Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

27 Mart 2017

 

9 Ağustos 2013

Halkı Sömürenlerin Yalanları

Ülkemizi yönetenlerden dünyanın gözünün üzerimizde olduğunu, “örnek ülke” olduğumuzu, ekonomik göstergeler ve uluslararası itibar açısından zirveye çıktığımızı duymak son derece sevindirici! Türkiye’nin büyümesinden, güçlenmesinden, içeride ve dışarıda barışı, huzuru, kardeşliği savunmasından rahatsız olanların varlığını duymak ise üzücü. Allaha şükürler olsun ki, her şeyi bilen, kılı kırk yaran, hele de başkanlık sistemine kilitlenmeyen! büyüklerimiz başımızda da rahat uyku uyuyabiliyoruz.

Muhteşem ve adamlarından “bizi çekemeyenler rahatsız oluyor” diye geri adım atılmayacağını, ülkemizi türbülansa sokmak isteyenlere izin verilmeyeceğini duymak da gurur verici! İngiliz vatandaşı olan, kraliçeye sadakat yemini eden Maliye Bakanı’nın “Bölgenin en istikrarlı ülkesiyiz” demesi harika! KKTC ve Azerbaycan dahil sorun yaşamadığımız komşu ülke bırakmayan Dışişleri Bakanı’nın “Ortadoğu’nun sahibi, lideri ve hizmetkârıyız” şeklinde konuşması ise mükemmel! Hele de Başbakan’ın “Bu kardeşinizin ağzından bugüne kadar ayrımcılık içeren bir söz çıkmamıştır” şeklindeki sözler son derece etkileyici ve serinletici!

Zekâmızla alay eden bu açıklamalardan sonra insanın aklına şunlar geliyor. Gezi Parkı olaylarını faiz lobisi, dış mihraklar, uluslararası medya, ABD’deki bazı çevreler ve AB kotardığına göre, zihnimizi şu sorular kurcalıyor.

Dünyanın gözü bizim üzerimizde olduğu için mi başımız beladan kurtulmuyor? Göze mi geliyoruz? Kem gözlere mi rastlıyoruz? Dış mihraklara mı takılıyoruz? Bizi çekemeyenler, bizi bölmek, parçalamak mı istiyor? Başbakana ve ekibine gösterilen sevgi selini çekemeyenler bizi oyuna mı getirmeye çalışıyor? Batı dünyası “Ticari! Sağa çek!” diyen trafik polisi gibi emir kipinde konuşan yöneticilerimizi mi kıskanıyor? Bol korumalı, bol sirenli bakanlarımızı mı içine sindiremiyor? Geçiş üstünlüğü olan, emniyet şeridinden geçen, VİP muamele gören vekillerimize mi bozuluyor?

Dış mihraklar bizim neyimizi bu kadar çok kıskanıyorlar? Yüzde 25’e ulaşan işsizlik oranımızı mı? Üzerinde “diren” yazılı tişört giydiği için hakkında soruşturma açılan öğretim üyelerinin görev yaptığı bilim ve aydınlanma yuvası, teknoloji üssü üniversitelerimizi mi? Yüksek cari açığımızı mı? Mahkemelerdeki iş yükünü mü, yoksa geciken adaleti mi? Trafik kazalarında dünyada ilk on ülke arasında olmamızı mı? Hapishanelerimizdeki gazeteci ve aydın sayısını mı? Yüzde 10 seçim barajını ve siyasi partilerdeki tek adam sultasını “ileri demokrasi” diye yutturan politikacılarımızı mı? Gelir dağılımı adaletsizliğinde ilk sıralarda olmamızı mı? Dünya yolsuzluk liginde hep önde gelmemizi mi? Olimpiyatlara ev sahipliğine soyunan İstanbul’daki konutların yüzde 70’inin kaçak, ruhsatsız olmasını mı?

Neyimizi kıskanıyor o melunlar, münafıklar, munkabızlar söyleyin, biz de bilelim.

Yanıtı Fransız Devrimi’nin dev isimlerinden Robespierre veriyor:

“Bazılarının gökyüzünden söz etmeleri, yeryüzünü sömürmek içindir”.








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI