Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

25 Temmuz 2013

‘Yarım’ eksilirken bile ‘tam’ için umutlanmak!

Bu coğrafyada yer alan bir ülkede demokrasi, insan hakları ve özgürlük kavramları kolay kolay içselleştirilemiyor, içselleştirilmeyince de ‘yarım olma hali’ sürüyor…

Zaman zaman da tam tersi oluyor; yarım yamalak özgürlük alanları, tam özgürlük alanlarına dönüştürülemeyince içselleştirilemiyor.
Sonunda kırık dökük, ismi var cismi yok bir demokrasi ve özgürlük kavramlarıyla idare ediliyor!

Gerçekçi bakılırsa bugüne kadar böyleydi!
Yani ‘yarım’ ‘tama’ dönüştürmek içindi bütün çabalar…
Ama gelinen noktada, ‘yarım’ bile giderek eksiliyor!

Kimse gökdelenlerin ardına sığınmasın…
Gökdelenler, özgürlük sağlamaz çünkü…
Hele hele sözlerin ardına hiç sığınmasın…
Söz, son aylarda neredeyse ‘ hiçbir şey’ oldu!
Zaten ardına sığınılacak başka bir şey de yok şu anda…
Daha doğrusu bitti!
Yalan ile bitti, sansür ile bitti, oto sansür ile bitti, ‘haksız itham’ ile bitti, ‘haksız ceza’ ile bitti…

Cadı avı zaten bunların bitişiyle başlamıştı…
Sıra geldi ‘ihbar- ispiyon ’ kavramlarının ‘ en şık şekilde’ hayata geçirilmesinde…
Buradaki sadece kuru bir düşmanlık değil!
Müthiş bir zihniyet farkı…

Bu farkla bugüne kadar idare edenleri(!) kutlamak lazım; o ayrı ama bundan sonra bu toplumun ‘derin bir sosyolojik yarılma ’ ile nasıl idare edeceğini de aynı anda düşünmek gerekiyor galiba…
Üstelik yarılmanın derinleşmesi için bu kadar çok çaba gösteren varken…

Ve bu kadar cüretkarlarken!
Buna ‘kötülüğün cüretkarlığı’ demek daha doğru olur, çünkü ‘iyi insanlar’ insan kendi felsefesinden ne kadar emin olursa olsun, farklı düşünenlere karşı bu kadar ‘ayrımcı’ ve ‘ eziyetçi’ olamaz…
Kaldı ki, ‘çıkar’ dediğiniz şey koskoca bir toplumun karakteriyle oynanmasına kadar vesile oluyorsa, ne kadar emin olunursa olunsun, ne kadar çaba gösterilirse gösterilsin, o felsefe, ‘insana ve iyiliğine dair’ bir felsefe olmaktan çoktan çıkmıştır!
Bunun en büyük göstergesi ise görüntüler üzerine bile yalan söylemeyi sürdürmektir!

Ama umudu kesmemek gerek!
Hem ‘ maskelerin tamamen düşmesinin’ yarattığı umudu, hem de ‘maskeleri düşürenlerin’ yarattığı umudu…
O zaman, yarımı daha fazla eksiltmeden(!) ‘tam’a ulaşmak için çalışmak lazım…
Nasıl olsa korku eşiği aşıldı değil mi?
Hem de çoktan!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI