Bu bölüm arşiv niteliğindedir. Güncel sitemiz için lütfen tıklayın.

Kılıçdaroğlu her şeyin farkında

BARIŞ YARKADAŞ

Siyasette Stratejik Planlama

ELFİN TATAROĞLU

Adalet suç işlerse!

NURHAN YÖNEZER

Amerika’da olsa... ve Rahman Altın

NECEF UĞURLU

26 Nisan 2017

 

14 Ağustos 2013

Toksik Medya

Medyamız devri daim motoruyla aynı suyu basan fıskıyeli havuz gibi.
İktidarlar geliyor, gidiyor, ama medya havuz yosun tutmuş, suyu bulanık, kokular saçarak varlığını sürdürüyor.

Gelecek umutlarını yok eden, kamu yayıncılığı sorumluluk ve bilincini yerle bir etmiş, hayatımıza giren, çıkarken kapıyı açık bırakan bir medyamız var.

Medya yüzünden ‘Güvenlik hislerimiz‘ zedelenmiş bu yüzden asabiyiz çünkü uyku tutmuyor karşısında.

Tuncay Özkan’ın aldığı mahkumiyet kararının gerekçelerini henüz bilemiyoruz, ama şayet kötü yayıncılık yaptığı içinse, kendi kanalını açmadan önce ana akım medyanın muhtelif televizyonlarında en üst düzey görevlerinde bulunmuş bu adam medyanın günah keçisi miydi, nerede müsebbipler diye insan sormadan edemiyor, öyle ya kötü televizyonculuk, gazetecilik, yapmanın bedeli müebbetse şayet, bir tek o mu kötü yayıncılık yapan?

Orhan Miroğlu’nun Star Gazetesi 5 Ağustos tarihli ‘Tuhaf zamanlar’ın gazetecilerine geçmiş olsun’ yazısını okumanızı tavsiye ederim.

Avrupa’da soğuk savaşın sona ermesiyle değişimi kavrayamayanların işlerinden güçlerinden nasıl olduklarını hatırlatıyor.

Miroğlu kovulduk diye feryat eden gazetecileri servet beyanına davet ediyor ve servetlerini gazetecilik yaparak kazanmış olma ihtimallerinin olmadığını yazıyor, düşünülmesi gerekir çünkü ortada büyük servetler kazacak kadar önemli gazetecilik yapanların sayısı çok az.

Yıllar önce Uğur Dündar’ın Soğukoluk Baskını tarzı gazetecilik yapan var mı?

Uğur bile uzun süredir yapmıyor.

Kadınların köle gibi fuhuş için satıldığını, açıkça alemlerin yapıldığını, kadınların saklandıkları yerlere kadar göstererek kanıtlamış ve arkasındaki mafiozik yapıyı cesaretle ortaya çıkarmış bizlerin gözüne sokmuştu.

Gerekenler bu gazetecinin açtığı yolda yapılabilseydi belki bu gün kadınlarla ilgili gitgide yoğunlaşan yaşadığımız sorunlar facialar yaşanmazdı.

Şimdi bu adamla sanki Guantanamo’ya duvardan atlayıp girmiş ortaya çıkarmış gibi kendini reklam eden embedded hıyar aynı mı ?

Yıllar sonra yabancı filmlere konu olan ‘Human Trafficking‘ meselesinin gerçeğini ekranlara getirmişti Uğur Dündar.

Halepçe olaylarını da iki Türk gazeteci dünyaya resimlemişti.

Var mı böylesi sosyal yaraları cesaretle haber veren gazeteciler, servetleri helali hoş olsun diyelim.

Algı yönetmekten gazetecilik, televizyonculuk yapamaz halde olan televizyoncular, gazeteciler kollarında taktıkları saatlerin, satın aldıkları söylenen yachların, evlerin, yalıların, vilların hesabını veremez haldeler, soru hangi gazetecilikle bu paraları kazandıkları sorusudur, Miroğlu sormakta haksız mıdır?

Anlaşılan algı yönetim elemanı olarak gazeteci kamuflajı ile çalışmak çok karlı bir iş,

Bu durumun Ak Parti iktidarı ile başladığını söylemek haksızlık olur.

Ancak şaşırtıcı olan bu durumun Ak Parti iktidarı döneminde de hala devam ediyor olmasıdır.
Miroğlu’nun cesur yazısını kutlamakla beraber ‘geçmiş olsun’ diyecek bir durumun olmadığını kayda geçirmek zorundayım, hatta medya dünyasının üretim organizasyonuna baktığınız zaman işlerin daha da genişleyerek eski düzeneğe eklemlendiğini kayda geçirelim.

Eski hamam eski tas, fıskıyeden aynı suyu bas !

Bu dokuya neşter atmak her yiğidin harcı değildir, zor iştir.

Toksik medyadan kurtulmak, bu toksik düzeneği ve insanlarını hayatımızdan çıkarabilmek için eski arkadaş, akraba, tanıdık, yandaş, hatta susturulması için iş verilecek muhalif demeden, hangi çiviler yerinden oynar, düşünmeden harekete geçip gereğini yapacak mekanizmayı iyi bilenlere yolu açacak kararlı bir irade lazım.

Miroğlu yazısında her kovuluşunda servetine servet katan gazetecilerle de dalga geçmiş. Bu da ilginç, dikkat çekici bir saptama.

Kovulduk diye en çok feryat edenler arasında kovulduğu hafta boğaz sırtlarında ev alanla, maaşını alamadığından sesini duyurmak için dama çıkan gazeteci arasındaki farkı görmeden toksik yapı temizlenebilir mi ?

Sorumuzu kayda geçiriyoruz.

Sanırım meramımızı anlattık, kısa kesiyoruz ve kayda geçiriyoruz.

Miroğlu’nu ayrıca kayda geçiriyoruz.

Sevgiyle
[email protected]








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.








Lütfen tüm alanları doldurun. E-mail adresiniz kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

lale Menderes
22 Ağustos 2013 16:38

Amerika´dan yaziyorum.
Meger o güzel ülkemde ne kadar arlanmaz,Atatürk´ü istismar ede-ede hayatlarini sürdürmüs adamlar varmis.
Hasan Pulur BUZDAGI´nin
tepesidir.
Intihal olayi bilimsel incelense,kimlerin enselenebilecegini tahmin etmek zor degil.
Medya bu pitraklardan kurtulmadan,topluma huzur gelmez.
Hasan Pulur´un hirsizligi mahkeme karariyla sapitlenmesine ragmen,neden hic bir gazeteci olayin üstüne gitmedi?
Bu sorunun yanitini biz degil,kendileri vermelidir.
Artik hic bir yazdiklarina güvenmiyorum.
Hele Milliyet "GÜVEN" sloganina ise,asla!

Emine Ayyildiz
18 Ağustos 2013 18:57

Sayin Dr.Sadullah Bey´e tesekkürler.

Hasan Pulur olayi dogrudur.
Alman basini da vermisti.
1 milyon 400 bin tirajli , Berliner Abendblatt gazetesinin Türkce sayfalarinin genel yayin yönetmeni, ünlü politika danismani,gazeteci-yazar Nazmi Kavasoglu´nun, köse yazilarindan yaptigi intihaller yüzünden, Hasan Pulur Hamburg Eyalet Mahkemesi tarafindan ceza almisti.
Böyle bir olayi Avrupali gazeteci yapsaydi,o yazar degil isini sürdürmeyi,okur ve medya tarafindan lanetlenirdi !
Almanya´da son zamanlarda 3 Bakan,kitaplarinda yaptiklari intihaller yüzünden istifa ettiler.
Bizde ise ne kadar fazla calarsan,o kadar makbul adamsin.
BU DÜZEN KAHROLSUN,DEGISSIN!
SAHTEKARLAR EVLERINE GITSIN!
YETER!YETER!YETER!..

Dr.Sadullah Erdogan
18 Ağustos 2013 17:49

Allahaskina acin gözlerinizi;
Isten atildik ,haksizlik yapildi seklinde yakinanlar dahil,su anda yazanlarin sürüsü milyoner.
Gazetecilikle mi?
Ne gezer.
Örnegin Türkiye´ye büyük yazar diye yutturulan Hasan Pulur, yazi hirsizligindan dolayi ALMAN MAHKEMESINDE resmen hüküm giydi.
Sonra ne mi oldu?
Hasan Pulur terfi etti!
Neden?
Intihalci diye.
Yani hirsizlar bastaci ediliyor.
Medyamiz tam bir ALI BABA VE HARAMILERI DÜZENIYLE CALISMAKTADIR.
Sözde gazeteci,medyanin icyüzü cifit carsisi gibi...
Hasan Pulur´un intihalci oldugunu ögrenmek icin ;
google, hasan pulur , intihal ibareleri herseyi gözünüzün önüne getirir

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI