Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

29 Mart 2017

 

9 Ağustos 2013

Dirilmek gerek...

BURHAN ÖZBEY

İçimizde ki isyan, gönül kırıklığı ve yaşama gücümüzün üzerinde dolaşıp durmakta olan gri bulutlar; yaşam sevincimizin adeta kör noktaları…

Sanki atmosferde oksijen bitti, her yerde hava tükendi, biber gazı saldırısına uğramış gibi boğulmanın sarmalındayız…

Umudumuzu yitirmediysek ve mücadeleden yılmadıysak da; ülkemiz, vatanımız, devletimiz adına hiç bugünkü kadar tedirgin ve kötümser olmadık…

Türklüğün saldırı altında olduğunu ve ülke yöneticileri tarafından ayaklar altına alındığını; içinde bulunduğumuz 2013’ler Türkiye’si kadar ne gördük, ne yaşadık…

Ülkemizin bölünme korku ve telaşını; hiçbir dönemde şimdi ki kadar yüreğimizin ve beynimizin derinliklerinde hissetmedik…

Ülke olarak, freni patlamış bir kamyonun yokuş aşağıya doğru gitmesi gibi büyük bir tehlikenin içine düşmüş olmamıza karşın, sevgili halkımın bugünkü kadar kötü gidişattan, gerçeklerden habersiz, fütursuz ve kayıtsız olduğunu görmedik…

***

7.4 şiddetinde sallanıyoruz…

Her yer hop kalkıyor hop oturuyor.

Ama neredeyse yerinden kıpırdayan, kalkan yok.

Savrulmanın, sallanmanın ne olduğunu halk katmanlarında sanki bir avuç insandan başka merak eden ve tehlikeyi sezen yok…

Sevgili milletim toplu halde hipnoza mı sokuldu?

Ne bu anlaşılmaz sessizlik, kayıtsızlık ve boşvermişlik, anlayamıyoruz!

Şu tabloya bakın.

Her an her dakika ülkenin bir yerlerinde üzücü şeyler olacak diye pek çoğumuz adeta istim üzerindeyiz.

***

Gençlik tehlikeyi gördü ve ayağa kalktı.

Her yer tepki, her yer direniş oldu!

Cumhuriyet tarihide görülmemiş polis saldırısı yaşadı ülke….

Vatandaşın üzerine neredeyse her gün tonlarca gaz ve su sıkıldı, sıkılmaya da devam ediliyor…

Kafalar patlatılıyor, gözler çıkarılıyor…

Türkiye sallanıyor!...

***

Gençlik…

Umudumuz, bu zamana kadar tanıyamadığımız, anlayamadığımız, değerini bilemediğimiz gençlik, asil gençliğimiz…

Bir kükredi ki, binlerce kilometre ötelerde, dağlar, ovalar, nehirler ve ülkeler sallandı ve ses verdi…

Öne düştüler arkalarından yüz binleri, milyonları sürüklediler…

Ülkemize, bayrağımıza, devletimize, rejime ve Mustafa Kemal Atatürk’e gönül verdik, kimseye toz kondurtmayız diye şahlandılar ve tarih yazdılar…

Kırıp, döken, yıkan ve dağıtan provokatörler onlardan değildi.

Gençlik hiçbir zaman provokatörlere uymadı ve demokratik protesto çizgisinden uzaklaşmadı…

Halk onun için bu güzide gençliği sevdi, bağrına bastı direnişini onayladı…

Çünkü onlar, sadece özgürlük, demokratik hak ve insanca yaşama hakkı istiyorlardı…

SONUÇ OLARAK:

Ülkeyi yönetenler, halkı bizler onlar diye ayrıştırmaktan uzaklaşmalı, topluma kin, nefret ve intikam duyguları aşılama gibi son derece tehlikeli tutumlarından derhal vagçmelidirler…

Tehdit ederek, sindirmeye çalışarak, ön ve yol keserek, ispinyonculuğu, muhbirliği teşvik ederek; haklı insanların kararlılıklarını önleyemez ve ortadan kaldıramazsınız…

PKK’ya ve Öcalan’a vereceğiniz ödünlerin ne olduğunu hâlâ açıklayamadınız? Sürekli “Barış süreci” diye tutturarak sağduyulu vatansever insanları susturamazsınız!..

Toplumda bölünme olgusu paranoyaya dönüştü. İnanarak ve içtenlikle hayır ülke bölünmez diyebilecek ülkede AKP militanı dışında neredeyse tek bir kişiyi bulamazsınız…

Sıcak sonbahar arifesinde ve bayram sonrasında olabileceklere hazır olmak ve DEMOKRATİK MÜCADELE vermek için, uyanmak ve “dirilmek gerek”

“Karanlığa küfredeceğine bir mum yak” Konfüsyüç








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI