Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

26 Mart 2017

 

26 Haziran 2013

‘Başlar’ dururken ‘ayaklar’...

‘Başlar’ dururken ‘ayaklar’... destan yazar mı?


Açı hep aynı!
En ufak bir esneklik yok…
Durulan yer ise hiçbir şekilde değişmeyecek; belli oldu…
Ürkütücü olan da bu ya zaten…
Dinleme ve anlama konusunda en ufak bir umut bile yok!
Tüm cümleler aynı…

Örneğin, ‘ayaklar baş oldu’ cümlesi…
Sadece suçlanmıyorlar yani…
Aynı zamanda da aşağılanıyorlar…
Ve ‘başka’ hatta ‘bambaşka’ algılanmaları için Türkçe’nin tüm ‘iğneleri’ kullanılıyor…
Sanki uzaydan geldiler!
Özel görevle!
Birileri düğmeye bastı onlar da ufolarıyla teker teker Gezi Parkı’na indiler, oradan da tüm Türkiye’ye yayıldılar…

Hepsi kötü niyetli, üstelik şiddet dolu!
Görüntüler de montajlı zaten!
Neyse ki uzaylı kötü adamların(!) şiddet dolu istilaları, iyi ve güçlü (!) polislerce önlenmiş, başkumandanın talimatı üzerine…
Aslında hepsinin uzaya dönmeleri isteniyor ama evlerden çıkmasalar da olur…
Gerçi evde de gürültülü şiddete(!) başvuruyorlar ama sokakta olmasınlar da nerede olursa olsunlar…
Sokak korkutur bu topraklardaki güçlüleri çünkü…
Zaten çok alışkında değiller, diğer ülkelerdeki gibi eylemlere…

Oturma eylemi, yürüyüş, slogan atma, pankart açma gibi eylemlere mesela…
Alışkın olmadıkları için mi acaba barışçıl eylem yapanları, silahlı ve gazlı polislerle karıştırıyorlar?
Baksanıza şiddet uygulayanla, şiddet gören yer değiştirdi garip bir şekilde…
Günlerdir uzaylılarla(!) röportajlar yapılıyor ama onların ne dediklerinin hiçbir önemi yok…
Çünkü gerçeği söylemiyorlar!
Gerçi gizli görevde ‘gerçek’ söylenir mi?
Hele bir de bazı karşılaştırmaları var ki; külliyen yanlış!
Bazıları ağacın binalardan daha değerli olduğunu söylüyor örneğin…

Hiç ağaç betondan değerli olur mu?
Hem baş uzaycılar(!) tarafından kirli emellere alet ediliyorlar hem de cahiller demek ki!
Bir de bu ‘şiddet dolu cahillere’ ‘yataklık’ edenler oldu ki onların akıbeti henüz belli değil!
Yalnız şurası çok anlaşılmadı; şiddet uygulayanlar(!) neden kaçıyorlardı acaba?
İster anlaşılsın ister anlaşılmasın, sonuçta; hem nankörler hem cahiller hem de aptallar!
Ha bir de çok kötüler!
Masum güvenlik güçlerine(!) şiddet uyguladılar çünkü…
O kadar biber gazını nereden buldular dersiniz?
Belki de ufolarla uzaydan taşıdılar kim bilir!
‘Organize işler’ de bu tür lojistik desteklerin atlanması mümkün değil ne de olsa…
Bir de hala ‘barış’ demiyorlar mı?
Bu da ikiyüzlü olduklarını gösteriyor öyle değil mi?
Neyse ‘ifade özgürlüğü’ ‘toplanma özgürlüğü’ gibi kavramları kullanmasınlar da, ‘barış’ sözcüğünü kullanabilirler…

Ama tek başına!
Yanına ‘eylem’ filan gibi sözcükler gelirse o zaman fena!
Anında ‘vatandaşlıktan’ çıkarılır, ‘millet’ sayılmazlar!
Ha bir de destan yazamazlar!
Neden mi?
‘Başlar’ dururken, ‘ayaklar’ destan yazamaz da ondan!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

burhan
29 Haziran 2013 11:48

Hz.MUSA birgün tur dağına çoıkarken bakmış koca kayalar dağdan aşağıya yuvarlanırken küçüçük taşlar da dağın zirvesine çıkıyorlar!ellerini ğöğe açıp hz.musa YARABBİ bu nedir diye soruyor.ALLAH'tan bir nida geliyor:Ya musa onlar dünyada devridevrandır.ayaklar baş başlar ayak oacaktır dünyanın sonunda buyuruyor.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI