Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Nisan 2017

 

26 Temmuz 2013

Bir Kentin İflası ve Alınması Gerekli Dersler

İLHAN GÖĞÜŞ

Geçtiğimiz hafta bir kent iflas etti… Hiç duymadığımız bir kavram ”kentin iflası”…

Hem de iflas eden kent, Amerika’nın Michigan eyaletinde bulunan ve otomotivin merkezi olarak kabul edilen Detroit.
Henry Ford’un otomobil fabrikasını kurduğu, seri üretime geçtiği, “Fordist üretim biçimi”nin doğduğu yer burası…

Dodge, Packard, Chrysler, General Motors gibi markalarla şehir 20. yüzyılda dünyanın otomotiv başkenti haline gelmişti… Detroit 1920 yılında ABD’nin en büyük dördüncü kentiydi. Bu ünvanını 1950 yılına kadar korudu. İkinci Dünya Savaşı sırasında şehir, sivil araç üretimini durdurarak müttefik kuvvetlerinin kullanımı için askeri araç ve tank üretmeye başlamıştı… ABD tarihine savaşın kahramanlarından biri olarak geçti. Savaşta binlerce aile yüksek maaş ve iş imkanı için Detroit’e taşınmıştı…

105 yıldır otomobil fuarının yapılmakta olduğu kent artık boş plazalar, boş AVM’ler, boş evler ile dolu… Kentin nüfusu büyük çapta düştü, suç oranları en üst noktaya çıktı… Detroit’de 16 yaşından büyüklerin yalnızca yarısı çalışıyor. Emlak fiyatları dip yaptı…
İflas eden diğer bir noktada, Amerikan rüyası!

Yılda 35-40 milyon araç üretilen dönemde zirvede olan bir kent, dünya otomotiv üretimi 80 milyona ulaşırken nasıl oluyor da iflas ediyor?

ABD’li otomotiv üreticileri ilk darbeyi, Alman Volkswagen’in kaplumbağa diye bildiğimiz modelini ABD’li tüketiciye sunulması ile aldılar. Amerikan şirketleri görkemli büyük araçlar üretirken, VW ucuz basit araçlar ile tahtı sallamaya başladı. Sihirli sözcük, basit ve ucuz…

Arkasından Asyalı otomobil üreticileri aynı şasi, motor ve şanzımanı farklı araçlarda kullanarak düşük fiyat ve yüksek kaliteye ulaşmaları Detroit’i daha da zorladı.

2008 Finansal krizi ve sonrasında, GM, Chrysler gibi büyük otomotiv firmalarının iflası, Detroit’in hazin sonunu hazırladı…
Şimdi Detroit’in derdi seni niye gerdi diyebilirsiniz!

Sekiz ay sonra bizde de yerel seçimler var. Yani yeni kent yöneticilerini seçeceğiz.

Bizim de başımıza benzer şeyler gelmesin diye şimdiden düşünelim…

Oylarımızı doğru yönde kullanalım.

Onun için önce gelişmeleri çok yakın takip gerekli.
Detroit onun için önemli.

Herkesten ileride olmak için, bir adım öne geçmek gerekli. Olası tehlikeleri seçmenlere anlatmak, onları ikna etmek gerek.
Popülist politikalara yer yok!

Dünyada otomotiv şirketleri batarken, teknolojileri değişirken otomobil fabrikası kuracağım diye tutturan siyasetçilerden kurtulmak gerek.

Tabii ki yeni yatırımlar yapalım ama yeni teknolojilere, yenilikçi fikirler üretenlere gereksinim var. Örneğin otomotive yatırımda, belki elektrikle çalışan otomobil üretmek doğrudur… Bunun için doğru öngörü ve doğru projeye, bilime gerek var.

Öncelikle teknoloji üretiminde ısrarcı olalım ve uygun donanımda insan yetiştirelim.

Dindar gençlik yetiştirme derdine düşene kadar, teknoloji üretmeye uygun insan yetiştirelim…

Bir üretim yaparken, her bölümünü başka yerlerden ithal edip burada montaj ile yetinmemeliyiz. Salt ucuz işgücüne dayalı fiyat avantajı yaratma konusunda Uzakdoğu ile, Hindistan ve Çin ile başa çıkamayız.
İthal ikamesi yatırımları desteklemeliyiz… Kendi teknolojilerimizi geliştirmeliyiz.
Tabii bunlar üretim ile ilgili olanlar.
Bir de kent bağlamında olanlar var.

Detroit’de boş kalan gökdelenleri, boş AVM’leri ve boş konutları görüp; İstanbul’daki gibi kısa dönemli rantları teşvik etmek uğruna alabildiğine bu yapıların yapılmasına ön veren yöneticilerden kurtulmalıyız… Bu konuda duyarlı yönetimleri iş başına getirmeliyiz.

Kentlerin borçluluk oranlarını yakın takip etmeliyiz.

Doğal gaz borcunu ödemeyen, yapması gereken metroyu merkezi hükümetin sırtına yıkan hali hazırdaki Ankara kent yönetimlerinin tekrar devamına izin vermemeliyiz.
Tabii burada görev hepimize düşüyor…

Bunları yapan AKP’li yerel yönetimleri sandıkta işlerinden uzaklaştıralım!

Yoksa bizim de pek çok Detroit’imiz olur…

Bizim ABD doları basma yetkisi olan matbaalarımızda olmadığına göre çok daha kötü sonuçlarla karşı karşıya kalırız…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI