Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

3 Ağustos 2013

Tepkiler

1964 yılında Fransız düşünür J. P. Sartre’a Nobel Edebiyat Ödülü verildiğinde seçici komite, Sartre’ın DÜNYAYI ETKİLEYEN FİKİRLERİNİ gerekçe olarak açıklamıştı. Gerçekten Sartre, varoluşçu düşüncenin önemli dönemeçlerinden biriydi ve o yıllarda bu düşüncenin yaygınlaşmasında çok etkili olmuştu.

Bizim gerçek anlamda Nobelistimiz yok. Biz Türklerin olmadığı gibi Müslüman ülkelerden de çıkmadı bugüne kadar. 1901 yılından beri 6 dalda verilen bu onurlu ödüle, roman dalında Mısır’dan Necip Mahfuz, Türkiye’den de Orhan Pamuk layık görüldüler.

Geçen hafta fen bilimlerinde Nobel ödülleri, sinema alanında Oscar’lar almış sanat, edebiyat ve bilim insanları Türkiye’deki hükümeti, Gezi Parkı’ndaki şiddeti eleştiren gazete ilanı verdiler. Dünya Tabipler Birliği, Gezi Parkı’ndaki yurttaşlara kimyasal madde kullanımını, orada gazdan, coptan, mermiden etkilenen yurttaşlara müdahale eden doktorlara Sağlık Bakanlığı’nın soruşturma açmasını kınayan mektuplar yazdı. Bu açıklamalar dünyanın önde gelen, saygın gazetelerinde yayınlandı. Türkiye’nin gün geçtikçe demokratik yapıdan uzaklaştığı, laik düşüncenin, insan haklarının ihmal edildiği, tek adam otoritesinin giderek ülke yönetimine egemen olduğu yazıldı.

Hiç kuşkusuz farklı yerlerde, farklı zamanlarda, farklı grupların, meslek kuruluşlarının bu eleştirileri dünya genelinde yankılar yaratacaktır. Zira o insanların yaptıkları, yazdıkları, yarattıkları önemli olduğu gibi, tepkileri de dünya genelinde önemli sayılır. Ne var ki, bilim, sanat, kültür dünyasının bu seçkin insanlarının düzeyli, dengeli eleştirilerine karşı AKP iktidarının sözcü ve danışmanlarının mukabil taarruzu, ölçüsüz ve dengesizdir. Hele doğuştan AKP’li bir milletvekili- danışmanın (Yalçın AKdoğan) o insanlara “densizler, ilkesizler, naylon demokratlar” diye karşı çıkışı, suçluluğun, ezikliğin verdiği bir hırçınlıkla yorumlanabilir ancak. Çünkü o insanlar ülkemizde yaşanan somut olayları gündeme getirmişlerdi. O nedenle iktidarın tepkileri boşlukta kaldı. Ülkemiz o bilim adamları, o sanatçılar düzeyinde çok adam yetiştiremediği için, o insanların çapını, ağırlığını, giderek etkilerini anlamakta zorlanıyoruz. Ve yine o nedenledir ki o insanların eleştirilerini anlayışla karşılayıp yanıtlamak yerine küfre varan hakaretlerle yanıt veriyoruz.

Yazımız yayına hazırlandığı sırada yurt dışındaki tepkiler çoğalarak yaygınlaşıyordu.

Bilim insanlarının, sanatçıların, demokratik kitle örgütlerinin sayılarından çok etkilerinin, ağırlıklarının önemini kavradığımız gün, uygar dünya ile bütünleşmemiz daha kolay olacaktır.










Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI