Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

27 Temmuz 2013

Halkın Muhtırası

Yan yana, fakat ayrı ayrı fotoğrafları vardı günlük gazetelerimizin birinde. Sanki aynı sınıfta okuyan öğrenciler veya aynı takımda top oynayan futbolculardı. Gerçekte birbirlerinden yüzlerce kilometre uzakta yaşayan, ayrı ayrı diyarın fakat aynı dünyanın çocuklarıydılar. Birkaç gün arayla yine farklı yerlerde benzeri şiddette öldürüldüklerinde, aynı kaderi paylaşıyorlardı.

Abdullah Cömert Hatay’da, Ethem Sarısülük Ankara’da, Mehmet Aynalıtaş İstanbul’da, Ali İsmail Korkmaz Eskişehir’de… Gülümseyen, gülümsemeye çalışan Anadolu çocukları. Ailelerini tanıdık yazılı ve görsel basında. Yoksul yurdumun, yoksul insanlarıydı hepsi de.

Bir arayışın içindeydi o çocuklar. Ümitleri de, beklentileri de aynıydı, kaderleri gibi. Ana babalarının feryadını izledik ekranlarda. Belki de ayrı dilin, ayrı inancın insanlarıydılar ama aynı dilde ağlıyor, aynı gözyaşlarını döküyorlardı. Farklı yörelerde yaşamalarına rağmen, hep aynı tabutun çevresinde buluşup dövünüyorlardı.

Gezi Parkı eylemlerine katılmışlardı o gençler. Ankara’da, İstanbul’da, Eskişehir’de, Hatay’da. Suçları yoktu. Ümitleri, amaçları vardı. Biber gazı, polis kurşunu, iktidar coplarıyla öldürüldüler. Yaşadıklarında adları sokaklarının dışında pek bilinmezdi. Öldüklerinde adları beş kıtaya yayıldı, okyanusların ötesine taştı. İsimleri caddelere, meydanlara, parklara yazıldı çiçeklerle, gençlerle, herkesle.

Gezi Parkı bir devrimin adıdır şimdi. Bütün dünyada benzeri görülmemiş bir eylem örneğidir. Şimdiye kadar hiçbir halk hareketi bu denli etkili, bu denli katılımlı olmamıştı. Hele o duran adamlar iktidarı muma çevirdi, şaşkına döndürdü, allak bullak etti. Filmografik bir görüntü adeta.

O gençler, o öldürülen insanlar günümüz muktedirlerinin pek çoklarının geçmişiydi. Ne var ki, onlar sınıflarına ihanet etmediler. Sadakatlerinin bedelini hayatlarıyla ödediler. Dimdik, ödün vermeden.

Onlar şimdi tartışmasız, gerçek devrimcidirler artık.

Boşa yaşanmadı o hayatlar. Boşuna ölmedi o gençler. O kısa hayat, o acı kader ülkedeki çarpık düzenin bütün dengesizliklerini ortaya koydu. Muktedirlerin kofluğunu, korkaklığını, çelimsizliğini sergiledi. Pek çok insanın sorunlarını parklara, caddelere, meydanlara taşıdı.

GEZİ, iki heceli dört harfli. Bu kısa sözcük 2013 yılının miladıdır. Gezi’den evvel, Gezi’den sonra gibi. Ve de hergün gelişerek, güzelleşerek sürüyor, yayılıyor.

O eylemlerin yaratıcı gücüdür ki, hergün yeniden yorumlara neden oluyor.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI