Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

8 Temmuz 2013

CHP nerede durmalı?

MELDA ONUR
BİNNAZ TOPRAK
AYŞE ESER DANİŞOĞLU
CHP İstanbul Milletvekili


Gezi Parkı eylemleri ile başlayarak kısa zamanda tüm ülkeye yayılan, toplam 80 ilde gerçekleşen, polis kayıtlarına göre 2,5 milyon kişinin bizzat katıldığı, bu sayının pasif eylemlerle çok daha yüksek rakamlara ulaştığının tahmin edildiği, 5 kişinin hayatını kaybedip, 11 göz kaybı olmak üzere 8000’i aşkın kişinin yaralandığı süreç Türkiye’yi toplumsal muhalefet ve demokratik özgürlükler adına yeni bir döneme sokmuştur.

Öncelikle şu noktayı belirtmek istiyoruz:

Gezi Parkı gösterileri süresince, siyasi partiler ve diğer politik gruplardan bağımsız hareket ettikleri bilindiği halde eylemcileri durdurmaya yönelik toplum mühendisliği söylemlerine paye vermemek gerekir.

Zira bu süreçte toplumun rahatsız olduğu, eylemin amacını aşarak farklı boyutlara taşındığı, artık sona ermesi gerektiği, Türkiye’nin Gezi Parkı’ndan ibaret olmadığı, buradaki taleplerin anlaşıldığı ve gençlerin evlerine dönmelerinin zamanı geldiği doğrultusunda görüşler ortaya atılmıştır. Kendiliğinden gelişen, arkasında hiçbir güç olmayan bu sivil hareketi değerlendirirken, katılan kişi sayısı, katılımın çeşitliliği, ticaretin kalbinin attığı yerlerde vuku bulmasına karşın herhangi bir yağma ve hırsızlık görülmemesi, olayların geldiği noktanın büyüklüğüne oranla maddi zararın kayda değer olmaması dikkate alınmalıdır.

Göstericileri alana iten, iktidarın yönetim şeklinden duydukları rahatsızlık olup eylemin geldiği nokta herhangi bir parti veya kurumun boyutlarını aşan, yönetemeyeceği bir hal almıştır. Bu eylemlerin bitmesi ancak katılanların kendi kararlarıyla olacaktır. Dolayısıyla Gezi Parkı eylemlerini değerlendirirken, partimizin bu gerçekleri dikkate alması gerekir.

Türkiye’nin en büyük muhalefet partisi olarak CHP’nin durması gereken yer, toplumsal muhalefetçe dile getirilen demokratik hak taleplerinin yanında olmaktır.

Her ne kadar ülke çapındaki eylemler polis şiddeti ile bastırılmışsa da, Gezi Parkı’nda kısa bir süreliğine modellenen farklı bir Türkiye kurgusu, önümüzdeki yıllarda Türkiye siyasetini temelinden değiştirecektir. Diğer bir deyişle, bu sürecin etkileri bugün sandığımızdan çok daha kalıcı olacak, artık eski söylemlerle ve yöntemlerle politika üretmek ve toplumu yönetmek mümkün olmayacaktır. Gezi Parkı eylemleri toplumdaki farklılıkların bir arada yaşamayı engellemediği, hatta desteklediği, dostluk, kardeşlik, dayanışma duygularının ön plana çıktığı bir Türkiye özlemini bizlere duyurmuştur. Yeni geliştirilecek politikaların bu özleme cevap verir nitelikte olması partimiz açısından hayati önemdedir.

Gezi Parkı eylemlerinde, ardından başlatılan ve halen devam eden mahalle forumlarında, farklı taleplerle gerçekleştirilen paralel gösterilerde tarafımıza iletilen talep ve beklentileri siz değerli parti meclisi üyelerimize iletmeyi bir görev addetmekteyiz:

1- Ana muhalefet partisi olarak demokratikleşme ve özgürlükler adına attığımız somut adımların kamuoyu tarafından bilinmediği belirtilmiştir. En çarpıcı örnek olarak ‘seçim barajının düşürülmesi’ konusundaki ısrarımızın hala seçmene ulaşmamış olması verilmiştir. Bunun yanı sıra demokratikleşme adına gerek parti yönetiminin yaptığı çalışmaların, gerekse milletvekillerinin yasama faaliyetleri ne yazık ki toplumun büyük bir kesimi tarafından duyulmadığı, buradaki iletişim sorunun aşılıp, profesyonelleştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

2- Partililerimizin kullandığı siyaset dilinin olumlu mesajlar vermesi, sürekli iktidarı eleştirmek yerine partinin Türkiye vizyonunu anlatması talep edilmektedir. Bağıran, hakaret eden, agresif, insanları ümitsizliğe, korkuya ve tedirginliğe sürükleyen, ötekileştiren ve dışlayan dilin kullanılmaması istenmektedir.

3- Demokratikleşme ve özgürlükler konusunda soyut kavramların kullanılmasının seçmende karşılık bulmadığı söylenmiştir. Gezi Parkı eylemleri Türkiye’de demokratikleşme ve birlikte kardeşçe yaşama algısını yükseltirken, partimizin de söylem ve politikalarını bu yönde geliştirmesi bekleniyor.

4- Gezi Parkı eylemlerinde ‘asla bir araya gelemez’ denebilecek farklı ideolojik ve etnik grupların kendiliğinden gelişen bir barış süreci modelini ortaya koydukları, CHP’nin de barış konusundaki politikalarında bu ruhu dikkate alması istenmiştir.

5- İktidarın dini saiklerle dayattığı muhafazakarlık karşısında seküler yaşamayı tercih eden ve büyük ağırlığı seçmenimiz olan kesimlerin yaşam tarzlarının savunulması ve haklarının korunması gerektiği beklenmektedir.

6- Kimsenin çalışma hakkının kıyafetinden ötürü engellenmesi, Gezi Parkı eylemlerinde omuz omuza direnen kitlelerin çalışma hayatlarında birbirlerinden koparılmamaları gerektiği belirtilmiştir.

7- Önümüzdeki süreçte kritik öneme sahip yerel yönetim seçimleri olduğu, başta gençler olmak üzere değişik halk kesimlerini seçim sürecine dahil etme yönünde bir eylem planı yapılması, bu süreçte sivil toplum kuruluşları ve sivil platformlarla işbirliği, gönüllülerin örgütlenmesi ve en önemlisi de CHP’ye üyeliğin desteklenerek kolaylaştırılması beklenmektedir.

8- Yerel seçimlerde her hizmet seviyesindeki aday belirlemelerde mahalle platformlarının görüş ve tekliflerine de başvurulması istenmektedir. Ayrıca sandıklara sahip çıkılması konusunda da bu iş birliklerden faydalanılması önerilmektedir.

9- Son olarak, Gezi Parkı eylemcileri hiçbir kurum ya da partinin güdümüne girmek, yönetilip yönlendirilmek istemediklerini, öte yandan açtıkları siyaset alanına ve kullandıkları yeni siyaset diline uygun politikalar üreten partilerle birlikte hareket etmeye ve destek vermeye sıcak baktıklarını da belirtmişlerdir.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Erdem AKEL
15 Temmuz 2013 10:25

SN.VEKİLLERİM
Oncelikle Hayri Yaman arkadasimi kutluyorum
Ancak;Hayri Yaman in yazisina ekleyeceklerim var
1)-CHP neden AKP ye cepheden karsi cikmayip,AKP ye parelel politikalar izlemektedir
2)-CHP Yonetimi CHP nin sanli gecmisi ile neden hesaplasmaya kalkmaktadir
3)-CHP neden AKP den daha Atlantikci olma sevdasindadir
4)-Dis politika konusunda ozelliklede Suriye konusunda neden bu duzeyde edilgen ve Atlanticidir
5)-Acilim konusunda neden bir ileri bir geri adim atmaktadir
6)-Neden devsirmeler CHP nin ta tepesine kadar tasinmistir
Bu sorulara akla ve bilme uygun yanit vermek zorundasiniz

Yusuf Günal
12 Temmuz 2013 17:39

Hayri Yaman arkadaşımız doğru şeyler yazmış.
Yazarlarımız somut şeyler yazamamış.Yeniden açılan SHP'yi bitiren, bir başka Partinin kuruluşunda yer almaya götüren anlayış bu.
Üstelik o bir başka Parti de bir başka Partinin kuruluşuna katılmak gibi garip bir rolde yer aldı..Bu güvensiz , anlayışı çözelim ve oyalanmayalım arkadaşlar.

abi...
12 Temmuz 2013 17:20

Naftalıne ve kokusuna karşı bağımlılık geliştirmiş bünyelerden uzak durması gerekiyor.

hayri yaman
10 Temmuz 2013 16:46

Ey Editörler hayırdır, yorumlara yasak mı var??? Bu sayın vekiller, Gezi Parkı dışında, ülke geneline yayılan halk hareketinin içinde olmadıkları için, Gezi Parkında, çadır açıp, bayrak gösteren hiç bir toplumsal gücü ve ağırlığı olmayan, gruplar gibi düşündükleri için, böylesi sığ bir değerlendirme yapmaları normaldir.
Gezi Parkı olayı sadece bir kıvılcım idi, 2012 19 Mayıs'ından beri yükselen 29 Ekim 10 Kasım, 13 Aralık, 23 Aralık, 19 Mayıs ile doruğa çıkan bir halk hareketi vardı, halk hareketi, AKP'nin Cumhuriyeti yıkım projesine, AKP'nin ABD taşeronluğu uğruna Suriye de terörü desteklemesine, yurtseverlerin tutsak edilmesine, son olarak da Teyyip'in Atatürk ve İnönü'yü ayyaş diyerek hedef almasına karşı bir diriliş hareketidir.
Bir aylık diriliş hareketinde MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ, HÜKÜMET İSTİFA, FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA SLOGANLARI hakimdi, yine Türk bayrağı ve Mustafa Kemal posterleri hakimidi. Kitle, CHP'nin AKP-PKK ortaklığına karşı tavır almamasını acımasızca eleştirmekteydi, Aslında bu diriliş hareketi, İstanbul Kadıköy'de yapılan festival de ne olduğunu ortaya koymuştır, Vekillerin bahsini ettiği o çadır açıp bayrak gösteren toplumdan kopuk kesimler katılmadı.
Tam tersine, CHP'den beklenti AKP ile uzlaşmayı bırakarak, Anayasa komisypnundan ayrılarak, halk hareketinin başına geçmesi, AKP-PKK İhanet ortaklığına karşı toplumu ATATÜRKTE BİRLEŞTİRİLMESİ istenilmektedir.

hayri yaman
10 Temmuz 2013 16:44

Anlaşılan majestelerin kontejanından vekil olanları eleştirmek yasak galiba.
Bu sayın vekiller, Gezi Parkı dışında, ülke geneline yayılan halk hareketinin içinde olmadıkları için, Gezi Parkında, çadır açıp, bayrak gösteren hiç bir toplumsal gücü ve ağırlığı olmayan, gruplar gibi düşündükleri için, böylesi sığ bir değerlendirme yapmaları normaldir.
Gezi Parkı olayı sadece bir kıvılcım idi, 2012 19 Mayıs'ından beri yükselen 29 Ekim 10 Kasım, 13 Aralık, 23 Aralık, 19 Mayıs ile doruğa çıkan bir halk hareketi vardı, halk hareketi, AKP'nin Cumhuriyeti yıkım projesine, AKP'nin ABD taşeronluğu uğruna Suriye de terörü desteklemesine, yurtseverlerin tutsak edilmesine, son olarak da Teyyip'in Atatürk ve İnönü'yü ayyaş diyerek hedef almasına karşı bir diriliş hareketidir.
Bir aylık diriliş hareketinde MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ, HÜKÜMET İSTİFA, FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA SLOGANLARI hakimdi, yine Türk bayrağı ve Mustafa Kemal posterleri hakimidi. Kitle, CHP'nin AKP-PKK ortaklığına karşı tavır almamasını acımasızca eleştirmekteydi, Aslında bu diriliş hareketi, İstanbul Kadıköy'de yapılan festival de ne olduğunu ortaya koymuştır, Vekillerin bahsini ettiği o çadır açıp bayrak gösteren toplumdan kopuk kesimler katılmadı.
Tam tersine, CHP'den beklenti AKP ile uzlaşmayı bırakarak, Anayasa komisypnundan ayrılarak, halk hareketinin başına geçmesi, AKP-PKK İhanet ortaklığına karşı toplumu ATATÜRKTE BİRLEŞTİRİLMESİ istenilmektedir.

Tüm Yorumlar (12)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI