Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

26 Mart 2017

 

1 Temmuz 2013

Av!

Bir eşik aşıldı ama her tarafın eşiği ayrı tabi!
Gücü elinde bulunduranlarla, ezilenlerin hatırladıkları(!) aynı değil çünkü…
Tam da bu nedenle asıl önemli dönemlerden biri bundan sonra başlayacak…

Öfkenin dozu da asıl bundan sonra anlaşılacak ama ‘güçlü’nün öfkesini nasıl yatıştıracağı(!) konusunda da ‘güçlü’ olduğu bir gerçek…
Bugüne kadar protestocular, yürüyüş, gösteri ve direnme haklarının, ‘temel hak ve özgürlükler’ kapsamına girdiğini zannettiler ve yanıldılar!
Yoksa onlarca TOMA üzerlerine, öfke fışkırtmazdı! 4 kişi ölmez 11 kişi gözünü kaybetmez, 8 bin kişi yaralanmazdı… Kaldı ki, bu sayılar hastanelere başvuranlarla sınırlı… En azından gerçek yaralı sayısının çok yüksek olduğu konusunda kimsenin kuşkusu yok…

Üstelik hala şaşkın olanlar var…
Anne babaları gibi devlet şiddetinden nasiplerini bugüne kadar çok fazla almadıklarından olsa gerek gençlerin çoğu yaşadıklarına inanamıyor örneğin…

Ayrıca bu kuşak ‘devlet baba’ inancına da çok fazla sahip olmadığından, korkuları da, şaşkınlıkları da ayrılıyor daha yaşlı kuşaktan…
Dolayısıyla öfkeleri de farklı!
Yani devlet şiddetini tanıyanlarla tanımayanlar arasında öfkenin en azından niteliğinin farklı olduğunu söyleyebiliriz…

31 Mayıs -24 Haziran 2013 arasının bir başlangıç olduğunu düşünenlerin hiç de azımsanmayacak bir düzeyde olduğunu söylemeye gerek yok ama son günlerde, olayların biraz olsun ‘renk’ değiştirdiğini de görmezden gelmemek gerekiyor.
O yüzden de ‘bundan sonra’ diye bir ayrıma gerek duyuyor insan ki bu konuda güçlünün ayak sesleri(!) fazlasıyla manidar!

En azından günde 6 konuşma yapılmıyor, herkes kendi alanına giren konu ile ilgili konuşmaya başladı ve meydanlarda ‘güçlü’nün öfkeli gövde gösterileri daha önceki gibi değil…
Ama bütün bu tablo, şiddetin ve tehditin bittiği anlamına gelmiyor…
Sonuçta ‘aşılan eşikten sonraki’ döneme girilmiş görünüyor.

İşte bu dönem, demokrasi için önceki dönem kadar önemli ve hassas…
Bir kere, ‘güçlü’nün öfkesi, direnişçilerin öfkesinden çok farklı…

Bu fark ve öfkeyi sürdürme isteği, daha doğrusu, “Bu bana nasıl yapılır?” öfkesini yatıştırmak istememek(!) ezme halinin(!) meydanlardan başka alanlara kayacağını gösteriyordu ve bu etap başladı.

Bu konuda iki türlü bir ‘savaş stratejisi’ sürdürülüyor, birincisi diğer ülkelere dersini vermek(!) ikincisi de yurtiçindeki suçluları bulup cezalandırmak!

Ders verilen, daha doğru deyimle ‘dersinin verildiğine’ inanılan AB konusunda aslında istenilen oluyor! AB Bakanlığı’nın sürekli alnından kaşıdığı AB’nin, müzakere sürecindeki yaptırımları kimsenin umurunda değil nasıl olsa…
Çünkü bu güçlüler AB’ye de kızgın!
Yoksa bu kadar ülke, 10 yıldır sanki Gezi Parkı’nda eylem yapıyorlarmış gibi(!) hakarete maruz kalır mıydı?

Ama yurtiçinde durum tamamen farklı…
Çünkü yurtiçinde ceza zamanı!
Ama önce yakalamak lazım değil mi?
Yani avlamak!
Ne yazık ki, meydanlardaki avla, şimdiki avın rengi çok farklı!

Biri ne kadar aleniyse, öbürü o kadar sinsi ve gri!
Bir zamanlar Güneydoğu’daki sisli hava(!) batıya ve şehirlere yayılmış durumda…
Ve ‘bunlar’ denilen herkes tehdit altında…
Yeni bir demokrasi sınavı daha verilecek yani…
Sadece iktidar için değil, medya ve aydınlar için de…

Gerçi kimin geçip, kimin kalacağı şimdiden belli de, en azından ‘ yeni etabı’ küçümsememek gerekiyor…

Hatta birinci etaptan daha fazla önemsemek gerekiyor çünkü cadı avı, sadece ‘utanç hali’ değil, aynı zamanda hayatların paramparça olma hali!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

vardar
2 Temmuz 2013 22:02

koskoca istanbul.....ve bir park...gezi parkı...ve bu parka yakın olan yüzlerce ...hatta binlerce aile...günlerce bu parktan faydalanamadı...neden ...? park işgal edilmişti...parklar....üç beş kime hizmet ettiğini bilemeyen zavallıların(aslında ingiltereye,almanyaya,fransaya ve yahudilere hizmet ediyorlar) işgal alanı değildir...!!! işgal edilemez...!!!

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI