Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

17 Temmuz 2013

Süt kartelleri de zor durumda kalacak

ŞEHİR KOVBOYLARINDAN SONRA SÜT KARTELLERİ DE ZOR DURUMDA KALACAK!

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı
[email protected]


Kentlerde oturanlar, içtikleri bir bardak sütün hangi yolları izleyerek sofralarına geldiklerini yeterince bilmezler. Günümüzde süt kartellerinden, işletmelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan küçük ve orta ölçekli çiftçilerimizin yanında dev süt sığırcılığı işletmelerini kuran ve adlarına “Şehir Kovboyları” denen işadamları da şikayetçi olmaya başlamışlar.

Daha önce hiç hayvancılık yapmamış, ancak devletin verdiği olağanüstü desteklerle süt sığırcılığına yönelen girişimcilere bu ad verilmiş. Genellikle 300-500 baş hayvanla işe başlayan şehir kovboyları, kısa zamanda 1000-1500 başlık işletmeler kurmuşlar. Kimileri de 2-3 binlik işletmelere sahip olmuşlar.İşadamları “Kaliteli süt açığını görerek ve verilen desteklere güvenerek yatırım yaptıklarını, ancak süt fiyatlarında düşüşler nedeniyle, küçük çiftçilerden daha kötü durumda kaldıklarını, sütün fiyatının belirlenmesinde rolleri olmadığını, batışlarından herkesin zarar göreceğini, bu nedenle öncelikle çiğ süt fiyatının keyfi olarak düşürülmesine karşı eylem yapmaları” gerektiğini bildiriyorlar.

Şehir Kovboyları Neden Yaratıldı?

Şehir kovboylarınca dev sığırcılık işletmelerinin oluşturulmasının nedeni, öncelikle ideolojik bir yaklaşımın sonucu. Bu yaklaşıma göre; endüstriyel tarım için küçük ve orta ölçekli işletmelerle yapılan köylü tarımcılığı terk edilmeli, büyük ölçekli şirket tarımcılığı egemen olmalı, çünkü köylü tarımcılığı yeterince endüstriyel girdi kullanamıyor ve üretim yapamıyor. Batı (Merkez) ülkeleri tarafından öne sürülen bu ideolojik yaklaşım, özellikle 1980’ li yılların başından itibaren görev yapan hükümetler tarafından da kabul edildi. Bunun sonucu olarak, tarımsal desteklemeler azaltıldı, ancak var olan kaynaklar da büyük işletmelerin oluşturulması için kullanılmaya başlandı.

Bu bağlamda endüstriyel girdiye en açık olan dev sığırcılık işletmelerinin kurulması için gerekli düzenlemeler sağlandı. Bilindiği üzere dev sığırcılık işletmeleri damızlık hayvanlardan sağım makinelerine, ilaçlardan yeme kadar ağırlıklı olarak endüstriyel girdi kullanılıyor. Bu girdiler de Batı’dan ithal edilerek Türkiye’ ye giriyor.

Başlangıçta Batı’ nın dayattığı bu yaklaşım daha sonraları Türkiye’ deki liberallerden de büyük destek gördü ve siyasi iktidarlar da bu yaklaşım doğrultusunda hareket ettiler.

Şirket tarımcılığının öne çıkarılması, Avrupa Birliği, Müzakere sürecinde sanayiye dökülen süt temel alınarak, süt kotasının arttırılması konusuyla da gündeme getirildi.

Şehir Kovboylarının Sorması Gereken Sorular

Çiğ süt fiyatlarının düşmesi ile ithal edilen (bir kısmı da kaçak olarak girdiği söyleniyor) süt tozu ve buzağı maması arasında bir ilişki var mı? Neden ithal edilen süt tozu fiyatları ile Türkiye’ de üretilen süt tozu fiyatları arasında fark yaratıldı? Batı’ nın elindeki aşırı süt tozu stoklarının bunda rolü oldu mu? Çiğ süt fiyatlarının düşürülmesinde çokuluslu şirketlerin ve/ya da sütü işleyen sanayilerin payları nedir? Kazanamadıkları için sektörden çekilecek olan işletmeleri kimler alabilir? Acaba bunları yabancı firmaların alma olasılığı nedir?

Süt Kartelleri de Zor Durumda Kalacak?

Ancak şehir kovboyları,süt kartellerinin boyunduruğu altına girerken şimdide süt kartelleri de çokuluslu organize gıda perakendeciliğinin egemenliği altına girmek üzereler.Çünkü,tarımda dev işletmeler ve sözleşmeli tarım şeklinde ortaya çıkan kapitalist paradigma, gıda sektörü ve organize gıda perakendeciliğinde de tekelleşme ve yabancılaşmayı ortaya çıkarmış durumda.

Gıda sanayinde meydana gelen tekelleşme, öncelikle kuzey ülkelerinde perakende gıda sektöründe de süpermarket / hipermarket zincirlerini hızla yaygınlaştırdı.Türkiye’de de organize gıda perakendeciliği, çok uluslu hipermarketlere sağlanan olanaklarla tekelleşti ve yabancılaştı. Bugün gıda perakendeciliği, Carrefour, Migros, Metro ve Tesco gibi dört yabancı tekelin denetimine girdi. İç piyasada tek bir ulusal firma kaldı.

Tekelleşen ve yabancılaşan şirketler karşısında büyük üretici firmalar bile, pazarlık ve yaptırım gücünü giderek yitiriyor. Üretici firmalar, mallarını pazarlamak için birçok bedeli, organize gıda perakendeciliği yapan tekellere ödemek zorunda. Bırakınız küçük üreticileri, büyük üreticiler bile zor durumda.

Şimdi soralım. Şehir kovboylarından sonra süt kartellerinin de başlarına neler gelebilir?









Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI