Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

8 Temmuz 2013

Devlet desteğiyle yalan söylemek!

Gezi olaylarının etkisi belki de kimsenin öngörmediği kadar sürecek, sürdükçe de sosyolojik birçok evrilmeye neden olacak ama bu dönem değerlendirilirken, iktidarın yaptıkları unutulmayacak!

Hele hele yalana teşvik konusu…
O kadar önemli bir konu ki, sadece hatırlanmakla kalmayacak belli bir kesimde çok ciddi deformasyonlara bile neden olabilecek…
Çünkü bu dönem devlet kendisini temsil edenlere şöyle dedi:
“Gerektiğinde yalan söyleyeceksin”
Bunun alt metni nedir?
“Yalan söylemeyen suçludur”
Ya da;
“Bir olayı ya da durumu benim öngördüğüm şekliyle aktarmazsan, cezalandırılacaksın”

Son dönemde, yapılan alenen yalan söylemeye teşvik etmektir…
Yoksa o müftü bu kadar sorgulanmaz ve açığa alınmazdı…
Suçu mu?
Suçu şunu söylemek: “Ben görmediğim bir şeye gördüm diyemem!”
Ne kadar onurlu bir davranış değil mi?
Hem insan olarak, hem de din adamı olarak…
Ve cezalandırıldı…

Aynı durum emniyet mensupları için de geçerli…
Ölüme yol açabilmek bile yalan söylemeyi engellemedi…

Düşünsenize, birinin ölümüne yol açıyorsunuz ama devlet desteğiyle vicdan azabı çekmiyorsunuz!
Çünkü teşvikle(!) yalan söylüyorsunuz…
Hatta pohpohlanıyorsunuz…
Gerekçeleri mi?
‘İzinsizlik’ elbette!

Zaten devletin her ağzını açtığında, ‘izinsiz gösteriler’ ya da ‘kanunsuz gösteriler’ gibi bir bahaneye sığınması değil mi, bu kadar mağduriyet yaratan, milyonlarca kişiyi bu kadar ötekileştirebilen…

İnsanların demokratik haklarını kullanmasını önleyecek her türlü kanuni düzenlemeyi yapacaksın sonra da bu bahaneye sığınarak, şiddet uygulayacaksın. Savunmaya geçenleri ise “Bunlar hem camide içki içtiler, hem de polise şiddet uyguladılar” diyeceksin…
Tehlikeli sularda bizzat yüzmeyi göze almak(!) çok önemli bir hırsın eseri olsa gerek!
Bir kere daha anlaşıldı ki, sözlerin hiçbir önemi yok bu ülkede…
Önemli olsa, ağızlardan eksilmeyen ‘ahlak ve adalet’ bir şekilde uygulamada tecelli ederdi öyle değil mi?

Asıl önemli olan hırsın niteliği ve miktarı…
Ama çok üzülmemek gerek belki de!
Yaşam da her şeyin en az iki tarafı var ya, bu durumun da var:
Kral hiç bu kadar çıplak olmamıştı!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI