Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

31 Temmuz 2013

KARA SÜREÇ!..

BURHAN ÖZBEY

PKK Eylül’e kadar müsaade etmiş…

Başka bir ifade ile eşkıya beyler; AKP iktidarına yani hükümete zaman tanımışlar…

Böyle bir lütuf da(!) neden bulunmuşlar?

Sözde barış sürecinin, eşkıyaların T.C. ile yaptıkları “gizli antlaşmaya” göre mutabık kalınan hükümlerinin derhal yerine getirilmesi; bu cümleden olarak başta Sayın Öcalan beyin(!) serbest kalması, hemen ardından ülkenin Güneydoğusunun kâmilen hazretlere teslimi, falan filan…

Aksi halde ne olacakmış?

İşte onu sormayın!

Şu kadar bin eşkıyasıyla Türkiye’yi daha doğrusu Türk milletini perişan edeceklermiş…

Öyle ya, 700 bin askere sahip olan Türk ordusu nasıl olsa “pauslandı.”

Karası, Denizi, Havası ve Jandarmasının neredeyse tüm komutanlarının içeri atıldığı bir Türk ordusu PKK’ya ne yapabilir ki?

Üç beş bin kişilik PKK’lı eşkıya beylerle, Güneydoğu dağlarında nasıl baş edilebilir? Bu mümkün mü(!)?

Hadi edebilir diyelim.

ABD yani “Sam amca” buna izin verir mi? Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak; Obama ile pardon, ABD ile stratejik ortak ve derin müttefik değil miyiz? Nasıl onun sözünden çıkabiliriz?

Siz Başbakan’ın ABD’yi bir kez bile herhangi bir konuda eleştirdiğine tanık oldunuz mu?

Irak’ta ABD’nin Müslümanlara yaptığı acımasız katliamlar ve ABD askerlerinin masum Iraklı Müslüman kadınlara yönelik sayısız tecavüzleri ve camilere saldırıları sırasında bile, ağzını açıp ABD’yi tek kelime ile bile eleştirdiğini gördünüz mü?

***

Belki bize denilecek ki; yazar efendi, neden öyle diyorsun, bu PKK eşkıyaları AKP iktidarını Tayyip Erdoğan hükümetini sonunda çaresiz bırakarak masaya oturtmadı mı?

Bu işten PKK olarak galip çıkmadı mı?

Tunceli dağlarında, Güneydoğunun çoğu yerinde ve sınırlarımızda PKK paçavraları bugün özgürce dalgalanmıyor mu?

Değerli okurlar işte orada haklı olursunuz..

Ne yazık ki içimiz yanarak acı gerçeği kabul ediyoruz.

AKP iktidarı ve başında ki zat, Başbakan Tayyip Erdoğan önce;

“Bize PKK ile masaya oturdular görüştüler diye iddiada bulunanlar ALÇAKTIRLAR, ŞEREFSİZDİRLER” diye hiddet ve şiddetle tepki gösterdi.

Ancak kısa süre sonra, görüldü ki Türkiye Cumhuriyeti devletinin yetkilileri, Sayın Öcalan beyle(!) İmralı’da bir muhabbet, bir muhabbet… Sormayın gitsin…

Bakın, Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri olarak terörist başı Öcalan’a ve PKK’ya “sözde barış süreci” karşılığı olarak neler vaat ettiler, tek kelime ile ağızlarını açıp bu zamana kadar bu konuda millete bir şey söyleyebildiler mi?

Biz barış süreci karşılığında PKK’ya ve Sayın Öcalan’a(!) şunları şunları vaat ettik diye, iktidar ve hükümet olarak, Türk halkına bir açıklamada bulunabiliyorlar mı?

Boyuna analar ağlamasın nakaratıyla konuyu başka yönlere çekip ajitasyona başvuruyorlar…

***

Tamam… Analar ağlamasın da, şimdi de TÜRK milletinin anasını ağlatıyorsunuz!

Çok insan Türkiye elden gitti, PKK’ya ve ABD’ye teslim olduk, bölüneceğiz düşüncesiyle “sözde süreç”e böyle bakıyor…

Hatta iş bitti, neyin ne yapılacağı PKK ile konuşuldu anlaşıldı.

Bundan sonra anlaşılacak diye bir konu yok. Anlaşılmış olanların yerine getirilmesi bekleniyor…

Sadece yaşanan rezilliği millete nasıl anlatalım, fazla tepki çekmeden amacına uygun rotalara nasıl oturtalım diye yollar ve çareler aranıyor ve zaman kazanılmaya çalışılıyor…

***

Dünkü Sözü gazetesinin birinci sayfasında CHP milletvekili Kamer Genç’in fotoğrafının arkasındaki büyük resme bakmak yetmez mi?

PKK paçavraları, “buralar artık bizim” dercesine dağların yüksekliklerinde hiçbir müdahale olmadan serbestçe dalgalanıyor.

İçimiz sızladı!..

Bugün bu satırların yazıldığı dakikalara kadar (31 Temmuz saat 13), 385 bin tirajlı bir gazetenin birinci sayfasından millete duyurduğu “paçavra rezaleti” karşısında, hükümet kanadından ve Başbakan’dan bir açıklama ve ciddi bir tepki gelmedi…

***

Sevgili okurlar…

Kimse konuyu sulandırmaya, “analar ağlamasın” ajitasyonuna taşıyarak ülkemiz, milletimiz adına son derece üzüntü verici gelişmeleri yani “KARA SÜREÇ”i görmezden gelmeye ve halkın gözünden kaçırmaya çalışmasın!

Kötümser olmak istemiyoruz ama AKP iktidarının; bu konuda ki yanlış tutumunu ve kötü gidişatı milletimizin, alarm çığlığı ve eylemiyle ayağa kalkması ve tepkisini demokratik yollardan acilen ülke gündemine taşıması gerekiyor...


SONUÇ:


Aksi halde “KARA SÜREÇ”; derin bir üzüntü ile belirtmek isteriz ki; “KARA GÜNLERİ” kapımıza taşımakta maalesef çok geç kalmadan hedefe ulaşacaktır.

Ortada “Barış süreç”i diye bir şey yok.

Ülkemizde olan bitenler ve yaşananlar kelimenin tam anlamıyla bir “KARA SÜREÇ”tir!...

“Basra harap olmadan”, “KARA SÜREÇ”i durdurmak ve yok etmek için ne yapılması gerekiyorsa derhal onun yapılması gerekir!...

Son söz:

“Koşullar ne kadar zor ve aşılmaz görünse de, yaşamımın hiçbir döneminde, mücadele azmimi yitirmedim ve umutsuzluğa kapılmadın” (M.Kemal ATATÜRK”








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

Recai
3 Ağustos 2013 10:50

Sayın Nihayet
Yorumundan bir anlam çıkaramadım. Lütfen açık yazar mısınız, anlayabilelim.

nihayet
3 Ağustos 2013 09:59

bence vatanın hepsini verelim kadar korktum ki. Yine üstleri uykuda açık kalmış

kopras
1 Ağustos 2013 16:11

harika bir yazı, gerçekten hükümetin, abd ırakı işgal ederken , camileri bombalarrken, ve 3,5 milyon müslümanı öldüürken, hiç sesi çıkamadı, çakamazda, libya işgal edilirken biraz çıkar gibi oldu, ve sonra başbakan 360 derece dönüş yaptı..çözülme süreci başlamıştır..yaşasın gerçek gündem, yaşasın Sözcü gazetesi, elinize,bilgilerinize sağlık..sevgilerle..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI