Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

5 Ağustos 2013

Acı gerçekler

Kadınların kaç çocuk doğuracağına karar veren, kürtaj konusunda ahkam kesen, hamile kadınların nasıl yaşaması gerektiğine dair akıl veren hükümet yetkilileri ve onların uzantıları şimdi de gençlere kafayı takmış.

Kısa süre önce Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın, bahçesinde kızlı erkekli oturdukları için Boğaziçi Üniversitesi’nde okumayı “yoldan çıkacağını” düşünerek tercih etmediğini hatırlatmak isterim. Ve dikkatinizi çekerim ki Sayın Bakan Yıldırım, AKP’nin en gözde ve potansiyel büyükşehir belediye başkan adayıdır. Kızlı-erkekli oturdukları için Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyamayacağını düşünen Sayın Bakan Yıldırım’ın olası İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda yaşayabileceklerimizi sizin takdirinize bırakıyorum.

Şimdi Bakan Yıldırım’ın demecine benzer bir açıklama Trabzon Milli Eğitim İl Müdürü Tamer Kırbaç’tan geldi. Kırbaç yatılı okulda okuyan gençlerin aynı merdiveni kullanarak uyumaya gitmelerinden rahatsızlık duyduğunu açıkladı. Müdür Bey bu durumdan ötürü diken üstünde oturuyormuş! Aslında bu açıklamasıyla Kırbaç, mevzu bahis lisenin öğrencilerini zan altında bırakmıştır. Nitekim okulun veli ve öğrencileri müdürü protesto ederek, zan altında kaldıklarını açıkladılar. Haklılar da…

Durun daha bitmedi!

Tüm bunlar yetmezmiş gibi Yeni Akit gazetesi; “CHP’li belediyeden ahlâksız kamp” başlıklı haberiyle, Antalya Belediyesi’nin düzenlediği gençlik kamplarını hedef alarak “kızlı-erkekli” kampları ahlaksız(!) ilan etti. Yaşları 10-15 arasında değişen çocuklara ücretsiz “mayo ve şort” dağıtılmasından ve “mayo” giyerek denize girmelerinden vatandaşların rahatsız olduğunu vurgulayan haber, bakış açısıyla akıllara durgunluk getiriyor.

Normal bir insan aklı şunu düşünmeden edemiyor: Küçücük çocukların ya da gençlerin mayo giymesi ya da kızlı erkekli dolaşması sizin aklınıza neden başka fikirler düşürüyor? Sorun sizde mi? Yoksa mayoyla denize giren çocuklarda ya da çimenlerin üzerinde “kızlı-erkekli” oturan gençlerde mi?

İktidar yetkilileri, onların bürokratları ve medyaları gençlere ve çocuklara bu hastalıklı bakış açısıyla bakmayı bırakıp onların geleceği için, sorunları için ne yapabileceklerine odaklanmayı deneseler daha iyi olmaz mı?

Ülkemizde AKP iktidarı süresince kadınların özel yaşamlarına, demokratik haklarına, özgürlüklerine sürekli müdahaleler yapıldı, yapılıyor. Şimdi benzer bir durum gençler için geçerli. Aslında bu yersiz ve haksız müdahalelerin iki temel nedeni var;

1) Yeni bir sosyal yapı oluşturmak, mevcudu dönüştürmek.
2) İşsizlik ve geçim sıkıntısıyla mücadele eden halkın ilgisini meselenin özünden uzaklaştırmak.

Bakınız, Disk-Ar’ın İşsizlik Verilerini Değerlendirme Raporu’ndan gençlerle ilgili maddeyi sizlerle paylaşmak istiyorum;

“Her iki gençten biri kayıtdışı çalışırken, umudu kesik işsizlerle birlikte her 4 gençten biri işsiz konumda. Resmi olarak %15,9 olan işsizlik, umudu olmadığı için ya da diğer nedenlerle son 3 aydır iş arama kanallarını kullanmayan ve bu nedenle işsiz sayılmayan gençler dahil edildiğinde %25’e ulaşıyor. 695 bin işsiz gence karşı 533 bin çalışmaya hazır ancak umutsuzluk başta olmak üzere çeşitli nedenlerle iş aramayan genç var.”
(Raporun tümü için: http://www.disk.org.tr/default.asp?Page=Content&ContentId=1388)

Evet. Acı gerçekler ortada. İktidar yetkilileri bu toplumun sosyal yapısını değiştirme çabasından acilen vazgeçmeli ve esas sorunların çözümüne odaklanmalı. Sosyolojik sulandırmalarla hakikatlerin üstünü örtemeyeceklerini görmeliler. İvedilikle…








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI