Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

15 Temmuz 2013

Yoldaş olmak…

Ali İsmail Korkmaz’ın haince öldürülmesi hepimizin yüreğini dağladı. 19 Yaşında pırıl pırıl bir gencin, silahsız ve savunmasız bir haldeyken dövülerek katledilmesine isyan etmemek mümkün değil. Gezi eylemleriyle başlayan özgürlük mücadelesinde yitirdiğimiz diğer genç fidanlar gibi, Ali İsmail’i de hiçbir zaman unutmayacağız.

Düşünüyorum da; onları sadece unutmamak ödedikleri bedelin yanında yeterli bir eylem mi olacak bizim için? Yani ölüm yıldönümlerinde hatırlamak, her fırsatta adlarını anıp yeni nesillerde hatıralarını yaşatmak… Evet bunları tabi ki yapmalıyız. Tıpkı Denizler, Hüseyinler, Mahirler gibi…

Peki ya daha fazlası?

Ben Ali İsmail’in fotoğrafına baktığımda Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir üyesi olarak omzumda ağır bir sorumluluk hissettim. Sanıyorum ki bu sorumluluğu ana muhalefet partisinin tüm mensupları hissetmiştir.

Neden mi? Anlatmaya çalışayım…

Ali İsmail de tıpkı bu uğurda canını veren diğer gençler gibi iktidara muhalifti. Özel yaşamına baskıyı kabul etmiyordu. Özgürlüklerinin kısıtlanmasına itirazı vardı. Bir davaya inanmış ve bu uğurda canını siper etmişti. Bir partiye mensup olduğu ya da olmadığı önemli miydi? Bence önemsizdi. Ali bizim yoldaşımızdı. Aynı davaya inanmıştık. Biz bir yoldaşımızı yitirdik. Ali’yi yoldaş bilen herkesin başı sağolsun.

Sanıyorum ki tüm bu Gezi eylemlerinde CHP örgütü olarak öncelikle sorgulamamız ve belki yeniden kurmamız gereken “yoldaşlık” bağlarımızdır. CHP bir kitle partisi ve sol cenahta kitle partisi olmak gerçekten zor. Sol bakış açısı kendi içinde çok farklı fraksiyonları barındırıyor. Gelin görün ki, sağ eğilimli bir seçmen yapısı olan Türkiye’de iktidara gelmek için yelpazeyi geniş tutmak zorundayız. Yelpazeyi “sözde” geniş tutmamız da yeterli değil. Kendi görüşümüze göre bize en uzak duran ama aynı çatı altında siyaset yaptığımız arkadaşımıza bile kuvvetli yoldaşlık bağlarıyla bağlı olmalıyız. Bunu mümkün kıldığımız gün iktidar kaçınılmaz olacaktır.

Çünkü güçlü bir örgüt ancak güçlü yoldaşlık bağlarıyla mümkün olur. Halkın bize inanıp oy vermesi için öncelikle bizim birbirimize ve ortak davamıza inanmamız gerekir. Birbirimize destek olmamız, bir olmamız gerekir.

Gezi eylemleri için sokaklara dökülen gençlerin, kişisel siyasi beklentileri yoktu. Seçimlerde aday oldukları için isyan etmediler. Dertleri makam, mevki değildi. Artık tutacak nefesleri kalmamıştı. Sadece ortak bir itirazları vardı. Ve bu ortak itiraz, dava, kavga adına ne derseniz deyin birbirini hiç tanımayan insanları yoldaş yaptı. İşte yoldaşlık böyle bir şey. Aynı amaç uğruna ortak irade, paylaşım, fedakarlık göstermek. Ortak ideoloji her zaman ön koşul olmamakla beraber “ortak amaç” yoldaşlığı getiren önemli unsurlardandır.

Yoldaşlık ipek böceğinin kozasını ördüğü gibi ilmek ilmek örülür. Sevgi ister. Emek ister. Sabır ister. Hoşgörü ister. Özveri ister. Fedakarlık ister. Güven ister. Yürek ister. Zor gün geldiğinde göğsünü siper etmeyi ama bazen de bir adım geri durup destek vermeyi ister. Yoldaşlık gönülden gelen, iradi, bilinçli ve sorumluluk isteyen bir duygudur.

Anlaşılması da anlatılması da güçtür. Çoğu zaman kendiliğinden oluşur. Ve en güzeli de Gezi eylemlerinde olduğu gibi zor günde kurulanıdır. Yoldaşlığı dosttan, arkadaştan ayıran yan ise çoğu zaman hiç tanımadığınız insanlarla kurulabilir bir bağ olmasıdır. İşte Ali İsmail, Abdocan, Ethem, Mehmet, İrfan, Zeynep, Medeni… Hiç tanımadığımız halde yoldaş bildiklerimiz.

Bizim omzumuzda özgürlük mücadelesi için canını veren gençlerin sorumluluğu var. İşte bu faşist düzenin kirli çarklarını kırmak için iktidara talip olan ve özgürlüklerin yolunu açmak için tek umut olan Cumhuriyet Halk Partisi’nde yoldaşlık bağlarımızı ivedilikle kuvvetlendirmeliyiz. İktidar olmanın yolu yerel seçimlerde başarıdan geçer. Önümüzdeki adaylıklar ve seçim sürecinde birbirimize daha sıkı sarılmalıyız.

Kişisel beklentilerle, hırsla, öfkeyle ülkemizin tek umudunu söndürmeye hakkımız yok.

Unutmayalım ki Ali İsmail’e borcumuz var. Onun pırıl pırıl bakan gözlerindeki feri söndürenlerden hesap soracağımız yer sandıktır. Bu hesabı da ancak elbirliğiyle, işbirliğiyle, sevgiyle, özveriyle ve umutla kenetlenerek sorabiliriz.

İşte bu yüzden kaybetmeye de vazgeçmeye de hakkımız yok.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

E.Uzun
21 Temmuz 2013 23:17

Elif hanim!

Ellerinize saglik, sol ve sola olan ozleminizin disinda, CHP ile bu sorumlu ve zorunlu gorevi basarabilecegimiz, bu gune kadar bizzat devlet ve onun askeri, polisiye gucleri, yada sivil fasistleri tarafindan katledilmis yigit insanlarimizin anisini yasatabilecegimiz konusunda ne yazikki ayni dusunmuyorum!

Bu gune kadar, yani yarim asirdan bu yana CHP nin asli misyonu, siyasi mucadelesini bir tarafa birakip, sadece Taksim ve Gezi parki eylemlerindeki "pasif"tavri henuz unutulmadi! Amasyada MK toplantisini iptal edip, gece yarisi MK uyelerini Ankaraya geri cagiran sayin Kilicdaroglu'nun, o gune kadar kerhende olsa, bazi milletvekilleriyle veya basin ve medya araciligi ile bu eyleme karsi takindigi olumlu tavrin bir gecede nasil degistigini ve AKP nin dumen suyunda politik destek ten ote bir sey ifade etmeyen sadece"sali gunlerindeki grup toplantilarindaki konusmalarin"otesinde, elle tutulur bir destegi ve yardiminin olmadigini anlatmaya bilmem gerek varmi!

"yoldaslik"kavrami ise, CHP ve diger duzen partilerinin kapasite sinirlarini asan yuce bir kavramdir, bu kavramin tarihte kullanildigi ve ispatlandigi tarihi evreler ise, duzen sinirlari icinde kendine yer etmeye calisma, iktidar olma gibi cikara dayali arzularin otesinde bir kavramdir!

A.Cumhur Keskin
21 Temmuz 2013 13:27

Elfin Hanım sağ seçmenle iş birliği yapmak başka yoldaşlık başka..bu konular sizi aşar. Sol gelenekten gelen biri olmadığınız belli, bari saygı duyun..CHP dört eğilimden oluşan parti konumuna getirilmek istese de gelmez..boşuna çabalar..Kitle partilerinin ömrü kısa olur. (ANAP vs)CHP uzun yıllar yaşıyorsa ortanın solunu tuttuğu için yaşıyor..İlkesiz büyüme ,ilkesiz iktidar getirir ve dağılır..Seçmen ve toplum davranışını bilmeyen biri olduğunuz belli...Barış sana üzüldüm...bunlarla mı götürüyorsun ?

Mustafa çinkılıç
20 Temmuz 2013 11:41

"Armudun sapı, üzümün çöpü" bahanelerine sığınmadan birlik olma zamanı ...

Berati Çay
19 Temmuz 2013 18:06

Yoldaşlıktan bahsedene bak!

şenol
18 Temmuz 2013 14:38

Düşüncelerinize yürekten katılıyorum, zaman masa mevki koltuk düşünme zamanı değil birbirimize sımsıkı kilitlenerek mücadele vermek, son çıkış ya M.KEMAL ATATÜRK te birleşeceğiz yada yok olup gideceğiz haydi YOLDAŞLAR ayağa kalkın

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI