist devletin saldirilari karsisinda yenilmeye mahkumdur ! Taksim ve gezi eylemleri bu konuda cok onemli tecrubeler ile doludur!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI