Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

23 Mart 2017

 

6 Ağustos 2013

Antropoloji ve diplomasi

KÜLTÜREL ANTROPOLOJİ ve DİPLOMASİ.

DA, LO, ZO
Üç hece, Üç halk, Üç kavim. Tek ahlak.

Da; Karadeniz de Lazların kullandığı olumluluk eki. 1 kuruşuna tamah edersen, bir kurşun yersin.

Lo; Ülkemizin Güneydoğusunda yaşayan Kürdilerin olumluluk eki.1 kuruş fazla bulsun, yerini, yönünü, safını değişir.

Zo; ise bizim cemaati sadıkamız bin yıllık Kirkor amcamızın Ermeni halkının evet anlamına kullandığı nidadır; 1 kuruşa adamı da satar, malı da kapar,

Ha unuttuk Araplardan miras bir de Evet anlamına Ha var, Ha diyen de midedeki altın lafına boğaz keser.

Yahu Ben de Ha dedim. Kuruşa, altına kurşun atmam ama, toprağıma göz diken olursa; toprağımın altına ya beni yatırır, ya da kendini…

Bunlar özellikle cahil bırakılmış arkaik kavimlerdir. Nidaları ve bu nidalarla davranış refleksleri aynı olan Mezopotamya tarlasının ürünleri, yetiştirmeleridir. Farklılıklarının yanın da çok ortak yönden sadece bir reflekslerini aldım, yazdım.
Biz Selçuklu hatta kırk asırdan beri bu garibeleri bir arada yaşattık. Bizden sonra hayatları perişan, kendileri köle oldular, gelen giden bunları kullanır oldu. Çünkü davranış biçimleri, refleksleri Batı tarafından çözümlenmişti.

Fransanın Louvre kütüphanesinde ki 33 bin Anadolu seyahatnamesi ve asır be asır aynı şablon ve bakış açısı ve disiplin ile yazılmış olmaları, asırlar ötesinde de var olmayı düşünen bir emperyal anlayış değimlidir. Bu kavimler hakkında nice bilgi tertemiz raflarda araştırmacılarını bekliyor, tozun esamisi yok, gidelim Süleymaniye ve Beyazıt kütüphanelerine, sonra da temizlenmek için Çemberlitaş hamamına…

İngilizler arşivlerini açmıyor, açık olanlara da Türkler giremiyor. ABD’de bazı kütüphanelerde hakkımızda ki bilgi ve kitaplara Türk bilim adamı sıfatımızla dahi erişemiyor, ulaşamıyor, okuyamıyoruz.

Analiz kabiliyeti çok önemli bir konudur.

Neyden, ne yapmak istiyorsunuz. Nasıl bir halita(karışım) ve enerjiye ihtiyaç olacak. Isıtmak mı lazım, soğutmak mı lazım, asit mi, baz mı karışımı da kullanmak lazım. Sentez (Birleştirme, faydalı ürüne dönüştürme. )için önce analiz şart.

İran da şah sonrası Musaddık Başbakan oldu, çok sevilen ve acem milliyetçisi olarak bilinen bir adamdı, ABD’ye de uzak değildi. En büyük destekçisi de Molla Keşani adında Humeyniye hocalık yapmış bir Hocaefendi idi. Ne zaman ki Musaddık ABD menfaatleri hilafına harekete geçti, önce Molla Keşani ile arasını açtılar, sonra nümayiş ve eylemlerle halkı kışkırtarak Musaddıkı devirttiler . Akıl sahipleri ibret alır diye yazıyorum, misal olsun.

Adamlar ortadoğu kavimlerini analiz etmişler, test etmişler tabi arada bizi de unutmamışlar, bize uygun reçeteler, dolmalar hazırlamışlar. Biz dışarıdan etkenler karşısında bir olan, diri olan bir direnç sahibiymişiz. Bunun içindir ki AB Yunanistan komşumuza aman siz Türklerle iyi geçinesiniz, sizinle gerilim olunca iktidarı-muhalefeti bir ve bütün oluyorlar diyerek Yunanın tüm isteklerini AB paketleri içerisinde bize pompalıyor.

Keza, İsrail ile de cehri bir kavga iktidara puan yazıyor ama iptal olan yalnızca Antalya otellerinin kumar turları oluyor. Savunma Sanayi ihalelerinde iptal, miptal yok.

Kamuoyu anketlerinde grafiğin düştüğü anda Ecevit’i tekrar iktidar yapacak Apo paketi komplosu hazırlanıyor ve muktedir olunuyor. Devşirme bir derviş bulunuyor ve düyunu umumiye katibi olarak gönderildiği yetmediği gibi, sonrasının da siyaseti dizayn ediliyor.

Hiç rey vermedim, ama samimiyetle söylüyorum Ecevit sağ olaydı, Başbakan da olduğu müddetçe birileri orta doğuya elini kolunu sallaya, sallaya gelemezdi. Hiç kimse sınırları bu kadar rahat değiştirmeye cüret edemezdi. Atatürk’den İnönü’ye ondan da Ecevite vasiyet kadim miraslar vardı. İlk fırsatta Musul Vilayetinin ilhakı, Kıbrısın alınması ki Ecevit bu vasiyeti 1974 de ifa etti, Batı Trakya ve Batum meseleleri gibi. ABD’de eğitim almasına rağmen kendini gizlemeyi başarmış bir orta saha futbolcusu gibi oyuna girip zamanı gelince golünü atıyordu.
Lozanın yıldönümündeyiz, birileri birisini gönderip bir takım tavizler peşinde anlaşılan. Sınırlar değişecekse bizim sınır ötesi değil, sınırlarımızın ötelenmesi gibi büyük bir problemimiz var, bağırıyor.

Ceylanpınar'ın yarısı burda, yarısı orda. Musul'un toprak sahipleri Hollanda da sürgünde adamlar tapulu mallarına giremiyor, kim mi? Müşir Ahmet Paşanın torunları senin kadar Kürt, benim kadar Türk Mama Zeny aşiretinden, arayan var mı, yok. Markın madamı hem GEZİyor, hem bu Musul aşiretlerini Musul Vilayeti konseyini takip ediyor. 1974 Kıbrıs barış harekatına kadar Batı Trakya gündemdeydi, Dernekler ve yayınları ortaktı, Kıbrıs sonrası Batı Trakya ve Türkleri unutuldu. 31 Ağustos 2013 Batı Trakya Türk Cumhuriyetinin kuruluşunun 100.yıl dönümü, Biz bunu unutarak mı 2023 ü kutlayacağız.

2013’te biz burdayız demeyenlerin 2023'ü olmayacaktır.!








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

HATAYLI
7 Ağustos 2013 00:46

Beyoğlunda ki İstiklal Kitabevi bu seyahatnamelerden bir kaçını Türkçe olarak bastırmış, çok enteresan bir geçmişimiz var. Ağaçlarda asılı zekat keselerini, kabirlerin başında bu gün mum yakılan sadaka kuytaklarını merak edenler okusun ve öğünsün. Ben bize ne oldu diye dövünenlerdenim.

Çalıkuşu
6 Ağustos 2013 20:34

Louvre Müzesi bünyesindeki Ecole du Louvre'u biliyorum da Şaban bey, Yalçın Koçak onu kastettiyse de, adlandırmada bir sorun var.

ŞABAN
6 Ağustos 2013 16:22

Çalıkuşu Hanım, Louvre Müzesi'nin yanında yer alan École du Louvre adlı yükseköğrenim kurumunun bir kütüphanesi var. Bu kütüphande sanat tarihi ve arkeoloji açısından çok değerli koleksiyonlar bulunuyor. Bildiğim kadarıyla, yalnızca akademisyenlere ve öğrencilere açık. Kütüphanenin, École du Louvre'un kendi yayınlarının (elkitapları ve akademik çalışmalar) yer aldığı bir bölümü de var... Sanırım, Yalçık Koçak'ın sözünü ettiği yer burası.

Çalıkuşu
6 Ağustos 2013 15:42

Louvre Kütüphanesi değil o, Louvre MÜZESİ.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI