Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

19 Temmuz 2013

Komik bile değil!

Hem “tüketin” diyeceksiniz hem de “tüketim aracını kullanmayın”
Hem “yoksullar da tüketsin” diyeceksiniz, hem de “borçlanmasın”
Hem düzenleme yetkisine sahip olacaksınız hem de bu yetki başkasındaymış gibi yorum yapacaksınız

Hem reel ekonomi için hiçbir politika üretmeyeceksiniz hem de üretim ekonomisi varmış gibi yapacaksınız
Hem ekonomi borçla döndüreceksiniz hem de borca karşıymış gibi yapacaksınız
Üstelik bu düzende kredi kartı kullananları ‘hava atmak için kart sahibi olmak’ ile itham edeceksiniz

Olmuyor işte!
Komik bile olmuyor!
Bu kadar yaman çelişki(!) bir araya gelip, doğru bir düzleme doğru yol almıyor


Evet durum çok ciddi çünkü son 3 yılda bu ülkedeki kişi başına düşen borç miktarı yüzde 91 artmış.
Tam 280.1 milyar lira tüketici borcu mevcut.
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre 2013 Mayıs sonu itibarı ile Türkiye'de 95,1 milyon adet banka kartı, 56,4 milyon adet kredi kartı bulunuyor.
Bu tabloda neredeyse borcu olmayan hane halkı yok gibi

Gibi de bu konunun hava atmakla ilgisi yok!
Hele hele bankaları sevip sevmeme konusuyla hiç ilgisi yok…
Bankalar başta olan finansal kurumların ve bu doğrultudaki ‘piyasaların’ toplumların ruhunu ele geçirmek için nasıl çaba gösterdikleri bir gerçek…
Ve bunu da daha çok kredi kartlarıyla yapıyorlar bu da doğru…
Ama bu bir sistem ürünü!



Demek ki bir çember durumu(!) var ortada…
Yani hem çemberin içinde olup hem olmamazlık(!) edemezsiniz…
Belli konularda sisteme hizmet edip, belli konularda (daha çok duygusal!) sistemin en önemli köprüsüne ‘tu kaka’ diyemezsiniz…
‘Tu kaka’ dediğiniz köprüden geçemezsiniz!
Hele hele bunu, ihtiyacı olanların(!) üzerinden yapamazsınız
Ayrıca ‘ihtiyacı olanları’ da en hafif deyimiyle ‘cahillikle’ suçlayamazsınız…
Eğer bu ‘cahilliği’ yapan varsa da sistemin onu ‘cahil tüketici’ olarak yorumlamak üzere nasıl çalıştığını unutamazsınız!

Peki bu sistem ve onun uzantısı olan çarpık durum(!) nasıl değiştirilebilir?
Ve bu görev kime aittir?
Adres belli de, kat malikleri o adreste oturmamış gibi yapıyor!
Neden acaba?








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

metin aciksoz
20 Temmuz 2013 20:35

hemen basdan özür dilerim,bayanlardan yazacagim yorum icin.yanlis anlasilmasin sadece basbakani anlatmak icin sunu yazmak zorundayim.2023 bayani bir araya getirin yinede basbakan kadar konusamazlar!!!sn basbakan hüküm etme hastaligina yakalanmis,ne dersem o olacak.baska ülkede bölesini timarhaneye alirlar.iste din din derler ya nedense herseyin terside dincilerde oluyor.sözüm lafim anliyanlar icin!!

oztrk1
20 Temmuz 2013 17:36

olağanüstü tespitler bence bu tespitlerdende beter çünki kişibaşı gelir 10bin dolar değil 3000dolar
evvelki gün yüz nakli olacak kişi az daha gidemiyordu 3 yıl önce başbakanın yerin dibine batırdığı doktoru verdi yol parasını keza babasıda öyle bir önceki ameliyattada annesi gidememişti
türkiyede herkes devlete çalışıyor tüm sektörler karsız geleceğini harcıyor

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI